Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir’e geldi. Eskişehir Valiliği bahçesinde polis tören mangasının yanı sıra Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın yanı sıra kurum müdürleri karşıladı. Eskişehir Valiliği Şeref Defterini imzalayan Cevdet Yılmaz, Vali Yılmaz’ı makamında ziyaret ederek kentte yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler aldı. Cevdet Yılmaz, valilik ziyaretinin ardından bir otelin konferans salonundaki Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare toplantısına katıldı. Dünyanın ve bölgenin çok büyük değişimlerden, dönüşümlerden geçtiği bir dönemde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bir taraftan artan jeopolitik gerilimler olduğunu, diğer taraftan ise ticaret savaşlarının yaşandığını söyledi. Uzak Doğu'da yükselen bir yeni üretim gücünün yanı sıra bunun doğurduğu yeni rekabet ortamı söz konusu olduğunu kaydeden Yılmaz, “Dolayısıyla belirsizliklerin, karmaşanın yükseldiği bir dönemdeyiz. Risklerin arttığı bir dönemdeyiz. Bunu hepimizin çok iyi analiz etmesi gerekiyor. Bu jeopolitik gelişmeler, ticaretteki bu içe kapanmacı eğilimlerin güçlendiği dönemle birlikte teknolojik dönüşümün de hızlandığı bir dönemdir. Dijitalleşme başta olmak üzere yapay zeka, diğer birtakım teknolojik alanlar, yeşil ve dijital dönüşümün yine merkezi bir eğilim olarak tüm dünyada tartışıldığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla Türkiye'yi değerlendirirken hem genelde hem yerelde, dünyanın da bölgemizin şartlarını, gidişatını çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Bunlarla birlikte kendi politikalarımızı yine şekillendirmemiz gerekiyor. İnanıyorum ki bu karmaşık dönemde kendi istikrarını koruyan, doğru politikalar izleyen, kararlı politikalar izleyen ülkeler bu sürecin sonunda çok daha iyi bir noktaya gelecek. Bunu yapamayan ülkeler ise maalesef ağır bedeller ödeyecekler. Böyle bir riskli dönemdeyiz. Özellikle bu dönemde birlik beraberlik içinde hareket etmek, istikrarı korumak, doğru politikaları etkili bir şekilde hayata geçirmek eskisinden de önemli hale gelmiş durumdadır. Dünya büyümesi ve dünya ticareti tarihi ortalamalarının altında seyrediyor. Özellikle bizim temel pazarımız olan Avrupa Birliği maalesef uzun bir süredir yüzde 0'lar, yüzde 1'ler civarında bir büyüme performansı sergiliyor. Böyle bir ortamda bizim Türkiye olarak politikalarımızı çok daha güçlü bir şekilde hayata geçirmemiz çok çok önemli” dedi.
“Depremin maliyeti 105 milyar dolar”

Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yıkıma neden olan depremi hatırlatan Cevdet Yılmaz, bu süreçte 450 binden fazla konutun yapıldığını belirterek, “Her şeyden önemlisi 11 ilimizde büyük bir yıkıma neden olan depremi bu yıl aşağı yukarı artık toparlamış oluyoruz. Belki gelecek seneye ufak tefek bir şeyler kalacak ama asıl büyük maliyeti bu yıl bitirmiş oluyoruz. 450 binden fazla konut biliyorsunuz yapıldı çok kısa bir sürede. Ama sadece konuttan ibaret değildi deprem bölgesindeki çalışmalar. Yollardan organize sanayi bölgelerine, hastanelerden okullara koca bir bölge yeniden inşa edilmiş oldu. Bu yıl sonu itibarıyla 105 milyar dolar civarında bir maliyet oluşmuş olacak. Çok şükür Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetiminde, bütçesini çok akıllıca, disiplinli bir şekilde kullanarak bu büyük yükün altından kalkmıştır. Bunu herkes yapamaz, bu tür ülkeler başaramaz. Görenler de yurt dışından gelenler de bunu hakikaten büyük bir takdirle takip ediyorlar. Çok şükür bunu artık bu sene itibarıyla bu yükten ülke olarak çıkışı sağlayacağımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
“Vatandaşın yastık altı, Merkez Bankası rezervinden büyük”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 7 Ağustos itibarıyla Merkez Bankası’nın 178,4 milyar dolarlık bir rezerve sahip olduğunu ancak vatandaşın yastık altında tuttuğu dolar ve altın miktarının bu rezervden büyük olduğunu belirterek, “Merkez Bankamızın rezervlerinde ciddi artışlar oldu. Her ne kadar son dönemde savaşın etkisiyle bir miktar gerilemiş olsa da 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolarlık bir rezervimiz söz konusu. Bundan da daha büyük bir rezerv milletimizde var. Onu maalesef bilançolara yansıtamıyoruz. Vatandaşın yastık altında tuttuğu dolarlar, altınlar. Keşke bunlar daha fazla sisteme girse, o zaman Türkiye'nin risk primi de çok daha aşağılara inecektir. Bizim bir resmi rezervimiz var, bir de milletimizin rezervi var. Bu rezerv çok daha büyük aslında. Ama bunu maalesef önemli oranda yansıtamıyoruz. Bundan dolayı da farklı algılar oluşabiliyor küresel düzeyde. İnşallah bunlar da daha fazla sisteme girerek ülkemizin risk primini düşürücü etki yaparlar, üretken bir şekilde kullanılırlar” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin cari açığı 1,9”

Türkiye’nin cari açığının geçen yıl yüzde 2'nin altında 1,9 olduğunu bilgisini paylaşan Yılmaz, şunları söyledi: “Bu da birkaç sene önce yüzde 5'ler, 6'lar civarındaydı. Dolayısıyla ciddi anlamda cari açığımızın da geriye geldiğini, çok daha yönetilebilir seviyeye geldiğini söyleyebilirim. Son dönemdeki savaş ve bunun enerji maliyetleri üzerindeki etkisi bu sene bir miktar cari açığımızı artıracak ama yine yönetilebilir bir seviyede kalacağına inanıyorum. Büyümemiz devam ediyor. Geçen yıl yüzde 3,6 büyüdük. Bu büyümeyi, geçen yılki 3,6'lık büyümeyi, tarımda uzun zamandır yaşadığımız en kötü yıl olduğu halde başardık. Hem don hem kuraklık oldu geçen sene. Dolayısıyla tarım sektörümüzde ciddi bir küçülme oldu. Bu sene çok şükür bereketli bir sene. Bu sene tam aksine tarım, büyümemize inşallah güç katacak. Ama geçen sene büyümemizi olumsuz etkiledi. Buna rağmen yüzde 3,6 büyümüş olduk. Hizmetlerden sanayiye büyümemizi gerçekleştirdik. Son 6 yıla baktığınızda, yani 2020-2025 dönemi. Hani dünyanın halini de kısaca bir arz etmeye çalıştım. Bütün dünya ekonomisi son 6 yılda kümülatif olarak, yani birikimli olarak yüzde 19 büyümüş. 2020'de 100 ise geçen yıl 119 olmuş dünya ekonomisi. Türkiye ekonomisi aynı dönemde 100 iken 135 olmuş. Yüzde 35 kümülatif bir büyüme sağlamış. Kapasitesini arttırmış. Özellikle pandemi döneminde tezgahı dağıtmamamız ve akılcı politikalar izlememizin bunda ciddi etkisi var. Büyüme ve yatırımlarla Türkiye artık kapasite olarak belli bir seviyeye gelmiş durumda. Bunu da korumaya, geliştirmeye çalışıyoruz. İşsizliğimiz tarihi düşük seviyelerde. Haziran'da yüzde 7,6 oldu. İlk çeyrekte de yine yüzde 8'in altında. Bu işsizlik istatistiklerimizin tutulmaya başladığı mevcut yöntemle, 2005'ten itibaren geriye baktığımızda en düşük seviyesi. İşsizlikte de oldukça iyi bir noktadayız ve kadın işsizliğini, genç işsizliğini özellikle azaltmak için etkili politikalar izlemeye devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra istişare toplantısına AK Parti MKYK üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP İl Başkanı Ayhan Sezer, BBP İl Başkanı Taha Baksan ve iş insanları katıldı.





