Dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden çatışmaların, işgallerin ve insan kayıplarının gölgesinde 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün karşılandığını ifade eden CHP Mersin İl Başkanı Koral Ömür, barış talebinin sadece bir temenni değil, tüm insanlığın en temel sorumluluğu olduğunu söyledi.
“Yurtta Barış, Dünyada Barış” İlkesi Geleceğimize Işık Tutuyor
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihi vizyonuna dikkat çeken Ömür, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ anlayışını yalnızca bir söz olarak değil, Türkiye’nin geleceğine ışık tutan temel bir ilke olarak görüyoruz. Barış; yalnızca silahların susması değildir. Barış, aynı zamanda adaletin tesis edilmesidir. Barış, hukukun üstünlüğüdür. Barış, eşit yurttaşlıktır. Barış, hiçbir insanın kimliği, inancı, dili, düşüncesi veya yaşam tarzı nedeniyle ayrımcılığa uğramamasıdır” dedi.
“Sorunların Çözüm Adresi TBMM’dir”
Ülkede kalıcı toplumsal barışın yolunun demokrasiden geçtiğini belirten Koral Ömür, farklılıkların bir ayrışma değil, Cumhuriyetin ortak zenginliği olarak görülmesi gerektiğine işaret etti. Sorunların çözümünde şeffaf ve demokratik yöntemlerin önemine değinen Ömür, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak; sorunların şiddetle ya da bir zümrenin tayin ettiği rota ile değil, TBMM’nin demokratik meşruiyeti içinde, hukuk temelinde, şeffaf ve kapsayıcı bir siyaset anlayışıyla çözülmesini savunuyoruz. Kalıcı barışın ancak adalet, demokrasi ve özgürlüklerle güvence altına alınabileceğine inanıyoruz. Biz biliyoruz ki savaşın kazananı, barışın ise kaybedeni yoktur.”
“Çocuklarımıza Barışın Geleceğini Bırakmak İstiyoruz”
Gelecek nesillere olan sorumluluğun altını çizen Ömür, ayrıştıran değil birleştiren, korkutan değil umut veren bir siyaset anlayışını büyüteceklerini vurguladı. Bölgedeki ve dünyadaki çatışmaların sona ermesi, sivillerin korunması ve insani yardımın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini kaydeden CHP Mersin İl Başkanı, mesajını şu ifadelerle tamamladı: “Biz çocuklarımıza savaşların mirasını değil, barışın geleceğini bırakmak istiyoruz. Bugün bir kez daha söylüyoruz: Barışın olmadığı yerde demokrasi eksiktir, adaletin olmadığı yerde toplumsal huzur mümkün değildir, eşitliğin olmadığı yerde kalıcı barış kurulamaz. Türkiye’nin ihtiyacı; kavganın değil uzlaşının, kutuplaşmanın değil dayanışmanın, baskının değil özgürlüğün, adaletsizliğin değil hukukun egemen olduğu bir düzendir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak; demokratik, laik, sosyal hukuk devletini güçlendirmek, eşit ve onurlu yurttaşlığı güvence altına almak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Savaşların sona erdiği, çocukların ölmediği, insanların korkmadan ve özgürce yaşadığı bir dünya diliyorum. 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun.”





