Kış’a göre yılın ilk iki ayında yaşanan fiyat artışları, hükümetin yıl sonu enflasyon hedefinin şimdiden ciddi şekilde zorlandığını gösteriyor. Küresel enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin de önümüzdeki aylarda enflasyon üzerinde ek baskı yaratabileceğini ifade eden Kış, mart ayından itibaren fiyat artışlarının daha da hızlanabileceği uyarısında bulundu.

Enflasyon verileri tüm endekslerde yükselişi gösteriyor

Gülcan Kış, şubat ayına ilişkin enflasyon verilerinin farklı kurumlar tarafından yapılan hesaplamalarda da artış eğilimini ortaya koyduğunu söyledi. Resmî verilere göre şubat ayında tüketici enflasyonu yüzde 2,96 olarak açıklanırken, İstanbul Ticaret Odası’nın hesaplamasında bu oran yüzde 3,85, bağımsız araştırma grubu ENAG’ın verilerinde ise yüzde 4,01 olarak kaydedildi. Yılın ilk iki ayına bakıldığında tablo daha da dikkat çekici. TÜİK verilerine göre ocak ve şubat aylarında toplam enflasyon yüzde 7,95’e ulaştı. Aynı dönemde İTO’nun hesaplamasında bu oran yüzde 8,59, ENAG verilerinde ise yüzde 10,58 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon oranlarının da tüm endekslerde yükseldiğini belirten Kış, şubat sonu itibarıyla yıllık enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 31,53, İTO’ya göre yüzde 37,88 ve ENAG’a göre yüzde 54,14 seviyesine çıktığını hatırlattı. Kış, “Hangi veriye bakarsanız bakın tablo aynı: Enflasyon yeniden yükseliyor” ifadelerini kullandı İktidarın ve Merkez Bankası’nın 2026 yılı için yüzde 16 enflasyon hedefi koyduğunu hatırlatan Kış, ilk iki ayda yaşanan yüzde 7,95’lik artışın hedefin neredeyse yarısına ulaştığını söyledi. “Bu hedefin gerçekleşebilmesi için yılın geri kalan 10 ayında aylık enflasyonun ortalama yüzde 0,8’in altında kalması gerekiyor. Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında bunun gerçekleşmesi neredeyse imkânsızdır” diyen Kış, enflasyonla mücadelede gerçekçi bir program olmadığını savundu.

“Savaşın etkisi marttan itibaren hissedilecek”

Ocak ve şubat aylarındaki enflasyonun büyük ölçüde Türkiye’nin iç ekonomik dinamiklerinden kaynaklandığını belirten Kış, mart ayından itibaren küresel gelişmelerin de fiyatları yukarı çekeceğini söyledi. Ham petrol fiyatlarının kısa sürede 60 dolardan 103 dolara çıkarak yüzde 70’ten fazla arttığını, doğalgaz fiyatlarında ise yüzde 80’e yakın artış yaşandığını belirten Kış, savaşın uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının 200 dolara kadar çıkabileceği yönünde tahminler yapıldığını söyledi. Kış, iktidarın akaryakıt zamlarını ÖTV indirimleriyle sınırlamaya çalıştığını ancak bu politikanın sürdürülebilir olmadığını belirterek, “ÖTV indirilecek alan kalmadığında zamlar kaçınılmaz hale gelecek. Bu da tarımdan sanayiye kadar bütün sektörlerde maliyet patlaması anlamına geliyor” dedi.

“Emeklinin ve çalışanın maaşı iki ayda eridi”

Yüksek enflasyonun sabit gelirli kesimleri hızla yoksullaştırdığını belirten Kış, yıl başında yapılan maaş artışlarının daha ilk iki ayda büyük ölçüde eridiğini söyledi. 2026 yılı başında işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19 zam yapıldığını hatırlatan Kış, “Ocak ve şubat aylarında gerçekleşen yüzde 7,95’lik enflasyon, bu zammın yüzde 61’ini daha şimdiden eritti” dedi. En düşük 20 bin liralık emekli maaşının yaklaşık 1.595 lirasının iki ay içinde eridiğini belirten Kış, memurlar için de benzer bir tablo olduğunu ifade etti. “En düşük 61 bin 890 liralık memur maaşının 4 bin 920 lirası sadece iki ayda eridi. 28 bin 75 liralık asgari ücretin ise 2 bin 232 lirası enflasyon karşısında yok oldu” diyen Kış, maaşların enflasyona yetişemediğini söyledi.

“Gıda fiyatları kontrolden çıktı”

Kış, en çarpıcı artışın gıda fiyatlarında yaşandığını belirterek TÜİK verilerine göre ocak ayında gıda fiyatlarının yüzde 6,59, şubat ayında ise yüzde 6,89 arttığını söyledi. “Sadece iki ayda gıda fiyatları yüzde 13,93 arttı. Yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 36,44 seviyesine çıktı” diyen Kış, Türkiye’nin bu oranla dünyada İran’dan sonra ikinci sırada yer aldığını ifade etti. Şubat ayında özellikle temel gıda ürünlerinde yaşanan artışların dikkat çekici olduğunu belirten Kış, şu örnekleri verdi:

• Domates, biber ve salatalık gibi sebzelerin fiyatı aylık yüzde 33, yıllık yüzde 88arttı.

• Taze baklagillerin fiyatı aylık yüzde 21,6, yıllık yüzde 155 arttı.

• Tereyağı fiyatı aylık yüzde 16,4, yıllık yüzde 38,2 arttı.

• Süt fiyatları aylık yüzde 15,4, yıllık yüzde 34 arttı.

• Yoğurt fiyatları aylık yüzde 14,9, yıllık yüzde 30 arttı.

• Portakal ve mandalina fiyatları aylık yüzde 12,8, yıllık yüzde 57 arttı.

• Peynir fiyatı aylık yüzde 10,4, yıllık yüzde 27 arttı.

“Dünyada gıda ucuzluyor, Türkiye’de pahalanıyor”

CHP’li Kış, FAO verilerine göre dünyada gıda fiyatlarının son bir yılda yüzde 1 azaldığını, Türkiye’de ise aynı dönemde hızla arttığını vurguladı. “Dünya gıda fiyatları düşerken Türkiye’de artıyorsa bunun nedeni küresel kriz değil, yanlış ekonomi politikalarıdır” diyen Kış, vatandaşın mutfağındaki krizin giderek derinleştiğini söyledi.

Kış açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

AKİB, 2026'yı sürdürülebilirlik yılı ilan etti
AKİB, 2026'yı sürdürülebilirlik yılı ilan etti
İçeriği Görüntüle

“Enflasyon artık sadece bir ekonomik veri değil, vatandaşın günlük hayatının en ağır gerçeği haline geldi. Mutfakta yangın var. İktidar ise hâlâ bu yangını görmezden geliyor.”

Kaynak: Haber Merkezi