Mersin’in önemli tarım merkezlerinden Arslanköy’ün "kırsal mahalle" statüsü dışında bırakılmasına karşı hukuk mücadelesi başlatıldı. Belediye Meclisi kararının iptali için açılan davada, bu durumun bölgede planlanan boksit madeni projelerinin önünü açtığı iddia ediliyor.
Yaşamı boyunca çevre duyarlılığıyla tanınan Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Arslanköy’de açılması planlanan boksit madeni ve mahalle statüsü değişikliği nedeniyle yargı kıskacına alındı. Geçmiş dönemlerde Makine Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanlığı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanlığı yapan Serdar Erkan ile Mehmet Erkan, bölgeyi 21 kat büyütecek maden projesine karşı Mersin 1. İdare Mahkemesinde dava açtı.
Bir süredir mücadelenin öncülüğünü sürdüren geçmiş dönemlerde Makine Mühendisleri Mersin Şube Başkanlığı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanlığı da yapan Arslanköylü Serdar Erkan öncülüğünde başlatılan özel bir firmanın boksit madeni açma girişimine karşı verilen mücadele başka bir boyuta taşındı. Davacı konumunda Serdar Erkan ve Mehmet Erkan bulunurken davalı taraf ise Toroslar Belediyesi oldu.
Toroslar Belediye Meclisi tarafından çok yakın mesafedeki mahallelerin kırsal mahalle olarak belirlenmesine karşın yaklaşık 65 kilometre uzaklıkta bulunan Arslaköy’ün merkezi mahalle statüsünde bırakılmasının maden arama yapacak olan firmanın işini kolaylaştıracak nitelikte olması nedeniyle açılan dava da meclis kararıyla ilgili yürütmenin durdurulması talep edildi. Dava dilekçesinde, “Toroslar Belediye Meclisi'nin 16.01.2026 tarihli, Arslanköy Mahallesi'ni "kırsal mahalle" statüsü kapsamı dışında bırakan kararının iptali ile öncelikle ve ivedilikle yürütmesinin durdurulması talebidir” denildi.

Eşitlik ilkesi ihlal edildi iddiası
Avukat Yunus Çağatay Temur ve Avukat Elif Ece Ceylan tarafından sunulan dava dilekçesinde, Toroslar Belediye Meclisi'nin 16 Ocak 2026 tarihli kararı hedef alındı. Dilekçede, merkeze çok daha yakın mahallelerin "kırsal mahalle" statüsüne alınmasına rağmen, şehirden 65 kilometre uzaklıktaki tarım merkezi Arslanköy’ün "merkez mahalle" statüsünde bırakılmasının nesnellik ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu savunuldu.
Davacı taraf, bu statü ayrımının tesadüf olmadığını, Arslanköy’ün kentsel mahalle olarak gösterilmesinin bölgede maden arama faaliyeti yürütecek firmaların işini kolaylaştıracak bir zemin hazırladığını öne sürdü.
Maden kıskacında tarım ve hayvancılık
Elma ve kiraz yetiştiriciliği ile hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu Arslanköy'de, halkın büyük çoğunluğunun Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı olduğu vurgulanan dilekçede, "Arslanköy, Toroslar’ın kentsel yerleşik alanıyla doğrudan ilişki içinde olmayıp, aradaki geniş tarım ve orman arazileri bir tampon bölge işlevi görmektedir. Mahallenin yerleşik alanı, yönetmelikte öngörülen 'kırsal yerleşim karakterinin korunması' ilkesine tam uyum sağlamaktadır" ifadelerine yer verildi.
Ekonomik yük ve mülkiyet hakkı vurgusu
Dava dilekçesinde, mahallenin kentsel statüde tutulmasının vatandaşlar üzerinde ağır bir mali yük oluşturduğu belirtildi. Kırsal statünün sağladığı emlak vergisi muafiyeti, harç indirimleri ve su ücreti avantajlarından yararlanamayan bölge halkının, mülkiyet haklarının ihlal edildiği savunuldu. Avukatlar, Danıştay’ın benzer davalarda verdiği "fiziki kopukluk" ve "sosyo-ekonomik yapı" kriterlerine atıfta bulunarak, Arslanköy’ün kentsel bütünlükten tamamen ayrı bir kırsal yerleşim olduğunu kanıtlayan emsal kararları mahkemeye sundu.
"Yürütme durdurulmalı"
Mersin 1. İdare Mahkemesi'ne yapılan başvuruda, kararın uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağı gerekçesiyle 2577 sayılı İYUK’un 27. maddesi uyarınca öncelikle yürütmenin durdurulması talep edildi. Dava dosyasına, Danıstay İdare Dava Daireleri Kurulu’nun yanı sıra 6. Daire'nin, 8. Daire'nin, 9. Daire’nin ve 10. Daire'nin farklı tarihlerde farklı yerler için aldığı emsal kararlar da dosyaya konuldu.
"1 milyon ton toprak taşınacak"
Bölgenin çok özel bir yer olduğunu dile getiren Erkan, “Daha önce başka bir madenin olduğu alanda boksit tespit edilince, Karaman’dan başlayarak Arslaköy’e kadar çok büyük bir alanı boksit madenine dönüştürmek istediler. Daha önce Karaman bölgesinde Boksit üreten bir maden firması vardı. Ancak şimdi Arslanköy’e çok yakın mesafede 5 bin dönümlük bir alanda bu işi yapmak istiyorlar. Çevre tahribatının yanında sosyal yaşamı etkileyecek. Sadece 1 milyon ton toprak TIR’lar yardımı ile gemilere taşınacak. Bu kadar büyük bir oranda malzemeyi taşımaya yollar asla yetmeyecektir. Trafik kazaları kaçınılmaz olacaktır. 35 kilometre sollama yasağı var. Tek şerit kamyonlar ne kadar gidebilir. Doğasını, suyunu taşıyamayacağı gibi bu trafik yükünü de taşıyamaz. Masum bir maden değil, arsenik ve radyoaktif malzeme var. Bunun yeraltı sularına karışmasını düşünmek bile istemiyoruz” dedi.




