19 yıllık sektör deneyimini eğitim alanına taşıyan ünlü DJ Rafi, akademide yalnızca DJ yetiştirmediklerini, müzik prodüksiyonundan sahne performansına kadar tam donanımlı sanatçılar kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, mezunlarının İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye’nin farklı kentlerinde sahne aldığını söyledi. Sektörle ilgili sorularımızı cevaplayan Rafi ile www.cukurovagazetesi.com’a özel keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Öncelikle akademinizden ve kuruluş hikâyenizden bahseder misiniz? Bu oluşumu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Her büyük hikaye bir tutkuyla başlar. Bizim yola çıkış noktamız da müziğin sadece dinlenen değil, bizzat hissedilen ve yönlendirilen bir sanat olduğu inancıydı ve benim sektördeki 19 yıllık emek ve bilgi birikimim, bu hayalin en büyük temelini oluşturdu. Uzun süredir içimde taşıdığım bu tutkuyla, doğru bilgiyi doğru insanlara aktarma vizyonuyla yola çıktım. Mersin'de bugüne kadar profesyonel anlamda böyle bir akademinin olmaması büyük bir eksiklikti; biz bu eksiği kapatmak, şehrimizde elektronik müziği ve DJ’liği hak ettiği ileri seviyeye taşıyıp kalkındırmak istedik. Kurduğumuz bu ekosistemle sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda şehrin elektronik müzik üssünü hayata geçirdik.
Akademinizin temel amacı nedir? DJ yetiştirmek mi, müzik prodüksiyonu yapmak mı?
İkisi birbirinin ayrılmaz parçası. Temel amacımız mutfaktan sahneye tam donanımlı sanatçılar yetiştirmek. Eskiden DJ'ler ve prodüktörler keskin çizgilerle ayrılırdı; bugün ise kendi şarkısını veya kendi remix'ini yapamayan bir DJ'in küresel sahnede kalıcı olması çok zor. Bu yüzden eğitimlerimizde hem DJ'liği hem de prodüksiyonu entegre bir şekilde yürütüyoruz.
Bugüne kadar kaç kişiye eğitim verdiniz ve mezunlarınız sektörde nerede?
Bugüne kadar akademimizde 115 kişiye profesyonel eğitim verdik. Bu öğrencilerin yarısından fazlası müziği hayatlarına keyifli ve nitelikli bir hobi olarak entegre ederken, önemli bir kısmı da profesyonel yolda ilerliyor. Mezunlarımızdan kulüplerde, pub'larda, resident DJ olarak sahne alanlar, kendi organizasyonlarını yapanlar ve bağımsız prodüksiyonlarını global platformlarda yayınlayanlar var. Hatta aralarından kendini ciddi anlamda geliştirip İstanbul, Ankara ve İzmir gibi müzik sektörünün kalbinin attığı büyükşehirlerde sahne alan gurur duyduğumuz birçok öğrenci bulunuyor. Bizim için asıl başarı, müziği ister hobi ister meslek olarak seçsin, kapımızdan içeri giren herkesin o doğru vizyonu kazanmasıdır.
Daha önce hiç müzik eğitimi almamış biri DJ olabilir mi? Süreç nasıl işliyor?
Kesinlikle olabilir! En çok aldığımız önyargılardan biri budur. Daha önce hiç müzik eğitimi almamış olmanın hiçbir dezavantajı yok; asıl önemli olan adayın müziğe olan ilgisi, tutkusu ve çalışkanlığıdır. Kişinin içindeki o azim ve disiplin, onu amatörlükten çıkarıp profesyonel bir sahne sanatçısına dönüştürür. Sürecimiz sıfırdan başlar: İlk aşamada kulak eğitimi, ritim yapıları (beatmatching) ve ekipman tanıma ile temelleri atarız. Ardından miks teknikleri, efekt kullanımı, sahne enerjisi yönetimi ve son olarak profesyonel set kaydı ile öğrencimizi sahneye hazır hale getiriyoruz.
DJ'lik sadece müzik seçip çalmaktan mı ibaret, yoksa işin arkasında teknik ve sanatsal detaylar da var mı?
Dışarıdan bakıldığında "alt tarafı şarkı değiştiriliyor" gibi görünebilir ancak sahnede yaşanan şey çok daha derin bir deneyimdir. DJ'lik; mekana şekil vermek, kalabalığı ve ortamın enerjisini avucunun içine alıp yönetmektir. İyi bir DJ, pisti ve ortamı sürekli gözlemler; gerektiğinde insanların ruh halini, akışın yönünü tek bir parçayla tamamen değiştirir. Harmonik miksaj, EQ yönetimi ve frekans dengeleri gibi teknik detayların yanı sıra, o görünmez kitlesel psikolojiyi yönetmek tamamen sanatsal bir birikim gerektirir. Özetle DJ, o anki atmosferin ve enerjinin mimarıdır.
Günümüzde yapay zeka müzik üretimine ve DJ setlerine hızla entegre oluyor. Siz bu teknolojilerin akademinizdeki eğitimlere etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zeka müzik sektöründe devrim yaratıyor; biz bunu bir tehdit değil, en güçlü yardımcı araç olarak görüyoruz. Akademimizde öğrencilerimize sadece geleneksel ekipmanları değil, yapay zeka destekli ses ayrıştırma, kök (stem) yönetimi, akıllı loop oluşturma ve hibrit set kurgulama tekniklerini de öğretiyoruz. Geleceğin DJ'i teknolojiyi reddeden değil, onu kendi sanatsal vizyonuyla birleştirebilen kişidir.
Akademiniz aynı zamanda profesyonel müzik prodüksiyon ve danışmanlık hizmetleri de veriyor. Bu süreç nasıl işliyor?
Kendi şarkısını yapmak isteyip de teknik detaylarda takılan veya vizyonunu profesyonel bir esere dönüştürmek isteyen isimlerle stüdyomuzda birebir çalışıyoruz. Aranjmandan mix ve mastering aşamasına kadar kullandığımız son teknoloji cihazlar ile programlar ile uluslararası standartlarda işler çıkarıyoruz. Ancak iş bununla da bitmiyor; akademimizde yetiştirdiğimiz prodüktörlerin ürettikleri parçaları dijital platformlarda nasıl yayınlayacaklarından tutun, doğru reklam ve kitle pazarlaması yapmalarına kadar her aşamada yanındayız. Sanatçılarımıza küresel dijital dağıtım ağlarında yol gösteriyor, kişisel marka ve kariyer yönetimini profesyonel bir disiplinle planlayarak onları müzik endüstrisinin kalbine hazırlıyoruz.
Akademiniz sadece eğitimle sınırlı kalmayıp, DJ bulundurmayan mekanlar için de yenilikçi bir teknoloji ve müzik hizmeti sunuyor. Bu sistemden bahseder misiniz?
Kesinlikle öyle. Geliştirdiğimiz size özel dijital müzik application'ımız ile (tıpkı Spotify altyapısı gibi) sahnesinde canlı DJ bulundurmayan kafe, pub, restoran ve kulüplere özel konsept playlist hizmeti veriyoruz. Mekanın kimliğine, ruhuna ve müşteri kitlesine uygun olarak hazırladığımız bu akış; sabahın ilk saatlerinden gece mekan kapanana kadar, sanki kabinde canlı bir DJ varmış gibi günün her anına göre (sabah, öğle, akşam) dinamik bir şekilde akıyor. Haftanın 7 günü kesintisiz akan ve her ay düzenli olarak güncellenen bu profesyonel altyapı sayesinde, mekanlar bütçe yormadan kusursuz bir akustik ve ambiyans kalitesine kavuşuyor.
DJ'lik ve prodüktörlük gerçekten bir meslek mi, yoksa hâlâ hobi olarak mı görülüyor?
Eskiden ülkemizde bu iş ne yazık ki sadece bir hobi veya geçici bir eğlence olarak görülüyordu. Ancak bugün DJ'lik; son derece yaygın, popüler ve saygın bir meslek haline geldi. Artık sadece büyük gece kulüplerinde değil, gittiğimiz pek çok kafe ve restoranda bile DJ performanslarına rastlıyoruz. En küçük mekandan en büyük festival sahnelerine kadar bu meslek, günümüz eğlence ve kültür dünyasına nakış gibi işlendi. Doğru marka yönetimi, dijital akış platformları ve küresel turneler sayesinde artık tam anlamıyla uluslararası geçerliliği olan, kazançlı bir kariyer yolu. Biz akademimizde öğrencilerimize sadece sanatı değil, bu endüstrinin tüm profesyonel dinamiklerini öğretiyoruz.
Son olarak, bu yola girmek isteyen gençlere en temel öneriniz nedir?
Asla kopya olmasınlar, kendi özgün tarzlarını arasınlar. Popüler olanı taklit etmek sizi bir yere kadar taşır; ancak kendi imza sesinizi (signature sound) bulduğunuzda kalıcı olursunuz. Tavsiyem; en azından bir tane de olsa bir enstrüman çalmayı öğrenmeye gayret etsinler, çünkü enstrüman bilgisi kulak ve armoni yapısını bambaşka bir boyuta taşır. Sürekli güncel müzik piyasasını takip edip güncel kalsınlar, bol bol araştırsınlar ve dinlesinler. Sabırlı olsunlar ve bu işe emek harcamaktan korkmasınlar; sahne, disiplinli çalışanları asla karşılıksız bırakmaz.






