2021 Tüm Emekliler Sendikası, Türkiye Emekliler Derneği, Tüm Emekliler Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi, Özgür Çocuk Parkı’nda ortak bir basın açıklaması için bir araya geldi.
Mersin'de emekli örgütleri, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verileri ve emekli maaş zamlarına tepki gösterdi. Açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savunan emekliler yoksulluğa mahkum edildiklerini belirtti. Düzenlenen basın açıklamasını şubeler adına 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.
“TÜİK’in ısmarlama oranları hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor”
Kurt “TÜİK bugün, (3 Temmuz 2026) Haziran ayı eflasyonunu yüzde % 0.99 olarak; yıllık yüzde % 32.11 olarak açıkladı. İnandık mı? Hayır; iktidarın emrindeki TÜİK’in ısmarlama oranları hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor. Altı aylık ısmarlama enflasyon oranını emekli aylıklarına yansıtıp Temmuz zammı müjdesi olarak sunuyorlar. Enflasyon farkını zam diye adlandırmak dilin hileli kullanımıdır. Aylıklarımıza gerçekten zam yapılsa, geçim koşullarımızın iyileşmesi, en azından korunması gerekirdi. Yoksulluk, her meslekten, her kesimden emekçiye, emekliye başka çare yokmuşçasına dayatılıyor. Çare var” dedi.
“Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır”
“Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır” diyen Kurt “Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Sanayi işçisi, çırak, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, sanatçı, bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcı; tümü de emekçidir. Emekli, aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, kendisinden kesilen primlerin karşılığını alabilsin, rahatça geçimini sağlayabilsin, ele güne muhtaç olmayacak bir gelire kamu güvencesiyle kavuşsun. Çalışma yaşamları boyunca ülke kalkınmasının ve refahının dinamosu emekçilerin emekli olduklarında sefalete sürüklenmesi, hiçbir yasaya, töreye, ahlaka uymaz. Emeklilerin, toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır” sözlerine yer verdi.

Türkiye’de, SGK’ya kayıtlı yaklaşık 17 milyon; özel sandıklara kayıtlı 350 bin emekli var. Bu sayının 4 milyon kadarı emeklilerin dul ve yetimlerinden oluşuyor. Emeklilerin dul ve yetimleri de sosyal devlet gereğince insan onuruna yaraşır bir geliri hak ediyor diyen Kurt “2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. İktidar, bilinçli bir tercihle tabloyu tersine çevirdi, emeklilere geçim aylığı yerine, sosyal yardım düzeyinde bir miktarı layık gördü. Örnek olsun; 2026 yılı Ocak Haziran dönemi için en düşük emekli aylığı 20 bin TL olarak belirlendi. Oysa ki en düşük emekli aylığı 28 bin 75 TL'lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olmalı, daha yüksek prim ve gün sayısı olanlar orantılı olarak artışlardan yararlanmalıydı. Yani, refah payını, ekonomik büyümeyi eklemeden yaptığımız düz hesapla bile aylıklarımızın yarısı gasbedilmiş durumda. Memur emeklilerine üç yıldır hukuksuz biçimde verilmeyen seyyanen zamlar hâlâ ödenmedi, memur emeklisi de en yoksullar topluluğuna dahil oldu. Memur emeklileri, çalışanlara verilip yasaya aykırı olarak kendilerine verilmeyen 8 bin 77 liralık zam için AYM’ye (Anayasa Mahkemesi) bireysel başvuruda bulunan Seyfettin Çilesiz ve Ali Erdem Gündoğan’ın çağrısına uyarak bir milyon dilekçe gönderme kampanyasına devam ediyorlar” sözlerine yer verdi.
"Altta kalanın canı çıksın"
Kurt “İktidar, zaman zaman, ’’çekilen sıkıntıların farkındayız, milletimiz bize biraz zaman versin, bu sıkıntılardan hep birlikte fedakarlık yaparak kurtulacağız’’ diyor ama bu laflara hiç kimse inanmıyor. Hazine ve Maliye Bakanları değişse de kaybeden hep emekçiler, kazanan hep dolar milyarderleri, holdingleşmiş tarikatlar, kamu varlıklarıyla semirtilmiş tekeller oluyor.Çünkü hangi bakan gelirse gelsin, iktidarın ana programını uyguluyor. Bu program; özelleştirme, borç, faiz, döviz ve borsadan ibaret kumar ekonomisidir; neo liberal kapitalizmdir; altta kalanın canı çıksın mantığıyla işler” dedi.
"Öğretmenlerin haklarını verin”
Çalışanların alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü belirten Kurt “Bu yılın başında, açlık sınırının altında 28 bin 75 lira olarak belirledikleri asgari ücrete, bunca değer kaybına rağmen Temmuz ayında bir artış öngörmüyorlar. Bu sistem; çalışanı, emekliyi, dulu ve yetimi yoksulluğun farklı derecelerine mahkûm ediyor. Yetmiyor; sık sık tanık oluyoruz, özelleştirmelere doymayan iktidar ülkemizin dağını yaylasını, zeytinini fındığını vahşi madenciliğe sonuna kadar açtı. Kamu yerine özel sektöre sunulan madencilik sektörü çalışanları, aylıklarını tahsil edebilmek için bile günlerce eylem yapmak zorunda kalıyorlar. Gene, eğitimin özelleştirmeye açılmasıyla kamunun güvencesiyle çalışması gereken binlerce genç öğretmen, özel sektörün insafsız piyasa koşullarına terk edildi. Öğretmenlerine insani koşulları sağlayamayan bir toplumun geleceği sakatlanır. Öğretmenlerin haklarını verin” dedi.
"Hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz”
Kurt “Bizde para yok ama ülkenin kaymağını yiyenlerde çok. Paradan para kazananlar, 1 milyon lirayı, yalnızca bir aylığına bankaya yatırdığında, bir asgari ücretten fazla para kazanıyorlar. Bu kadar rahat faiz öderken enflasyon artar demeyen iktidar, sıra emekçinin/emeklinin aylıklarına gelince enflasyon azar diyor. Özelleştirme, borç, faiz, döviz, borsa şampiyonlarının, emekçi halkın gırtlağına çökmekten başka bildikleri yol ve yöntem yok ne yazık ki. Cumhuriyetin eşit ve onurlu yurttaşlarıyız. Emekliler olarak ülkemizin çeşitli bölgelerinde güçlerimizi birleştirmenin, iktidarın yoksullaştırıcılığına karşı birlikte durabilmenin yol ve yöntemlerini arıyor ve buluyoruz. On yedi milyon emeklinin umudu azmi ve iradesiyle bize reva görülen yoksulluğa, evsizliğe, fakirliğe teslim olmayacağımızı ilan ediyoruz. Sendikal örgütlülüğümüz önündeki Anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı kapatma davalarının geri çekilmesini, sendika hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz” sözlerine yer verdi.
"Bize dayatılan sefalet içinde yaşamı kabul etmiyoruz"
“Emekçiyi emekliyi temsil etmeyen, özelleştirme şampiyonu iktidar, bugüne kadar ne yaptıysa bundan sonra da aynı yolda devam edecek” diyen Kurt “Emeklimizi sefalete, gencimizi işsizliğe, aşsızlığa, konutsuzluğa mahkûm eden bu iktidarı demokratik halk oyuyla göndermek boynumuzun borcudur. Bunun ardından, özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Seka, Tank Palet, Etibank Şeker fabrikaları, limanlar otoyollar tekrar kamulaştırılmalı, çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanmalıdır. Ücret ve aylıklar insana yaraşır düzeye gelmeli; herkes, karnı tok sırtı pek, yarınından güvenli olmalıdır. Bize dayatılan sefalet içinde yaşamı kabul etmiyoruz. Bizim gibi emekli ve emekçiler ile birlikte sesimizi yükseltiyoruz. Artık yeter; bütçeden payımızı verin, gelirde ve vergide adaleti sağlayın. Bizden kesip sermayedarlara aktarmaktan vazgeçin. İnsanca yaşam koşullarımızı sağlamak için taleplerimizi karşılayın” dedi.
"Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın”
Emekliler adına taleplerini sıralayan Kurt “En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin. Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin. Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin. Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın. Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin. Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın. Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun. Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin. Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın” diyerek sözlerini tamamladı.




