Doğuştan işitme engelli ve işaret diliyle iletişim kuran anne babanın, kendileri gibi işitme engelli dünyaya gelen iki çocuğundan küçüğü Azra Kervan, ağabeyi ile birlikte 1 yaşında biyonik kulak ameliyatı oldu. Ardından hem ağabeyi hem de kendisi Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Halil Avcı Duyma Engelliler Merkezi’nde küçük yaşlardan itibaren odyoloji uzmanlarından aldıkları tedavi ve aile büyüklerinin destekleriyle rahatça duyup konuşabilen Kervan, eğitimine de devam etti. Şu an üniversiteye hazırlanan Azra Kervan, hayat hikayesini Demirören Haber Ajansı’na anlattı.

Yenişehir’de Kış Ara Tatiline Renk Katacak Büyük Etkinlik
Yenişehir’de Kış Ara Tatiline Renk Katacak Büyük Etkinlik
İçeriği Görüntüle

"Anne ve babamızla ise işaret dilliyle iletişim kurabiliyoruz"

Üniversiteye hazırlanan ve en büyük hayalinin voleybolcu olmak olduğunu dile getiren Kervan, “Ben ve ağabeyim, annem ve babam gibi doğuştan işitme kaybıyla dünyaya geldik. İkimiz de küçük yaşlarda biyonik kulak ameliyatı olup terapiler aldık. Şu an ağabeyimle rahatça duyup konuşabiliyorum. Anne ve babamızla ise işaret dilliyle iletişim kurabiliyoruz. Bu, erken tanı ve tedavi sayesinde oldu. Ben kulak cihazım nedeniyle voleybolcu olamayacağımı sanıyordum ama bunun önünde bir engel yokmuş. Kulağında bir işitme kaybı fark eden gençler ve çocuklar da mümkün olan en kısa zamanda gerekli tedavileri alırlarsa, benim ve ağabeyim gibi yaşıtlarından farksız bir şekilde duyup konuşabilirler. Eğitimlerini rahatça tamamlayıp ileride iyi bir meslek sahibi olabilirler, hayallerine kavuşabilirler. Yılmasınlar, pes etmesinler” diye konuştu.

Azra’nın tedavisini yürüten klinik odyoloji uzmanı Rasim Şahin ise “Azra’ya erken dönemde tanı koyup hemen kulak arkası işitme cihazlarıyla bir süre takibini yaptık. Takip sırasında işitme cihazlarından yeterince fayda göremediğini fark etmemizle birlikte biyonik kulak ameliyatı gerçekleştirildi. Çocuğumuz duymaya başladı ama en büyük handikabımız anne babanın işitme engelli olmasıydı. Bu süreçte evde mutlaka konuşan biri olması gerektiğinden aile büyüklerinden destek aldık, kreşe yönlendirdik, belirli periyotlarda özel eğitimler vererek bu çocuğumuzun dil gelişimine önemli katkılar sağladık. Şu an yaşıtlarından hiçbir farkı yok. Erken dönemde teşhis konulan hastalar yaşıtlarıyla aynı düzeye geliyor. O nedenle Sağlık Bakanlığı’mızın uzun yıllardır yürüttüğü yeni doğan bebeklerde işitme taramaları bu anlamda çok kıymetlidir. Böylelikle çocukları çok daha erken sesle tanıştırabiliyoruz ve bu konuşmalarına da pozitif yansıyor. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; artık sağırlık tarihe karışmıştır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA