Bölgenin dış ticaret lokomotifi Mersin ve Adana oldu
Bölgenin dış ticaret lokomotifi Mersin ve Adana oldu
İçeriği Görüntüle

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul alışverişi aile bütçelerini zorlamaya başladı. 7 Eylül’de başlayacak uyum haftası ve 14 Eylül’de başlayacak yeni dönem öncesinde kırtasiye ürünlerindeki fiyat artışları velilerin gündeminde. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, okul alışverişinin aileler üzerindeki ekonomik yüküne dikkat çekerek birinci sınıfa başlayacak bir öğrencinin temel kırtasiye ihtiyaçlarının yaklaşık 7 bin lirayı bulduğunu açıkladı.

Kış’ın verdiği fiyatlara göre ortalama bir okul çantası 2 bin liraya, bir düzine kurşun kalem 326 liraya, bir silgi 40 liraya kadar çıkıyor. Kareli ve çizgili 80 yaprak defterlerden oluşan bir set yaklaşık 700 lirayı bulurken, ortalama bir su matarasının fiyatı ise bin liraya kadar yükseliyor.

“Kırtasiye masrafı yıl boyunca devam ediyor”

Okul masrafının yalnızca ilk alışverişle sınırlı olmadığını vurgulayan Kış, kıyafet, ayakkabı, beslenme ve servis giderlerinin de ailelerin bütçesine eklendiğini belirtti.

Kış, “Birinci sınıfa başlayacak bir çocuğun yalnızca temel kırtasiye ihtiyaçlarını karşılamak bugün 7 bin lirayı buluyor. Bunun okul kıyafeti, ayakkabısı, beslenmesi ve servisi var. Üstelik kırtasiye masrafı bir kez yapılıp bitmiyor. Kalem bitecek, defter dolacak, malzemeler yıl içerisinde yeniden alınacak. Evinde iki ya da üç öğrencisi olan bir ailenin karşı karşıya kaldığı maliyeti düşünün” ifadelerini kullandı. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatan Kış, tek bir öğrencinin başlangıç kırtasiye giderinin bu tutarın yaklaşık dörtte birine denk geldiğini söyledi.

“Anne babalar çocuklarının en temel eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için hangi ihtiyaçlarından vazgeçeceklerini hesaplıyor” diyen Kış, eylül ayının aileler açısından okul heyecanından çok ekonomik kaygılarla karşılandığını ifade etti.

“Eğitim okulun kapısında eşitsiz başlıyor”

Artan eğitim giderlerinin fırsat eşitliğini de etkilediğini savunan Kış, ailelerin ekonomik gücüne göre çocukların okula farklı imkânlarla başladığını belirtti. Kış, “Bir çocuğun çantasını eksiksiz doldurabilmek dahi ailenin gelirine bağlı hale gelmişse orada fırsat eşitliğinden söz edemeyiz. Eğitim daha okulun kapısından girilmeden eşitsiz başlıyor” dedi.

“Mahalle kırtasiyeciliği yok olma noktasında”

Kış, okul sezonunda zincir marketlerin kırtasiye ürünlerindeki payının artmasının küçük esnaf üzerindeki baskıyı da büyüttüğünü söyledi. Defter, kalem, boya malzemeleri ve oyun hamuru gibi ürünlerin zincir marketlerde yoğun biçimde satışa sunulduğunu belirten Kış, yıl boyunca kira, vergi ve personel giderlerini karşılayan kırtasiyecilerin büyük zincirlerle rekabet etmekte zorlandığını dile getirdi.

Kış, “Küçük esnaf bu rekabetin karşısında yalnız bırakılıyor. Kırtasiyeciler ‘Bizi kim koruyacak?’ diye soruyor. Bu gidişle mahalle kırtasiyeciliği ve kırtasiye mağazacılığı yok olma noktasına gelecek” diye konuştu.

“Çocuk, veli ve esnaf korunmalı”

Millî Eğitim Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na çağrıda bulunan Kış, yeni eğitim yılı öncesinde hem aileleri hem de kırtasiye esnafını rahatlatacak adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Kırtasiye ürünlerindeki vergi yükünün azaltılmasını, dar gelirli ailelere doğrudan eğitim ve kırtasiye desteği sağlanmasını isteyen Kış, okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Zincir marketlerin okul ve kırtasiye ürünleri satışının küçük esnaf üzerindeki etkisinin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kış, “Defter lüks değil, kalem lüks değil, çanta lüks değil. Devletin görevi çocuğun eğitim hakkını ailesinin cüzdanına teslim etmek değil, o hakkı güvence altına almaktır. Çocuklarımız okula eksik malzemeyle, anne babalar borç hesabıyla, kırtasiye esnafı da kepenk kapatma korkusuyla yeni eğitim yılına başlamamalı. Eğitimde fırsat eşitliği sınıfın kapısından girdikten sonra değil, o çantayı doldurabilmekten başlar” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi