Mersin’in doğal güzellikleri ve temizliğiyle öne çıkan Aydıncık ilçesi, bilim dünyasını bir araya getiren çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEBİM) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen "Aydıncık Deniz Biyoçeşitliliği Yaz Programı 2026", yoğun bir katılımla kapılarını açtı. 11-15 Temmuz 2026 tarihleri arasında Yeni Mahalle, İncekum Caddesi No: 9/1 adresinde gerçekleştirilen 5 günlük bu özel program; üniversite öğrencilerini, deniz bilimlerine ve dalışa ilgi duyan katılımcıları bir araya getiriyor. Yurt içindeki çok sayıda üniversiteden öğrencilerin yanı sıra yurt dışından da katılımcıların yer aldığı eğitimlerde, Aydıncık’ın Mavi Vatan içerisindeki stratejik önemi ve denizel biyoçeşitliliğin korunması masaya yatırılıyor.

50 saatlik yoğun eğitim ve su altı gözlemleri
Deniz bilimlerine yönelik farkındalığı artırmayı ve ekosistemi korumayı amaçlayan program kapsamında katılımcılara 50 saatlik yoğun bir teorik eğitim veriliyor. Çeşitli üniversitelerden gelen uzman hocaların eşlik ettiği bu bütünsel eğitim süreci, sadece
teoride kalmayıp su altı görsel ve dalış destekli ekosistem gözlem çalışmalarıyla da destekleniyor. Programın özetinde; denizel biyoçeşitliliğin saha temelli incelenmesi, deniz çayırları ve kayalık resif ekosistem analizleri, tür tanımlama ve foto-dokümantasyon uygulamaları, veri toplama, kayıt ve temel analiz yöntemleri yer alıyor. Katılımcılar ayrıca deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik farkındalık çalışmaları yürüterek bilimsel gözlem, değerlendirme ve sunum deneyimi kazanıyor. Tamamen ücretsiz olan etkinlikte, saha malzemeleri ve teknik destek organizasyon tarafından karşılanırken, çadırla konaklamak isteyenlere Aydıncık kamping alanında ücretsiz yer imkanı sunuluyor, ulaşım ise katılımcıların kendisine ait bulunuyor.
Deniz çayırlarının Akdeniz'deki son sığınağı
Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas, Aydıncık’ın deniz biyoçeşitliliği açısından en kritik noktalardan biri olduğunu vurguladı. Özellikle "Posidonia oceanica" adıyla bilinen deniz çayırlarının Akdeniz'in en önemli habitat kurucu türü olduğunu belirten Ayas, bu çayırların yok olmasının Akdeniz’deki canlı çeşitliliğini çok ciddi oranda azaltacağını ifade etti. Aydıncık’ın bu deniz çayırları için doğu sınırı ve adeta son bir sığınak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ayas, "Burada deniz çayırlarını koruyabilirsek aslında tüm Akdeniz'de koruyabiliriz. Merkez olarak bu faaliyeti geleneksel hale getirdik ve ilerleyen yıllarda da sürdüreceğiz" dedi.
Gelecek nesillere bırakılacak en büyük emanet
Organizasyona destek veren yerel yönetimler ve bilim insanları da etkinliğin bölge tanıtımı ve geleceği için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtiyor. Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa, ilçede bu kadar çok bilim insanını ağırlamaktan onur duyduklarını dile getirerek; çocuklardan emanet alınan bu temiz doğayı yine onlara en güzel şekilde miras bırakmayı hedeflediklerini söyledi. Kılıçarpa; Kaymakamlık, Mersin Üniversitesi, Kent Konseyi ve katkıları büyük olan Mersin Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
Çağ Üniversitesi Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Araştırma Merkezi (DAHAM) araştırmacısı Meltem Necdet Kalın ise deniz biyoçeşitliliğini savunmanın doğaya bir lütuf değil, mavi vatanın geleceğine ve sonraki nesillere yapılan büyük bir yatırım olduğunu ifade ederek, bu bilimsel farkındalık projesinde yer almaktan ortak sorumluluk adına gurur duyduklarını belirtti.



