Ankara Keçiören Belediyesi’nde yürütülen uyuşturucu testlerinde 129 personelin sonucunun pozitif çıkması büyük yankı uyandırırken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Mersin İl Başkanı Bilal Oğuz tablonun vahim boyutuna işaret etti. Oğuz, tüm kamu kurumlarında acilen tarama, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini içeren hukuki bir mekanizmanın kurulması gerektiğini söyledi.
Söz konusu iddiaların ardından yazılı bir açıklama yapan Saadet Partisi Mersin İl Başkanı Bilal Oğuz, ortaya çıkan tablonun münferit bir olay şeklinde ele alınamayacağını belirterek, “Ankara Keçiören Belediyesi’nde gerçekleştirilen incelemelerde 129 belediye personelinin uyuşturucu testinin pozitif çıktığı yönünde kamuoyuna yansıyan bilgiler son derece vahimdir. Bu tablo, meselenin yalnızca bir belediyenin veya bir kurumun meselesi olarak görülemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz: Başta belediyeler olmak üzere, devletin bütün kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışanların temel hakları ve kişisel verilerin korunması gözetilerek, hukuki altyapısı oluşturulmuş uyuşturucu tarama programları hayata geçirilmelidir” dedi.
“Kamu görevi kişisel özel hayat denilerek geçiştirilemez”
Meseleye yaklaşımın yalnızca test yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizen İl Başkanı Bilal Oğuz, “Mesele yalnızca test yapmakla da bırakılmamalı; önleme, erken tespit, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri birlikte yürütülmelidir. Uyuşturucu kullanımı, hele hele kamu görevi söz konusu olduğunda, yalnızca 'kişinin özel hayatı' denilerek geçiştirilemez. Kamu demek devlet demektir. Kamu çalışanı millet adına hizmet eder, kamu gücünü ve sorumluluğunu taşır. Bu nedenle kamu hizmetinin güvenilirliği, liyakati ve sağlıklı şekilde yürütülmesi hepimizin meselesidir. Aynı şekilde kumar ve özellikle gençlerimizi, ailelerimizi ve çalışanlarımızı kuşatan sanal kumar bağımlılığına karşı da kamu kurumlarında ciddi önleyici çalışmalar başlatılmalıdır” diye konuştu.
“Amacımız damgalamak değil, devlete olan güveni korumaktır”
Bağımlılık tehlikesine karşı daha önce de uyarılarda bulunduklarını hatırlatan ve acil önlem çağrısını yineleyen Oğuz, “Biz bu tehlikeyi bugün fark etmiş değiliz. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz Madde Bağımlılığı Çalıştayı ile bağımlılık meselesinin ulaştığı noktaya dikkat çekmiş, önleyici politikaların önemini kamuoyuyla paylaşmıştık. Bugün ise artık daha güçlü ve kapsamlı adımların zamanıdır. Amacımız insanları damgalamak veya cezalandırmak değil; kamu kurumlarımızı korumak, bağımlı hale gelen insanlarımızı tedaviye yönlendirmek ve uyuşturucunun kamu hizmetine kadar uzanan zincirini kırmaktır. Çünkü kamu kurumlarında meydana gelecek bir çürüme yalnızca o kurumu değil, vatandaşın devlete olan güvenini de yaralar. Çürümenin önüne zamanında geçilmezse sonuçları çok daha ağır olabilir. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele bir asayiş meselesinin ötesinde, milletimizin geleceği ve devletimizin bekası meselesidir. Bugün tedbir almalıyız, yarın çok geç olabilir” şeklinde konuştu.



