Alanında uzman diyetisyen Gülü, porsiyon kontrolünden doğru pişirme yöntemlerine, yeni kesilen etin tüketiminden kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin dikkat etmesi gereken noktalara kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.

Whatsapp Image 2026 05 24 At 08.34.51

"Yoğun miktarda et tüketmek mideyi zorlayabilir"

Gülü "Kurban Bayramı’nda sofraların başrolünde genellikle kırmızı et yer alır. Ancak bayramı sağlıklı geçirmek için önemli olan sadece ne yediğimiz eğil; ne kadar, nasıl ve neyle birlikte tükettiğimizdir. Bayram sofralarının tadını çıkarırken dengeyi korumak, hem sindirim sistemini rahatlatır hem de bayram sonrası oluşabilecek ağırlık hissini önlemeye yardımcı olur. Öncelikle güne hafif ama dengeli bir kahvaltıyla başlamak oldukça önemlidir. Uzun süre aç kaldıktan sonra ilk öğünde yoğun miktarda et tüketmek mideyi zorlayabilir. Peynir, yumurta, tam tahıllı ekmek, domates, salatalık ve yeşilliklerle hazırlanan bir kahvaltı; gün boyunca porsiyon kontrolünü sağlamaya yardımcı olur. Bayram boyunca dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de et tüketiminde ölçülü olmaktır. “Bayramda olur o kadar” düşüncesiyle öğünleri tamamen ete çevirmek yerine, tabağın yarısını salata ve sebzelerle desteklemek çok daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Çünkü lif açısından zengin sebzeler sindirimi desteklerken, etin doygunluk etkisini de dengeler. Yoğurt, ayran ve cacık gibi besinler de sofraya hem ferahlık hem denge katar" dedi.

4897128

"Bayramda su tüketimi ihmal edilmemelidir"

"Etin pişirme yöntemi de oldukça önemlidir" diyen Gülü "Kavurma yapılırken ekstra yağ eklemek yerine etin kendi yağı tercih edilmelidir. Kızartma yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemleri daha sağlıklı seçimlerdir. Aşırı yağlı yemekler hazımsızlık, şişkinlik ve mide problemlerine yol açabilir. Bayramda su tüketimi de ihmal edilmemelidir. Artan protein tüketimiyle birlikte vücudun su ihtiyacı da artar. Gün içinde yeterli su içmek hem sindirimi destekler hem de böbreklerin daha rahat çalışmasına yardımcı olur. Çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığı da unutulmamalıdır. Ayrıca gün içinde yapılacak kısa yürüyüşler sindirimi destekler ve kendimizi daha enerjik hissetmemize yardımcı olur. Kısacası sağlıklı bir bayram sofrasının temelinde; ölçülü et tüketimi, sebze ve lif desteği, doğru pişirme yöntemleri, yeterli su tüketimi ve hareketli bir gün planı yer alır. Bayramın tadını kaçırmadan, dengeyi koruyarak hem bedenimizi hem de ruhumuzu iyi hissettirecek bir bayram geçirmek mümkündür" ifadelerini kullandı.

"Et tüketilen öğünde ekmek veya pilav miktarı azaltılabilir"

Bayram ziyaretleriyle birlikte tatlı, hamur işi ve kırmızı et tüketimi de artıyor. Bu dönemde sindirim sorunları yaşamamak ve kilo kontrolünü korumak adına nasıl beslenilmesi gerektiğini belirten Gülü "Bayram ziyaretleri, beraberinde zengin sofraları ve yoğun ikram kültürünü de getiriyor. Ancak bu süreçte en sık karşılaşılan durumlardan biri, fark edilmeden artan porsiyon miktarları oluyor. Bu nedenle bayram boyunca yasaklayıcı bir yaklaşım yerine, “ölçülü ve dengeli tüketim” anlayışını benimsemek çok daha sağlıklıdır. Öğün atlamadan düzenli beslenmek ve porsiyon kontrolünü korumak kilo yönetimi açısından büyük önem taşır. Bayram ziyaretlerinde sunulan her ikramı aynı anda tüketmek yerine seçim yapmak oldukça önemlidir. Aynı öğünde hem yoğun et hem pilav hem börek hem de tatlı tüketmek yerine denge kurulmalıdır. Örneğin et tüketilen öğünde ekmek veya pilav miktarı azaltılabilir. Tatlı tüketilecekse porsiyon küçük tutulabilir ve şerbetli seçenekler yerine sütlü tatlılar tercih edilebilir. Sindirim sisteminin rahat çalışabilmesi için sebze, salata ve lif içeriği yüksek besinlere sofralarda mutlaka yer verilmelidir. Gün içinde yeterli su tüketmek, yoğurt ve kefir gibi probiyotik kaynaklardan faydalanmak da sindirim sağlığını destekler. Özellikle akşam saatlerinde ağır ve yağlı öğünlerden kaçınmak; şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir. Bayram boyunca uzun süre hareketsiz kalmak da sindirim problemlerini artırabilmektedir. Bu nedenle yemek sonrasında yapılacak kısa yürüyüşler hem sindirimi destekler hem de kan şekeri dengesinin korunmasına katkı sağlar. Unutulmamalıdır ki kilo artışı yalnızca bir öğünden değil; günler boyunca devam eden kontrolsüz tüketimden kaynaklanır. Bu nedenle yasaklarla değil, dengeyle ilerlemek en sağlıklı yöntemdir" sözlerine yer verdi.

Uzman diyetisyenden uyarı: "Gluten vücudu baştan sona etkileyebilir"
Uzman diyetisyenden uyarı: "Gluten vücudu baştan sona etkileyebilir"
İçeriği Görüntüle

3381491

"Kesim sonrası et 'ölüm sertliği' adı verilen biyolojik bir süreçten geçer"

Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi sindirim açısından bazı sorunlara yol açabileceğini belirten Gülü "Kesim sonrası et 'ölüm sertliği' adı verilen biyolojik bir süreçten geçer. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen et daha sert olur ve sindirimi zorlaşabilir. Özellikle mide hassasiyeti olan bireylerde hazımsızlık, şişkinlik ve mide rahatsızlıkları görülebilir. Bu nedenle etin buzdolabında uygun koşullarda en az 12–24 saat dinlendirilmesi önerilir. Dinlenen et hem daha yumuşak olur hem de pişirme kalitesi artar. Ayrıca saklama koşullarına dikkat edilmesi, etin küçük porsiyonlar halinde dondurulması ve çözdürülen etin tekrar dondurulmaması da gıda güvenliği açısından önem taşır" dedi.

"Diyabet hastaları öğün düzenini bozmamalı"

"Bayram döneminde en fazla dikkat etmesi gereken grupların başında kronik hastalığı bulunan bireyler gelir. Çünkü düzensiz beslenme ve aşırı tüketim; tansiyon yükselmesi, kan şekeri dalgalanmaları ve kalp problemlerini tetikleyebilir" diyen Gülü "Özellikle tansiyon hastalarının aşırı tuzlu, yağlı ve kavrulmuş et tüketiminden kaçınması gerekir. Salamura ürünler, sakatatlar ve yoğun tuz içeren yemekler tansiyon yükselmelerine neden olabilir. Diyabet hastaları ise öğün düzenini bozmamalı ve uzun süre aç kalmamalıdır. Tatlı tüketilecekse porsiyon kontrolüne dikkat etmeli ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli alternatifler daha uygun olacaktır. Ayrıca tatlı tüketiminin ardından kısa yürüyüşler yapmak kan şekeri kontrolüne yardımcı olabilir" dedi.

Gülü "Kalp-damar hastalarının yağlı etlerden, kuyruk yağı ve iç yağ kullanımından uzak durması gerekir. Et tüketirken görünür yağların ayrılması, pişirme yöntemi olarak haşlama, fırın veya ızgaranın tercih edilmesi daha sağlıklı olacaktır. Etin yanında lif içeriği yüksek sebzeler tüketmek kolesterol kontrolü açısından faydalıdır. Tüm kronik hastalık gruplarında su tüketimi ve düzenli ilaç kullanımı da ihmal edilmemelidir" dedi.

"Aşırı yağlı pişirme yöntemlerinden kaçınılmalıdır"

"Bayram sofralarında sağlıklı beslenmek, geleneksel lezzetlerden tamamen uzak durmak anlamına gelmez. Önemli olan; doğru porsiyonu, doğru dengeyle bir araya getirebilmektir. Aile sofralarında et yemeklerinin yanında mutlaka sebze yemekleri, mevsim salataları ve yoğurt gibi tamamlayıcı besinlere de yer verilmelidir" diyen Gülü "Bu sayede hem lif alımı desteklenir hem de sindirim sistemi daha rahat çalışır. Et tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve aşırı yağlı pişirme yöntemlerinden kaçınmak da önemlidir. Bir diğer önemli nokta ise yemek yeme hızıdır. Hızlı yemek yemek farkında olmadan daha fazla besin tüketimine neden olabilir. Yavaş ve farkındalıkla yemek yemek ise hem sindirimi kolaylaştırır hem de tokluk hissinin daha iyi hissedilmesine yardımcı olur. Çocuklarda ise “zorla yedirme” yaklaşımı bayram boyunca en sık yapılan hatalardan biridir. Çocukların her ikramı tüketmesi beklenmemeli; porsiyonları onların yaşına ve ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Özellikle şeker ve çikolata tüketimi tamamen yasaklanmak yerine sınırlandırılmalıdır. Çünkü katı yasaklar çocuklarda daha fazla yönelime neden olabilir. Ayrıca çocukların gün boyunca gazlı içecekler yerine süt, ayran ve su tüketmeleri teşvik edilmelidir. Bayram ziyaretlerinde açık havada vakit geçirmek, yürüyüş yapmak ve hareketli oyunlar oynamak da çocukların enerji dengesini korumaya yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki bayram sofralarında asıl önemli olan yalnızca yemekler değil, birlikte geçirilen kaliteli zamandır. Dengeyi koruyarak hem geleneksel lezzetlerin tadını çıkarmak hem de sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmek mümkündür" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Gamze Demir