Çölyak olan hastalara yönelik değerlendirmelerde bulunan Taşdirek, hastalığın sindirim sistemi başta olmak üzere birçok sistemi etkileyebildiğini ve kişiden kişiye farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 05 25 At 15.45.47

Mezitli’de kurban satış ve kesim yerleri belli oldu
Mezitli’de kurban satış ve kesim yerleri belli oldu
İçeriği Görüntüle

"Gluten intoleransı halen günümüzde araştırılan bir konudur"

Diyetisyen Taşdirek, gluten intoleransının son 10 yılda prevalansı giderek artan rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirterek “Gluten intoleransı son 10 yılda prevalansı gittikçe yükselen rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Öncelikle hastalığın tanımından başlamak istiyorum. İntolerans kelimesi aslında “hoş görmeme, tahammülsüzlük” anlamına gelir. Tıbbi bağlamda ise “bir besin veya maddeye karşı sindirim sistemi kaynaklı olumsuz tepki” demektir. Yani her zaman “aşırı tepki” değil, daha çok “uyumsuzluk / tolere edememe” olarak tanımlanır. Bu nedenle gluten intoleransı da, vücudun gluten proteini karşısında gösterdiği bu uyumsuzluk sonucu ortaya çıkan bir klinik tablodur. İntolerans kelimesinin önüne herhangi bir tanımlayıcı yerleştirildiğinde bu o tanımlayıcının vücut tarafından aşırı tepkiye maruz kalarak kişinin yaşam standartlarını olumsuz etkilediği anlamına gelir. Bu olguyu gluten intoleransı için düşünürsek sindirim sisteminde bulunan başta bağırsak olmak üzere birçok organın olumsuz etkilendiği anlamına gelmektedir. +1000 danışan tecrübesi ve okuduğum meta analiz sonuçları ile genellikle gluten intoleransı kronik bir rahatsızlığın temelini oluşturuyor. Yani aslında şu anda da yapılan araştırmalar hastalıkların hiçbir zaman tek boyutlu ele alınmaması yönünde. Buna istinaden Gluten intoleransının yanında eşlik eden rahatsızlığa bağlı olarak en fazla görülen semptomlar arasında şişkinlik, karın ağrısı, hazımsızlık, mide bulantısı, anemi, baş ağrısı, kronik depresyon, panik atak gibi sorunlar vakalarda karşılaştığımız durumlardır. Başta da dediğim gibi soruya tam cevap verecek olursam gluten intoleransı günümüzde hala nedeni araştırılan bir konu olup kişiden kişiye semptomları derecelendirilerek değişmektedir” ifadelerini kullandı.

"Eterik bedenimiz hastalanmadan beden hastalanmaz”

“Öncelikle gluten intoleransı teşhisi kişinin bilgisi dahilinde kendi gözlemleri ile de koyulabilir” diyen Taşdirek “Fakat vakada kişinin bu konu hakkında hiçbir bilgisi yok ise öncelikle teşhis için doktor-diyetisyen gözetiminde olmalıdır. Bu bahsettiğim bilgisi dahilinde olması gereken konulardan örnek vermek gerekirse başta gluten bulunduran besinler, karbonhidrat sayımı, insülin kullanan bir birey ise günlük insülin doz hesaplaması, herhangi bir organda enfeksiyon varlığı, vitamin eksiklikleri, yanlış alışkanlıklar, bağırsak epitel dokusunun hasarlı olup olmadığı, metabolik sendrom temelli rahatsızlıkların varlığı gibi birçok konuya hakim olunması gerekir. Tüm bunlarla beraber tabi ki hasta psikolojik olarak da desteklenmelidir. Çünkü biliyoruz ki en dış tabakamız olan eterik bedenimiz hastalanmadan beden hastalanmaz” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 25 At 15.47.51

"Her gıdanın içerisinde gizli gluten olabilir"

Günümüzde gıda içeriklerinin daha karmaşık hale gelmesi ve tüketicilerin etiket okuma konusunda daha dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Taşdirek “Açıkçası şuan da yalnızca Türkiye değil dünyada birçok ülkede maalesef artık ürünlerin üzerinde yazan Gluten Free ifadesi tatmin etmiyor. Sorunuza istinaden gizli gluten içeren gıdaları bana sorarsanız her gıdanın içerisinde olabilir. Çünkü bir karışımın protein miktarını arttırmak için de eklenebilir mesela badem sütüne eklendiği gibi. Ya da hammaddeyi çoğaltma işlemi için de kullanılabilir. Çünkü insanlar çok fazla ve bu fazlalığa ürün yetiştirmek için 1960lı yıllarda Yeşil Devrim süreciyle yüksek glutene sahip yapay buğdaylar üretildi. Yani şuan vatandaşlarımızın bahsettiği gibi ata tohum olan buğdayı tüketmiyoruz. Bu bağlamda buğdayın genetiğiyle oynandığı için biz insanlık olarak mutasyona uğrayan buğdayları tükettik. Ve çoğaltma işlemi ile hala tüketmeye devam ediyoruz. Artık insanların uyanması gerekiyor. Düşünsenize dünya üzerinde kaç milyon insan var. Ve üretilen az sayıda buğdaylar yetiyor? Böyle bir şey mümkün mü? Tabi ki hayır. Besinleri çoğaltma işlemi için besine zarar vermek en kolay yoldu ve onu yaptılar. Öyle ki insan sağlığı onların çok da umrunda olan bir durum değil zaten. Şu anda fırınlarda kullanılan unların hangi cins oldukları bilinmiyor. Ayrıca katkı olarak ekledikleri maddelerin insan sağlığına nasıl zarar verdiği gözler önüne serilmiyor. Neden? Çünkü sürümden kazanıp insanları zehirleyerek hasta edip tekrar hastanede de sürümden kazanmak menfaatlerini karşılıyor. Yani örnek vermem gerekirse en son Avustralya’da Çölyak tanısı almış danışanımla ilerlerken hiç ummadığımız baharat olarak kullandığı kekiğin içerisinde gluten kontaminasyonu olduğunu fark etmiştik. Danışanım bu yazıyı okuyorsa selamlarımı iletiyorum. Gerçekten bu bağlamda güzel bir yol katetmiştik. Yani demek istediğimi eminim bu örnekle daha iyi anlamışsınızdır” dedi.

"Etiket okumak bu noktada çok önemlidir"

Taşdirek “Hazır soslar, işlenmiş et ürünleri, çorbalar, dondurma ve bazı ilaç kapsülleri farkında olmadan gluten içerebilir. Etiket okumak bu noktada çok önemlidir. Fakat bu sorunun sorumluluğunu alması gerekenler sadece çölyak hastaları değil. Daha çok çölyak hastalarına hizmet eden gluten free restoranlar ya da unsuz vs. iddiası ile yapılan yemek lokantaları gibi birçok hizmet veren mekanlar bu konuda bilgilendirilmesi gereken yerlerden bazılarıdır. Çölyak hastası neyi ne kadar yiyeceğini bilse de önüne gluten free olarak gelen bir besini sorgusuzca tüketir ve daha sonra pişmanlık döngüsüne girebilir. Yani bu durum sadece tüketicinin bilgisi dahilinde ölçülmemeli aynı zamanda üretici de gıdayı satmak uğruna bilgisizce karşıdaki insanın yaşam kalitesini olumsuz etkilememelidir” sözlerine yer verdi.

"Gıdalar tek tek eklenerek vücudun verdiği tepkiler değerlendirilir"

Gluten intoleransının tanı ve tedavi sürecinde farklı yöntemlerin kullanıldığını belirten Taşdirek “Bizlerin bu konuda kullandığı yöntemlerden biri eliminasyon diyetidir. Hastalığın teşhisi konulduktan sonra gerekli kan parametreleri incelenerek kişinin takipleri yapılarak hangi besine ne kadar dozda vücudun tepki verdiği gözlenir. Belirlenen şüpheli gıdalar beslenmeden tamamen çıkarılır ve semptomların azalması gözlemlenir. Ardından bu gıdalar tek tek geri eklenerek vücudun verdiği tepkiler değerlendirilir. Süreç mutlaka uzman kontrolünde yürütülmelidir. Daha sonra kişinin yaşamına uygun hale getirilerek bu konuda destek olunur. Multidisipliner bir yaklaşım olduğu için kişinin tek başına yapması olumsuz etkilere yol açabilir” dedi.

"İnsan bir bütündür, çıkan hastalıklar bir tepkidir"

Taşdirek “Genellikle tedavi yöntemlerimde danışan üzerinde şu bilinci oluşturmaya çalışırım. Bir hastalık genetik veya sonradan yanlış uygulamalarla oluşmuş olabilir. Beslenme tedavisine başlamadan önce asıl mesele hastalığın çıkış noktasını bulabilmektir. Erzurumlu İbrahim Hakkının MARİFETNAME 2.cildinde dediği gibi ‘’ Beden bir merkeptir, ruh onun binicisidir.’’ Yani insan bir bütündür. Çıkan hastalıklar bir tepkidir. Her insan ve hastalığı bir değildir. Herkesin ilacı da dozu da farklıdır. Başta da dile getirdiğim gibi genelde kronik rahatsızlıkların temelini oluşturan bu intolerans çeşidi daha çok hastalıklarla birlikte hareket eder. Örnek vermek gerekirse hemoroid, pkos yeni adıyla pmos, reflü-gastrit, epilepsi, ibs, varis gibi problemlerin genellikle alt temelinde yatan sorunlardan biri oluyor. Bu yüzden hiçbir semptom tek başına ele alınmamalıdır. Yani önerim hali hazırda hala araştırılan bir konu olan Gluten intoleransı için multidisipliner bir yaklaşım hedeflenmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Gamze Demir