Başkan Yıldız, kırsal mahalle ziyaretlerini sürdürüyor. Her hafta farklı kırsal mahalleyi ziyaret eden Yıldız, vatandaşlarla buluşuyor. Yaptıkları ziyaretlerle ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Yıldız, özellikle kırsal mahalleri böyle kış aylarında her sene ziyaret ettiklerini dile getirerek, "Yani hem hasbihal ediyoruz, birbirimizle sohbetimizi derinleştiriyoruz hem de kırsal mahallerin yaşamış oldukları problemleri kendi kaynağında, yerinde tespit etmeye çalışıyoruz. Direkt vatandaşla temas ederek burada yaşanan sorunları onlardan dinliyoruz. Yada burada yapacağımız işleri onlarla beraber paylaşarak yapıyoruz. Zaten teknik olarak da bizim görev alınımız belli, sınırlı. İşte köylerde duvar yapılması gereken yerlere duvar yapılması, yol yapılması gereken yerlere yol yapılması ama esas olan bizim açımızdan bahçe yollarının özellikle ulaşılabilir hale gelmesini istiyoruz. Bununla ilgili çok ciddi çaba sarf ediyoruz. Zaten genel olarak köylerden bize iletilen de bu. Yani diğer belediyecilik hizmetleri anlamında çok ciddi bir aksaklık yürümüyor. Burada zaten rutin olarak bizim çöp kamyonlarımız gelip konteynerleri boşaltıyor. Diğer yollara ilişkin arkadaşlarımızın elinde bir problem var ve o problem dahilinde acil olan yerlerden başladılar yapmaya. Her sene biraz daha yapmaya devam edecekler. Biz kendi görev süremizin sonuna gelinceye kadar bu hem kırsal mahallerimizde hem de merkez mahallerimizde temel belediyecilik hizmetleri konusunda sorun olarak addedilen şeylerin tamamını ortadan kaldırmayı düşünüyoruz" diye konuştu.

"Üretimden Hızla Kopuyoruz"
Gezilerde daha çok insanları dinledikleri vurgulayan Yıldız, "Maalesef artık köylerde yaşam oldukça sıkıntılı. Üretimden hızla kopuyoruz. Üretim alanlarımız hızla daralıyor. Özellikle iklim krizi, yağışların kontrolsüz olması, kışın kuraklığın yoğun olması insanların ürettikleri ürünlerin kendi değerinde satılmaması köylerimiz açısından ciddi bir sıkıntı. Şimdi mesela bu sene çok ciddi bir şekilde Türkiye'nin en çok cennet meyvesi, en çok narenciye üreten bölgelerinden birisiyiz. Her ikisi konusunda da ciddi problemler yaşadık. Cennet meyvesi hasadı başladı hemen ertesi gün ithalatına başladılar maalesef. Çok ciddi bir sıkıntı yaşandı, mallar köylünün elinde kaldı. Ürettiği ürünleri tüketemedi. Aynı şekilde narenciye neredeyse hiç satılmadı. Köylü bir taraftan iklim krizinin getirdiği sonuçlarla boğuşurken bir yandan pazar problemleriyle maalesef boğuşmak zorunda kalıyor. Keza hayvancılık da böyle. Girdiler oldukça pahalı. Yani insanlar bir de ürettikleri ürün üzerinde söz, yetki ve karar sahibi değiller. Yani 12 ay boyunca besledikleri, büyüttükleri meyvelerin satışı noktasında hiç kimse onlardan bir fikir sormuyor. Yani hiçbir zaman kendi ürünlerinin değer tespitini kendileri yapamıyorlar" ifadelerini kullandı.






