Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kentte görev yapan basın mensuplarıyla buluştu. MTSO Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda Çakır, 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 yılındaki beklentilerini anlattı. Göreve geldikleri günden bu yana durmadan çalıştıklarını belirten Çakır, “Şehrimiz, ülkemiz, sektörlerimiz için canla başla çalışıyoruz. MTSO olarak bu şehrin ana çatı iş örgütüyüz. Bizlerin 35 binin üzerinde üyemiz var. 41 tane sektörümüz, 270 tane meslek komitemiz, 115 Meclis üyemiz var. Onlarla beraber bu şehirde sektörlere destek vermeye çalışıyoruz. Gerek yurt dışında gerek yurt içinde, uluslararası olma boyutunda, bakanlıklar nezdinde, şehirdeki dinamiklerin bir araya gelmesi nezdinde çok güzel çalışmalara imza atılıyor. Gerçekten genel yapıda ciddi sorunlar yaşanıyor. Biz aslında önemli bir ekonomik anlamda zor bir zamandan geçiyoruz. Mersin bunu daha hafif atlattığını düşünüyorum. Evet tüm herkesin ekonomik anlamda ciddi sıkıntıları var ama bizim dış ticaret kenti olmamızdan dolayı, üreten bir kent olmamız, farklı sektörlerde olmamızdan dolayı ekonomik sıkıntıları biz biraz daha hafif geçiriyoruz. Ana hedeflerimizden bir tanesi beraberliği sağlamak. Çünkü ailede huzur olmadığı zaman hiç proje üretemiyorsunuz. Beraberlik sağlandığı zaman tüm kurumlarla her türlü projeyi yapabiliyorsunuz. Yeşil dönüşüm bizim için çok kıymetliydi. 2026 yılından itibaren Avrupa Birliği’nde karbon vergisi uygulanacak ve buda bizim firmalarımızı zorlayacaktır. Bu yüzden biz 2025 yılını yeşil dönüşüm yılı ilan etmiştik. Özellikle sanayicilerimizi yeşil dönüşümle ilgili nasıl geliştirebiliriz, teknolojiye nasıl ayak uydurabiliriz konularında çalıştık. Eğer sanayicilerimiz buna ayak uyduramazsa maalesef sektörden çıkmak zorunda kalıyor. Avrupa Birliği demir, alüminyum, çimento sektöründe öncelikle başlatacak ardından gıda sektörüne kadar girecek. Bu ihracatı yapamadığımız zaman hepimizin hayatını bir şekilde etkileyecek” diye konuştu.

“Büyük Resme Bakmak Lazım”

Ürün desenlerinin artık değiştiğini vurgulayan Çakır, “Narenciyle geçinen bir şehiriz ama naranciyenin geleceğini konuşmamız lazım. Artık narenciyenin yerine ne koyacağız. Hem iklim değişiyor hemde katma değeri de bu ürünün düştü. Biz Mısır ve İran gibi ülkelerle rekabet edecek durumda değiliz. Onun için bu konuda kaç yıldır çalışıyoruz. Bu iklim değişikliğinden sadece tarım değil herkes etkilenecek. Bunu Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerde konuştuk, konuşuyoruz. Akdeniz’i birlikte planlamamız lazım. Birbirimize rakip değil, birbirimizin yaptığı çalışmalarda faydalanmamız lazım. Çünkü üreten 25-30 ülke var, tüketen 200 ülke var. Yani tüm dünyayı düşünmemiz gerekiyor. Maalesef ancak herkes kendi ülkesine odaklanmış bakıyor ama büyük resme bakmak lazım. Limanları berabere planlamak lazım” şeklinde konuştu.

Kddrdr

Çeşmeli–Kızkalesi Otoyolu’nda Yüzde 84 Tamamlandı
Çeşmeli–Kızkalesi Otoyolu’nda Yüzde 84 Tamamlandı
İçeriği Görüntüle

“Meslek Okulları Eski Günlerine Doğru Geliyor”

Hızlı büyümenin yanında istihdamla ilgili sorunların olduğuna dikkat çeken Çakır, “Biz göreve geldiğimiz zamandan beri herkes personel arıyor, personel bulamıyor. Gençler artık sanayide, tarımda çalışmıyor. Şu anda tarımla uğraşanların yaş ortalamış 59 yaşında. Gençler tarımla uğraşmıyor. Bizim gençleri tarıma yönlendirmemiz lazım. Bu sıkıntıyı görür görmez Milli Eğitim Müdürlüğümüzle çok güzel bir işbirliği yaptık ve Dahi Mersin ile Dijital Ahilik projelerini hayata geçirdik. Bu Türkiye’de bir ilk oldu. Meslek okulları eski günlerine doğru geliyor. Bu yaptığımız çalışmayla birlikte öğrenciler ve sanayiciler için ciddi bir istihdam yolunu açtık” ifadelerini kullandı.

Mersin’in de lobisinin iyi olduğunu savunan Çakır, “Bir limon yasağı gelmişti ve hep birlikte Ankara’ya çıkarma yaparak, limon yasağını bir günde kaldırdık. Şimdi bir kez daha yasak gelebilir ve onun için uğraşıyoruz. Limanla ilgili sorunlarımız halen bitmedi ama sürekli konuşuyoruz. Onlara gücümüzü hissettiriyoruz. Genel anlamda güçlüyüz” diye konuştu.

646345634-1

“Amerika Aslında Kendi Ayağına Sıkıyor”

Dünyada jeopolitik risklerin devam ettiğinin altını çizen Çakır, “Davos’un teması birlik ve beraberlikti ama son Davos’ta artık bu taşlar atıldı, artık birlik ve beraberlik bitti ve herkes kendi başının çaresine baksın moduna gidiyor. Amerika çok agresif olmaya başladı ve ABD Avrupa’yı terk ediyor. NATO’nun geleceğiyle ilgili de aslında soru işaretleri var. Avrupa’da onun için farklı yollara gidiyor. ABD aslında ciddi bir erimeye doğru gidiyor. Amerika aslında kendi ayağına sıkıyor. Eskiden hep birlikte ve onları kontrol edecek durumdaydı ama Amerika önce kendi ülkem olur gerisi beni ilgilendirmez dedi. Bu seferde bizlerde dahil herkes kendi tahtını kurmaya başladı. Buda aslında ülkeleri çok güçlendirdi. Çin başta olmak üzere Amerika’nın tarihe yükseltmesi tüm dünyaya yayılmasına neden oldu. Çin Amerika’ya satamadığı malları yeni pazarlar oluşturarak tüm dünyaya yayıldı. Artık Amerika’ya ihtiyacı olmadan da bu düzeni yerleştirdi. Çin’in bu politikası da bize zarar verdi. Çin çok ucuz fiyatlara mal satıyor. Özellikle bizim Türkiye’nin satmaya çalıştığı pazarlara doğru bu malları satmaya başladı. Türkler burada rekabet edemeyecek duruma gelmeye başladı. Onun için bizim yeşil dönüşümle verimliliğimizi artırarak, bu pazarlarda rekabet edecek duruma gelmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Bizim En Büyük Rakibimiz Hindistan Olacak”

2050 yılında Hindistan’ın dünyanın en büyük 3. ekonomisine sahip olacağını ifade eden Çakır, “Bizim en büyük rakibimiz Hindistan olacak. Bunun sesleri de gelmeye başladı. Avrupa Birliği Hindistan ile Gümrük Birliği anlaşması yaptı. Bu anlaşmayla gümrük vergileri kademeli olarak indirilecek. Asıl bizi düşündüren Hindistan’ın da Avrupa’ya mal satması olacak. Çünkü çok ucuz bir işçilik ve ham madde var. Şimdi yavaş yavaş onlar Avrupa Birliği’ne ve bizim pazarlarımıza akın etmeye başlayacaklar. Burada tek anlaşamadıkları yeşil dönüşüm ve karbon ayak izi olacak. Hindistanlıların teknolojileri eski ve daha bu teknolojiye ait değiller. Ancak bunları da öğrenecekler ve bu işin içine de girecekler. Bizim onun için hızlı bir şekilde yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümle ilgili çalışmalara başlamamız ve onları farklı bir şekilde geçmemiz lazım. Tekstil sektörüyle biz Hindistan ile rekabet edemeyiz. Tekstilde markalaşmazsak fasonculukla biz ne Mısırla ne Vietnamla ne Kamboçya rekabet etme şansımız yok. Kendi markamızı çıkarmamız gerekiyor” diye konuştu.

Drdrdtü

"Vadeli Çeklerle İş Yapılıyor"

Faizlerin birazda olsa düşürüldüğünü ancak bunların kredilere yansımadığını belirten Çakır, “Hatta kredilerde az bir yükseliş bile oldu. Şu anda piyasalardan para çekilerek, halkın, tüketimin azalması sağlanarak enflasyon düşürülmeye çalışılıyor. Onun için kredi de bulamıyoruz. Şu anda vadeli çeklerle iş yapılıyor. Nakit akışında ciddi bozulmalar var. Cirolar çok yükseldi ama kar marjı yok gibi oldu. 2020-2024 yılı arasında Türkiye geneli yüzde 23 büyürken, Mersin yüzde 40 büyüme sağlamış. Sanayi sektörü Türkiye ortalamasına yakın bir seviyede büyümüş. Tarımda ve hizmet sektöründe Türkiye’nin üzerinde bir büyüme göstermişiz. Lojistiğin başkenti artık Mersin olmuştur. Gayri Safi Yurtiçi Hasılada Türkiye’nin en büyük 7. ekonomisindeyiz. Kişi başına düşen gayri safi hasılada 27. sıradayken şu anda 21. sıraya yükseldik. Tarımda Türkiye 5’ncisiyiz. İnşaatta 3., hizmet sektöründe 7., sanayide 17. sıradayız. Türkiye’de 52 değere baktığınız zaman yaşanılabilir kent olma yönünde Mersin 25. sıradan 13. sıraya yükselmiş” dedi.

Muhabir: Koray Ünlü