COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı MuratKurum, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) tarafından düzenlenen programa IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain ile birlikte katıldı. Dünyadaki Kızılhaç ve Kızılay kuruluşlarının yöneticilerinin çevrim içi olarak yer aldığı programda Türkiye’nin COP31 ev sahipliği süreci hakkında bilgi veren Kurum, konuşmasına Nepal’de yaşanan iklim felaketlerine dikkat çekerek başladı.

İklim değişikliğinin etkilerinin artık geleceğe yönelik bir risk olmaktan çıktığını belirten Kurum, sel, kuraklık, yangın ve aşırı hava olaylarının günlük yaşamı doğrudan etkilediğini söyledi. Kurum, afet sonrasında müdahale kapasitesinin korunmasının yanı sıra afet yaşanmadan önce toplumların korunmasına yönelik çalışmaların da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Kurum’dan Cop31 Mesajı (2)

“Riski erken görmek ve uyarıyı zamanında ulaştırmak durumundayız”

Kurum, iklim kaynaklı risklere karşı erken hareket edilmesinin önemine işaret ederek, “Uzun yıllar iklim değişikliğini geleceğe ilişkin riskler üzerinden konuştuk. Bugün etkilerini Nepal’de olduğu gibi günlük hayatımızda da görüyoruz” dedi.COP31 hazırlıklarının da bu anlayış doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Kurum, risklerin erken tespit edilmesi, uyarıların zamanında ulaştırılması ve yerel dayanıklılığın artırılması gerektiğini vurguladı.Küresel iklim politikalarının sahada karşılık bulmasının önemine değinen Kurum, erken uyarı sistemlerinin en kırılgan topluluklara ulaşması, iklim uyum politikalarının yerelde uygulanması ve finansman kaynaklarının ihtiyaç duyulan projelerle buluşturulmasının uygulamanın somut karşılıkları olduğunu söyledi.

Altın madeninde göçük: 67 kişi hayatını kaybetti
Altın madeninde göçük: 67 kişi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

“Kızılhaç ve Kızılay’ın saha tecrübesi önemli bir imkan”

Kızılhaç ve Kızılay kuruluşlarının yerel düzeyde sahip olduğu deneyimin COP31 açısından önemli olduğunu belirten Kurum, iklim politikalarının ulusal ve küresel ölçekte oluşturulmasına rağmen sonuçlarının mahalle, köy, şehir ve ailelerin günlük yaşamında görüldüğünü ifade etti.

Yerel kuruluşların toplulukları ve bölgesel kırılganlıkları yakından tanıdığını belirten Kurum, bu kuruluşların yalnızca afet sonrasında değil, afet öncesindeki hazırlık çalışmalarında da önemli rol üstlendiğini söyledi. mCOP31 kapsamında ele alınacak “İklim Dayanıklı Şehirler” ile “Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri” başlıklarının doğrudan günlük yaşamla bağlantılı olduğunu belirten Kurum, erken uyarı sistemlerinin bu nedenle büyük önem taşıdığını söyledi. “Herkes İçin Erken Uyarı Girişimi”ni güçlü şekilde desteklediklerini belirten Kurum, 2027 yılı sonuna kadar herkesin hayat kurtaran erken uyarı sistemleriyle korunmasının hedeflendiğini aktardı. Erken uyarının yalnızca teknolojik altyapıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kurum, bilginin doğru zamanda doğru kişiye ulaştırılması ve bu bilginin erken eyleme dönüşmesi gerektiğini belirterek, “En kırılgan topluluğa ulaşmayan uyarı görevini tamamlamış sayılmaz” dedi.

İklim çalışmalarında finansman vurgusu

İklim krizleri ve afetlere karşı yerel dayanıklılığın güçlendirilmesinde finansmanın da önemli bir unsur olduğunu dile getiren Kurum, yalnızca finansmanın miktarının değil, kaynakların doğru projelere ve doğru aktörlere ulaştırılmasının da önem taşıdığını söyledi.Kurum, “İklim Uygulama Köprüsü” ile ulusal önceliklerin uygulanabilir ve finansmana hazır projelerle buluşturulmasının hedeflendiğini belirtti. Şehirler ve yerel aktörler açısından sürecin; riskin belirlenmesi, ihtiyacın projeye dönüştürülmesi ve projenin finansmanla buluşturulması aşamalarından oluştuğunu ifade etti.

Kaynak: DHA