Aydıncık’ta zeytinlik ve sit alanlarına yakın olması nedeniyle çevrede yaşayanlar tarafından büyük tepki çeken taş ocağına mahkeme ‘dur’ dedi. Yıllarca işletilen taş ocağına verilen orman izninin iptali için açılan davada yerel mahkemenin verdiği red kararını, Danıştay 8. Dairesi bozdu. Yıllardır büyük tartışmalara yol açan ve patlamanın etkilerinin yanı sıra yaydığı toz nedeniyle rahatsızlık yaratan taş ocağıyla ilgili Mersin Çevre Dostları Derneğinin açtığı dava yerel mahkeme tarafından reddedilmişti. Mücadelelerini yılmadan sürdüren çevrecilerin taşıdıkları İstinaf Mahkemesi de yerel mahkemenin kararına uyarak onamıştı. Verilen kararı Danıştay’a taşıyan çevrecilere müjdeli haber Danıştay 8. Dairesinden geldi.
Başvuruyu değerlendiren Danıştay 8. Dairesi, onama kararını bozarak ve zeytine yaşam hakkı tanımış oldu. Kararda, mahkemeye atanan bilirkişinin iddia edildiği gibi taş ocağının genişleme bölgesinde zeytinlik alanın olup olmadığı konusunda tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğinin altı çizilerek, yeniden keşif yapılması ve bilirkişi raporu hazırlanması gerektiğine dikkat çekildi.
Aynı zamanda davanın avukatı da olan Mersin Çevre Derneği (MERCED) Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu Son gazetemize yaptığı açıklamada, Danıştay tarafından verilen kararın çevre halkında büyük mutluluğa neden olduğunu söyledi. Büyük bir hukuk mücadelesi sonrası bozma kararı ile çevreciler oalrak büyük bir moral de kazandıklarını ifade eden Seyda Afyoncu Son, yaptığı açıklamada, “Mersin ili, Aydıncık ilçesi, Yeniyörük Mahallesi Çatak mevkiinde bulunan IR:81912 erişim numaralı II (a) grubu kalker taş ocağı ve kırma-eleme işletme ve alt yapı tesislerine yönelik Akfa İnş Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti adına orman izni verilmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün 10/06/2022 tarih ve 4568357 sayılı işleminin iptali için açtığımız davada; Mersin 2.İdare Mahkemesince verilen 05/04/2024 tarih ve E:2022/1792, K:2024/547 sayılı "davanın reddine" dair eksik incelemeye dayalı kararı, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, kasıtlı biçimde sahada olmayan pasa alanından bahsedilmediği, rapora itiraz edilmesine rağmen itirazlar gerekçesiz reddedilerek savunma hakkının kısıtlandığı, yerleşim yerlerinin sahaya güncel mesafesinin dahi tespit edilmediği, ilk orman izni ile ÇED gerekli değildir kararının verildiği tarihten itibaren geçen sürede yerleşim yerleri ile ruhsat sahasının yakınlaştığı gerçeğinin göz ardı edildiği, bilirkişi heyetine yapılan itirazların reddedildiği, bilirkişi heyetinde arkeolog bilirkişiye heyette yer verilse idi ruhsat sahası içindeki 1.derece arkeolojik sit alanını koruyan bir raporun yazılacağı, sit alanın devamındaki ruhsat sahasında yer alan tescilsiz arkeolojik kazıntıların bulunduğu ormanlık alanda davaya konu iznin verilmeyeceğini, yargılama harç ve giderlerinin yanlış hesaplandığı, dava konusu işlemin ve mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürerek, istinaf yoluna gitmiştik. İstinaf Mahkemesi de haklı başvurumuzu hukuka aykırı biçimde reddetmişti. Sonrasında yaptığımız temyiz başvurusu Danıştay 8. Dairesi tarafından kabul edildi ve İstinaf Mahkemesi kararı bozuldu. Yıkım yaratan insan faaliyetlerine karşı mücadele eden insanlara umut veren bir karar bu. Davacıları ve mücadeleye destek veren Aydıncık halkını kutlarım” dedi.




