Av. Tucel, “Hukuku sadece kriz anlarında başvurulan bir mekanizma olarak değil, hayatı düzenleyen ve kolaylaştıran bir rehber olarak görmeliyiz” diyerek, dijital miras konusunda önleyici hukukun önemine dikkat çekti.
Maddi ve manevi iki boyut
Geleneksel miras anlayışının fiziksel varlıklarla sınırlı olduğunu belirten Tucel, günümüzde durumun tamamen değiştiğini vurguladı. Dijital mirası iki ana başlıkta ele alan Tucel, maddi boyutta kripto paralar, NFT’ler, e-ticaret gelirleri ve tescilli alan adlarının ciddi birer servet unsuru haline geldiğini; manevi boyutta ise aile fotoğrafları, dijital günlükler ve sosyal medya arşivlerinin paha biçilemez anılar olduğunu ifade etti. “Bu varlıkların şifreleri veya erişim anahtarları hukuki bir güvenceyle varislere aktarılmadığında, ciddi maddi kayıplar yaşanması kaçınılmazdır. Manevi boyutta ise geri dönüşü olmayan duygusal yıkımlar söz konusu olabilir” dedi.
Küresel şirketler ve hukuki muamma
Meta, Google ve Apple gibi teknoloji devlerinin kullanıcılarına ‘anıtlaştırma’ veya ‘dijital vasi’ atama gibi seçenekler sunduğunu hatırlatan Tucel, Türkiye’de Yargıtay’ın emsal kararlarıyla dijital varlıkların da miras hukuku kapsamına alındığını belirtti. Ancak sürecin otomatik işlemediğinin altını çizen başarılı avukat, “Kişi hayattayken iradesini hukuki bir çerçevede ortaya koymazsa, geride kalan aileler uluslararası şirketlerle uzun ve bürokratik bir mücadeleye girmek zorunda kalıyor. Gizlilik politikaları ve KVKK engelleri nedeniyle birçok aile, sevdiklerinin anılarına ya da yatırımlarına ulaşamıyor” şeklinde konuştu.
Çözüm: Bugünden plan yapın
Av. Sahra Düzgün Tucel, dijital ayak izlerinin bir envanterinin çıkarılmasını ve şifrelerin güvenli bir şekilde muhafaza edilmesini önerdi. Dijital vasiyetnameler hazırlanarak erişim yetkilerinin hukuki zemine oturtulmasının, sevdiklerinizi yıllar sürecek hukuk savaşlarından koruyacağını dile getirdi. “Hayat sadece bugünü inşa etmek değil, yarını da sevdiklerimiz için şeffaf ve güvenli kılmaktır” diyen Tucel, sözlerini şöyle tamamladı: “Dijital çağda emeklerinizi, yatırımlarınızı ve en önemlisi anılarınızı şansa bırakmayın. Geleceğinizi şimdiden hukukun o güçlü, şefkatli ve güvenli şemsiyesinin altına alarak, huzur içinde yaşayın.”




