Ankara'da geçtiğimiz yıl Temmuz ayında meydana gelen üzücü olayda, 20 yaşındaki inşaat işçisi M.K., ailesiyle birlikte gittiği eğlence merkezindeki 12 metrelik kaydıraktan kaydığı esnada dengesini kaybederek beton zemine düştü. Ağır yaralanan genç, kaldırıldığı hastanede bir gün sonra hayatını kaybetti.
Olayın ardından başlatılan adli ve hukuki süreçte önemli gelişmeler yaşandı.
Güvenlik kamerası görüntüleri dosyaya girdi
Soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerinde, M.K.'nin kaydırak üzerindeki eğimli yüzeyde ayağa kalkmaya çalıştığı, bu sırada arkasından gelen yakınının çarpması sonucu dengesini kaybedip düştüğü görüldü. Initial bilirkişi raporunda genci yönlendiren görevli ile işletme yetkilisinin kusursuz olduğu belirtilince savcılık takipsizlik kararı verdi.
Sulh Ceza Hakimliği kararı kaldırdı: Yeni bilirkişi raporu istendi
Ailenin takipsizlik kararına yaptığı itirazı inceleyen Ankara 12'nci Sulh Ceza Hakimliği, maddi gerçeğe ulaşılması ve etkin bir soruşturma yürütülmesi amacıyla kararı kaldırdı. Hakimlik; alanında uzman 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, kaydıraktaki su debisi ve alandaki güvenlik personeli varlığı gibi detayların incelenmesini talep etti.
Tüketici Mahkemesinde tazminat davası
Soruşturma yeniden başlatılırken, acılı aile işletme sahibi İ.Ö. hakkında Ankara Tüketici Mahkemesi’nde maddi ve manevi tazminat davası açtı.
Ailenin avukatı H.S.Ö., olayın meydana geldiği alanda güvenlik standartlarının eksik olduğunu savunarak "Kaydırakta su seviyesinin yeterli olup olmadığı ve aşağıda 'düşüş tamamlandı, yeni kişi kayabilir' talimatı verecek bir personelin bulunup bulunmadığı araştırılmalıydı. Takipsizlik kararı kaldırıldı; eksik hususların tamamlanması ve bağımsız heyetçe hazırlanacak yeni bilirkişi raporu doğrultusunda iddianame düzenlenmesini bekliyoruz" dedi.
Görgü tanığı yakını: "Yönlendiren bir görevli yoktu"
Olay esnasında M.K.'nin yanında bulunan ağabeyi Ö.K. ise, yoğunluk nedeniyle insanların peş peşe kaydığını ve alanda yönlendirme yapacak bir görevlinin bulunmadığını iddia etti. Kalıcı bir sağlık ekibinin de olmadığını belirten Ö.K., adalet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerini ifade etti.
Yeniden başlatılan soruşturma ve tazminat davası süreci devam ediyor.




