Araç sahiplerinin her yıl yenilemek zorunda olduğu zorunlu trafik sigortası ile aracın kendisini çeşitli risklere karşı güvence altına alan kasko sigortası, özellikle yenileme dönemlerinde sürücülerin en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor.

Sigorta sektör temsilcisi Abdulcelil Alkış, araç sahiplerinin trafik sigortası ile kaskonun birbirinden farklı iki sigorta olduğunu bilerek hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Alkış, sigorta tercihlerinde yalnızca en düşük fiyatın esas alınmasının doğru olmadığını belirterek, poliçenin kapsamı, limitleri, ek teminatları ve özel şartlarının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Vatandaşlarımız doğal olarak bütçelerini düşünüyor ve farklı şirketlerden fiyat alıyor. Ancak sigorta sadece satın alınırken değil, asıl hasar meydana geldiğinde kendisini gösteren bir hizmettir. Bu nedenle ‘En ucuz poliçe hangisi?’ sorusunun yanında ‘Bu poliçe beni hangi risklere karşı, hangi şartlarla koruyor?’ sorusunun da sorulması gerekiyor” dedi.

“Trafik Sigortası İle Kasko Aynı Şey Değil”

Trafik sigortası ile kaskonun zaman zaman birbirine karıştırıldığını ifade eden Alkış, iki ürün arasındaki temel farkı şöyle anlattı: “Zorunlu trafik sigortası, aracımızla üçüncü kişilere verebileceğimiz zararlar açısından devreye giren ve teminat yapısı mevzuatla belirlenen zorunlu bir sigortadır. Kasko ise esas olarak kendi aracımızda meydana gelebilecek zararları, seçilen poliçenin kapsamına göre güvence altına alır. Dolayısıyla trafik sigortası yaptırmış olmak aracımızın kendi hasarlarının da karşılanacağı anlamına gelmez.”

“Sigorta danışmanlarına sormalarında fayda var”

Araç değerlerinin son yıllarda önemli ölçüde yükseldiğini de hatırlatan Alkış, trafik sigortasının yasal limitlerinin üzerinde oluşabilecek sorumluluklar açısından ‘İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM)’ teminatının da değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Alkış, “Bugün trafikte çok yüksek bedelli araçlar bulunuyor. Büyük bir kazada ortaya çıkabilecek maddi sorumluluk da yüksek olabiliyor. Bu nedenle araç sahiplerinin yalnızca zorunlu trafik sigortasını değil, ihtiyaçlarına göre ilave sorumluluk teminatlarını da sigorta danışmanlarına sormalarında fayda var” diye konuştu.

Araçlar

“Tanıdıktan araç alıyorum” diyerek ekspertizi atlamayın
“Tanıdıktan araç alıyorum” diyerek ekspertizi atlamayın
İçeriği Görüntüle

“Kaskoda Fiyat Farkının Nedenine Bakılmalı”

Kasko poliçelerinde şirketler ve ürünler arasında önemli kapsam farklılıkları bulunabileceğini belirten Alkış, iki teklif arasındaki fiyat farkının nedeninin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.

“Bir poliçe daha ucuz olabilir ancak bunun sebebi bazı teminatların bulunmaması, farklı muafiyetlerin uygulanması ya da hizmet kapsamının daha dar olması olabilir. Bu nedenle yalnızca toplam prime bakarak iki kasko poliçesinin aynı olduğunu düşünmemek gerekir.”

Alkış, araç sahiplerinin kasko yaptırırken özellikle ‘yetkili veya özel servis kullanımı, orijinal parça koşulları, ikame araç, yol yardım, cam hasarları, doğal afetler, anahtar kaybı, mini onarım, muafiyetler ve İMM limitleri’ gibi başlıkları kontrol etmesini önerdi.

“Hasar Olduktan Sonra Değil, Poliçe Yapılırken Sorun”

Sigorta poliçelerindeki detayların çoğu zaman ancak hasar meydana geldikten sonra fark edildiğine dikkat çeken Alkış, araç sahiplerine poliçeyi satın almadan önce anlamadıkları bütün noktaları sormaları çağrısında bulundu. Alkış, “En sık karşılaştığımız sorunlardan biri, vatandaşın poliçesinde belirli bir teminatın bulunduğunu düşünmesi ancak hasar sonrasında farklı bir şartla karşılaşmasıdır. Bunun önüne geçmenin yolu poliçeyi yaptırırken doğru soruları sormaktır. Sigorta acentesinin görevi de müşteriye yalnızca fiyat vermek değil, ihtiyacına uygun teminat yapısını doğru şekilde anlatmaktır.”

“Her Araç Sahibinin İhtiyacı Aynı Değil”

Kaskoda tek bir ürünün bütün araç sahipleri için doğru seçim olmayacağını belirten Alkış, aracın yaşı, değeri, kullanım şekli ve sürücünün beklentilerine göre farklı çözümlerin değerlendirilebileceğini ifade ederek, “Yeni ve yüksek değerli bir araç ile daha düşük piyasa değerine sahip bir aracın sigorta ihtiyacı aynı olmayabilir. Aracını her gün yoğun kullanan biriyle aracını haftada birkaç kez kullanan kişinin riskleri de farklı olabilir. Doğru sigortacılık, müşterinin ihtiyacını anlayıp ona göre çözüm üretmektir.” dedi

“Poliçeyi Son Güne Bırakmayın”

Araç sahiplerinin poliçe bitiş tarihlerini düzenli takip etmesini isteyen Alkış, yenilemelerin son güne bırakılmamasının farklı seçeneklerin daha sağlıklı değerlendirilmesine imkân verdiğini söyledi. Alkış, “Son gün yapılan işlemlerde vatandaş doğal olarak hızlı karar vermek zorunda kalıyor. Oysa yenileme tarihinden önce acentesiyle görüşen bir araç sahibi hem farklı alternatifleri değerlendirebilir hem de poliçesindeki teminatları daha rahat inceleyebilir” şeklinde konuştu.

“Sigorta Bir Fiyat Değil, Risk Yönetimidir”

Araç sigortalarında bilinçli tercihin önemine dikkat çeken Abdulcelil Alkış, sözlerini şöyle tamamladı: “Sigortayı yalnızca yıllık ödenen bir gider olarak görmemek gerekiyor. Sigorta aslında kişinin karşılaşabileceği büyük bir mali riski yönetme aracıdır. Bazen birkaç bin liralık fiyat farkına odaklanırken yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık bir riski gözden kaçırabiliyoruz. Bu nedenle vatandaşlarımızdan ricamız; fiyatı mutlaka karşılaştırsınlar ama teminatı, limiti, muafiyeti ve poliçenin özel şartlarını da karşılaştırmadan karar vermesinler. Doğru poliçe, en ucuz poliçe değil; ihtiyaç duyulduğu anda doğru korumayı sağlayan poliçedir.”

Muhabir: Emrah Birgül