Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, son dönemde hukuk eğitiminin kalitesine yönelik yapılan eleştirilere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, son yıllarda bu alanda sessiz ancak kapsamlı reformların hayata geçirildiğini belirterek, hukuk eğitiminde tarihi bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Hukuk eğitiminin yalnızca bir diploma süreci olmadığını vurgulayan Tunç, adalet sisteminin gücünün güçlü bir eğitim altyapısıyla mümkün olabileceğini söyledi. “Zayıf bir hukuk eğitimi, güçlü bir adalet sistemi üretemez” diyen Bakan Tunç, bu anlayışla önemli düzenlemeler yaptıklarını kaydetti. Bu kapsamda hukuk fakültelerindeki kontenjanların 14 binden 10 bine düşürüldüğünü belirten Tunç, vakıf üniversitelerinde de azaltıma gidilerek toplam kontenjanın 8 bine indirileceğini açıkladı. Amaçlarının nicelikten ziyade nitelik olduğunu dile getirdi. Bakan Tunç, hukuk fakültelerine girişte ilk 100 bin başarı sıralaması şartının getirildiğini, meslek yüksekokullarından dikey geçişin kaldırıldığını ve ikinci öğretim programlarının kapatıldığını hatırlattı. Reformlar kapsamında Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın hayata geçirildiğini belirten Tunç, diplomanın artık tek başına yeterli olmadığını, mesleki yeterliliğin objektif kriterlerle ölçüldüğünü ifade etti.
Bakan Tunç, Hukuk Eğitiminde Kalitenin Bir Tercih Değil, Zorunluluk Olduğunu Vurguladı
Hakim ve savcı yardımcılığı sistemine de değinen Tunç, bu uygulamayla birlikte mesleğe yeni başlayanların usta-çırak ilişkisiyle yetiştiğini, teori ile pratiğin buluşturulduğunu söyledi. Yapılan tüm düzenlemelerin Türkiye’de hukuk eğitimi tarihinde en kapsamlı kalite reformları arasında yer aldığını vurgulayan Bakan Tunç, “Hiçbir şey yapılmadı demek, bu emeği görmezden gelmektir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Tunç, reform iradesinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Bakan Tunç, hedeflerinin daha donanımlı avukatlar, daha yetkin hâkim ve savcılar, daha güven veren bir yargı sistemi ve adalete daha güçlü inanan bir toplum olduğunu ifade ederek, hukuk eğitiminde kalitenin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.




