YENİ YOL Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerine partisinin görüşlerini açıkladı.Ekmen, YENİ YOL Grubu olarak sürecin başlamasını meşru ve doğru bir çaba olarak gördüklerini belirterek, muhalefetin görüş, öneri ve eleştirilerinin dikkate alınmasının önemine vurgu yaptı.Sürecin doğru değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, “Bu süreç, Türkiye’nin demokratikleşmesine dair bir süreç değildir. Kürt meselesine dair kök sebeplerinin ele alındığı bir süreç de değildir. Bu süreç, Kürt meselesinden neşet eden ancak yer yer bu meseleyi de aşan, PKK/KCK terör örgütünün görüşmeler yoluyla silahsızlandırılması sürecidir” dedi.
“Hiçbir isyan devlete diz çöktüremedi”
Dünyada silahlı isyan ve terör gruplarının görüşmeler yoluyla silahsızlandırılmasına ilişkin çok sayıda örnek bulunduğunu söyleyen Ekmen, Güney Afrika, Kolombiya, Endonezya, Filipinler, İrlanda ve İspanya’yı örnek gösterdi.Türkiye’nin geçmişte de benzer süreçler ve af düzenlemeleri yaşadığını belirten Ekmen, 1920-1938 yılları arasında çıkarılan af kanunlarına ve yakın dönemde farklı siyasi aktörlerin yürüttüğü girişimlere dikkat çekti.Ekmen, son dönemde Abdullah Öcalan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 1993 ve 2013 süreçlerine ilişkin “keşke” ifadelerini hatırlatarak, geçmişte süreçlerin yarıda kalmasının ağır sonuçları olduğunu söyledi.“Umarız içinde bulunduğumuz süreçte bir ‘keşke’yle bitmez” diyen Ekmen, sürecin başarıyla tamamlanmasının önemini vurguladı.
“Kamu düzeninde zafiyet yaratılmamalı”
Süreç yönetiminde bazı temel ön kabullerin bulunması gerektiğini ifade eden Ekmen, girişimlerin kamu düzeninde zafiyet oluşturmaması gerektiğini belirtti.Ekmen ayrıca, PKK’nın Kürt meselesinden doğmuş olmasının Kürtler adına tek bir liderlik veya temsil makamı oluşturulmasına gerekçe yapılamayacağını savundu.“Kürtler de tıpkı diğer unsurlar kadar çeşitli, farklı siyasi görüşlere ve organizasyonlara sahiptir” diyen Ekmen, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ilgilendiren tüm konularda olduğu gibi Kürt vatandaşların meselelerinin de demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi.
“Müzakere alanı Meclis’tir”
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hak ve özgürlükleri ile devletin yapısal dönüşümünün müzakere alanının TBMM olduğunu belirten Ekmen, “Müzakere alanı Türkiye Büyük Millet Meclisinin komisyon salonlarıdır, Genel Kuruldur, siyasettir, milletin Meclisidir” ifadelerini kullandı.Ekmen, mevcut sürecin geçmiş girişimlere kıyasla başarıya ulaşma ihtimalinin daha yüksek olduğuna inandıklarını da söyledi.
Bahçeli, Öcalan ve Meclis konsensüsüne dikkat çekti
Sürecin başarı ihtimalini artıran unsurlar arasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin rolünü gösteren Ekmen, Bahçeli’ye çağrısından dolayı teşekkür etti.Ekmen, Abdullah Öcalan’ın da ön şart ileri sürmeden çağrıya yanıt vermesinin süreci ilerletilebilir bir noktaya taşıdığını söyledi.Meclis’te oluşan konsensüsün de önemli bir avantaj olduğunu belirten Ekmen, Mahmut Arıkan, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın destek, tavsiye ve eleştirilerini hatırlattı.Devlet kurumlarının süreçteki rolüne de değinen Ekmen, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve MİT Başkanlığına özel teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sürecin yönetiminde pozitif rol oynadığını ifade etti.
“İç cephenin tahkimi için hukuk devleti güçlendirilmeli”
Ekmen, sürecin başlatıldığı dönemde Devlet Bahçeli’nin “iç cephenin tahkimi” vurgusu yaptığını hatırlatarak, bunun için AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını, KHK’lilerin sorunlarına yönelik adımlar atılmasını beklediklerini söyledi.Ancak bu beklentilerin karşılanmadığını savunan Ekmen, son dönemde hukuk devleti açısından ciddi sorunlar yaşandığını ileri sürdü.Ekmen, “Geride kalan zamanda Türkiye’nin daha demokrat, daha çoğulcu, daha özgürlükçü bir hukuk devleti olacağına dair inanç güçlendirilememiştir” dedi.Bahçeli’nin geçmiş konuşma ve yazılarında hukuk devleti ve demokratik dönüşüm açısından güçlü bir perspektif bulunduğunu belirten Ekmen, bunları Bahçeli’nin Türk siyasetine verdiği taahhütler olarak gördüklerini söyledi.
“Teklif diğer partilerle daha fazla müzakere edilmeliydi”
Kanun teklifinin hazırlanmasının zor bir denge gerektirdiğini belirten Ekmen, metnin Meclis Başkanlığına sunuluncaya kadar siyasi parti gruplarıyla paylaşılmamasını eleştirdi.Ekmen, “Başta Anayasa’ya aykırılık iddiası olmak üzere, Türk Ceza Kanunu ve İnfaz Kanunu’nun genel mimarisiyle çelişen ve uygulamada sorun yaratacağına inanılan mevzularda muhalefetin eleştirileri dikkate alınmadı” ifadelerini kullandı.Teklifin diğer siyasi parti gruplarıyla daha detaylı ve uzun süreli biçimde çalışılması gerektiğini savundu.
“Başarı kriteri örgüt üyelerinin normal hayata dönmesi”
Sürecin temel başarı kriterinin, kırsal alandaki örgüt üyelerinin illegaliteden legaliteye geçerek normal hayata intibak etmeleri ve yeniden silahlı mücadeleye yönelmelerinin yapısal olarak önlenmesi olduğunu belirten Ekmen, bunun yasal bir zemine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Emin Ekmen, örgütün kendisini feshettiğinin ve silahsızlandığının tespit ve ilan edilmesinin sürecin başında bir ön şart haline getirilmesini de eleştirdi.“Yasal zemini oluşturacaksınız, bir kapıyı açacaksınız” diyen Ekmen, belirlenen süre sonunda silahların bırakılması, lojistik alanların boşaltılması ve yargı süreçlerinin değerlendirilmesinin ardından örgütün sona erdiğinin ilan edilmesinin daha doğru olacağını savundu.
“Toplumsal uyum ve entegrasyon programı yok”
Teklifte önemli bir eksiklik bulunduğunu belirten Ekmen, örgüt üyelerinin geri dönüşü sonrasında toplumsal uyum ve entegrasyon programlarının oluşturulması gerektiğini söyledi.Ekmen, “Bu yasada toplumsal uyum ve entegrasyona dair tek bir kelime yoktur” diyerek, geri dönen kişilerin topluma yeniden kazandırılması için devletin, kişilerin rızası doğrultusunda kapsamlı bir program uygulaması gerektiğini ifade etti.Konuşmasının sonunda Türkiye’nin uzun yıllardır taşıdığı ağır yükün sona erdirilmesi gerektiğini belirten Ekmen, hedefin yalnızca silahların susması değil, aynı zamanda daha demokratik, çoğulcu, özgürlükçü ve güçlü bir hukuk devletinin inşa edilmesi olduğunu söyledi.Ekmen, konuşmasını Muhsin Kızılkaya’nın yazısından yaptığı alıntıyla tamamladı:“Sizin gibi ben de hep bir gün bitecek diye bekledim, bir gün bitecekti çünkü. Başladığımda 21 yaşındaydım, şimdi 63. Bittiğini görmekti tek dileğim, gördüm, Rabb'ime şükür.”Ekmen, “Umarız, bu süreç yeni bir keşkeye dönüşmez. Umarız, bu tarihî fırsat Türkiye’nin geleceği açısından mutluluk ve coşkuyla hatırlayacağımız bir sonuca ulaşır” dedi.





