TBMM'de 2024-2025 eğitim öğretim döneminde staj yapan D.K. isimli öğrenci, Meclis lokantasında görevli H.İ.G.'nin kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia ederek, 4 Aralık'ta Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğüne müracaat etti. D.K.'nin şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan 4 mağdurenin, TBMM'de stajyer olarak bulundukları dönemde Meclis lokantasında çalışan Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Ramazan Ç. ve Recep S. tarafından tacize uğradıkları iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. Sanıklar hakkında, 'Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' ve 'Çocuğa karşı cinsel taciz' suçlarından 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi.

“Mesaj attım, çok pişmanım”

Sanıkların, Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Recep S. ve tutuksuz sanık Ramazan Ç. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklardan İbrahim B., savunmasında 14 yıldır Meclis’te çalıştığını belirterek, “WhatsApp’tan mesaj attım. Çok pişmanım. Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Herkes bölümüne göre staj yeri alır, herkesin bir staj yeri vardır. Sadece S.’ye bu şekilde mesaj attım. Ne yazdığımı şu an tam olarak hatırlamıyorum. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı, o yüzden canım sıkıldı ve mesaj attım. Başka stajyerin numarası yoktu. S.’ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değildir. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim, pişmanım. Kendisinden özür diliyorum” dedi.

Hakimin, “Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı söyleniyor” demesi üzerine sanık İbrahim B., “Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme anlamında ‘sen benim stajyerimsin’ şeklinde konuşmalar yapıyor. Bunun dışında cinsel saik maksadıyla bir konuşma ya da paylaşım olmuyor" yanıtını verdi.

“İşe yönlendirmek için kolundan tuttum”

Durmuş U. ise savunmasında, “Devamlı telefonla uğraşıyordu, verdiğim işleri yapmıyordu. Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. İş yapmadığı için uyarmak istedim. Kesinlikle cinsel saik yoktu. İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiştir. Kimsenin özel hayatı beni alakadar etmez. Aramızda husumet yoktur. Ben kendisine ‘Su gibi içerim’, ‘Sen onu yatakta tanıyamazsın’ demedim. Kolundan tutma nedenim orada abisi olarak işe yönlendirmekti. İşin işleyişini sağlamak için kolundan tuttum. Başka bir şey kesinlikle söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

Bakan Memişoğlu: "Milletimize hizmet için gece gündüz çalışacağız"
Bakan Memişoğlu: "Milletimize hizmet için gece gündüz çalışacağız"
İçeriği Görüntüle

“İftira atıyorlar”

Recep S. de 38 yıldır Meclis’te görev yaptığını söyleyerek, “A. ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında veda için ben de gittim. 'Allah'a ısmarladık, hayırlı olsun’ demişimdir. Tokalaşma sırasında fısıldayarak ‘bana yaz, arada’ şeklinde bir şey demedim. Mağdurların hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir şey peşindeydiler, anlamadım. İftira atıyorlar. Stajyer S.’nin göğsüne ve omzuna dokunmadım. Ara tatil öncesi Meclis’e ailesi ile geldi vedalaştık, hatta bana sarıldı, teşekkür etti” dedi.

“Etrafımdakilere de söylerim, art niyet yok”

Halil İ.G. savunmasında, "Bu şekilde burada olduğum için üzgünüm. Üzerime atılan cinsel istismar suçunu kabul etmiyorum. Hiçbir temasım olmamıştır. D. önce memurlar kafeteryasında B blokta göreve başladı, daha sonra 2'nci dönem üyeler lokantasına geçti. Annesinin rahatsızlığı olduğu için tedavisi nedeniyle izin alıyordu, bu nedenle böyle bir karar aldı. Aynı mutfakta çalışıyorduk, birbirimizde telefon numaralarımız vardı. Okuduğunuz mesajları D.'ye gönderdim ama bunların taciz olduğunu düşünmüyorum. Kendisiyle sohbet ediyordum. Stajdan sonra mesajlaşmalarımız başladı. Stajın bitmesine yakın bizlerle arkadaş, abi kardeş gibi konuşmalar olmuştur. Emoji göndermişliğim vardır. Söz konusu mesajları farklı günlerde de aynı gün içerisinde de attım. Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi. ‘Fıstığım, güzelim’ şeklindeki mesajları şöyle açıklayacağım; ben bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim, art niyetim yoktur. ‘Hayatına benden başka kimse girmesin’ şeklindeki mesajı arkadaş manasında söyledim, benden başka hayatında kimse olmayacak dedim. Kendisine yönelik herhangi bir fiziksel temasım olmadı. D, benim aracıma kendi rızası ile binmiştir. Aracın içindeyken herhangi bir fiziksel temasım olmadı. ‘İstersen seni eve bırakırım’ dedim, burada bir art niyet yoktu. Araçta ‘Evli olmasam, çocuğum olmasa birlikte olur muyduk’ şeklinde bir söz söylemedim kesinlikle. Neden böyle şeyler söyledi bilmiyorum. Kendisiyle bu buluşmadan başka bir buluşmam olmadı. Arabada başka kimse yoktu. Ben işimden olmuş durumdayım. Devlet memuruyum. 3 yaşında oğlum var. Büyük bir pişmanlık duyuyorum, burada olmaktan utanç duyuyorum. Attığım mesajların mahiyetini anlayamadım. Attığım mesajların yanlış anlaşılma ihtimaline karşı silinmesini söyledim" dedi.

“Buraya niye çıktım bilmiyorum”

Tutuksuz sanık Ramazan Ç., savunmasında, “A., 9 ay bizde staj yaptı. Staj bittikten sonra beni aradı ve ‘Babamla tartıştık’ dedi. ‘Paranız var mı’ diye sordum. Eşim de yanımdaydı, IBAN aldık. Eşimin bilgisi vardır. A.’ya 500 TL taksi parası gönderdim. Saat 22.30’da tekrar aradı. İhtiyacı vardı, eşimle birlikte para gönderdik. Eşimle de görüşür, tanışıklığımız vardır. Buraya niye çıktım bilmiyorum. Eşim doğum yapınca A. bize çiçek gönderdi” dedi.

Tahliye talepleri reddedildi

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Duruşma 9 Şubat'a ertelendi.

Kaynak: DHA