Felaketlerin faturasını sadece iklim krizine kesmenin sorumluluktan kaçmak olduğunu belirten oda yönetimi, kentlerin "betonla boğulduğunu" ve mevcut "gri altyapı" anlayışının iflas ettiğini savundu.

"Suyu Düşman Gibi Uzaklaştırmayın, Hasat Edin"

Açıklamada, kent planlamasında peyzajın ana altyapı bileşeni olması gerektiği vurgulanırken, geleneksel mühendislik çözümlerinin yetersiz kaldığı ifade edildi. Odadan yapılan açıklamada şu çözüm önerileri öne çıktı:

Doğa Temelli Çözümler (DTÇ): Şehirler devasa beton kanallar yerine, doğayı taklit eden sistemlerle yeniden tasarlanmalı.

Yeşil Koridorlar ve Yağmur Bahçeleri: Sel yatakları yapılaşmaya kapatılmalı, suyun toprakla buluşabileceği alanlar açılmalı.

Su Hasadı: Yağmur suyu bir "afet" gibi kentten kaçırılmak yerine, yerinde tutulup yeraltı kaynaklarına yönlendirilmeli.

Silifke Tarımı Masaya Yatırıldı
Silifke Tarımı Masaya Yatırıldı
İçeriği Görüntüle

Sel ve Kuraklık Paradoksu: "Zenginliğimizi Afete Dönüştürüyoruz"

Peyzaj Mimarları Odası, Türkiye’nin aynı anda hem sel hem de kuraklıkla boğuşmasının bir "yönetim hatası" olduğunu belirtti. Sokaklarda akıp giden suyun aslında en büyük zenginlik olduğunu hatırlatan oda yetkilileri, "Suyu akılcı yönetemediğimiz her gün, hem sele hem de susuzluğa mahkûm oluyoruz. Kuraklık suyun azlığı değil, yönetilememesidir" diyerek yetkilileri radikal bir planlama değişikliğine davet etti.

Kaynak: Haber Merkezi