KESK Mersin Şubeler Platformu Mersin Şubesi okullarda gerçekleşen saldırılar hakkında bir basın açıklaması yaptı. Şube adına konuşan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül “Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişken, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırı hepimizi derinden sarsmıştır. Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan bu saldırıda 1’i öğretmen, 3’ü öğrenci olmak üzere 4 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda öğrencimiz yaralanmıştır. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Ancak artık yalnızca taziye dilemenin ötesinde bir noktadayız” dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 04 17 152746

İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci başkanlığında değerlendirme toplantısı yapıldı
İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci başkanlığında değerlendirme toplantısı yapıldı
İçeriği Görüntüle

"Mesele yalnızca güvenlik açığı değildir"

Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir diye belirten Başkan Sümbül “Can güvenliğinin olmadığı bir eğitim ortamında ne pedagojiden ne de sağlıklı bir gelecekten söz edilebilir. Saldırganın okula silahlarla girebilmiş olması ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Ancak mesele yalnızca güvenlik açığı değildir. Toplumun her alanına yayılan şiddet kültürü, cezasızlık politikaları, gençleri umutsuzluğa iten eşitsizlikler ve giderek derinleşen toplumsal çözülme; bugün okullara kadar ulaşmış durumdadır. Bu karanlık tablo karşısında, bugün aynı zamanda tarihsel bir hatırlatma yapma sorumluluğumuz da vardır” ifadelerinde bulundu.

"Köy Enstitüleri, şiddeti değil dayanışmayı ele alıyor"

Basın açıklamasında Köy Enstitülerinin yıldönümüne de değinen Başkan Sümbül “Bugün, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Köy Enstitüleri; yalnızca bir eğitim modeli değil, aynı zamanda toplumsal barışı, dayanışmayı, üretimi ve insan onurunu merkeze alan bir aydınlanma projesiydi. Bu kurumlar; öğrenciyi şiddetten uzak, eleştirel düşünen, birlikte üreten, farklılıklarla bir arada yaşamayı öğrenen bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemişti. Köy Enstitülerinin eğitim anlayışı; şiddeti değil dayanışmayı, rekabeti değil paylaşımı, ayrışmayı değil birlikte yaşam kültürünü esas alıyordu. Bugün yaşadığımız bu acı olaylar, o anlayıştan ne kadar uzaklaştığımızın açık göstergesidir” dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 04 17 152721

İş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatıldı

Sadece okullarda değil hastanelerde de şiddetin olağanlaşmış olduğuna değinen Sümbül “Şiddet olağanlaşmış; öğretmenler, sağlık emekçileri ve kamu hizmeti sunan tüm kesimler hedef haline getirilmiştir. Aynı zihniyet, aynı cezasızlık düzeni hem eğitimde hem sağlıkta şiddeti beslemektedir. Artık yeter. Eğitim kurumlarında güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir. Şiddeti besleyen, cezasızlığı büyüten politikalar terk edilmelidir. Eğitim sistemi; kamusal, eşit, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Köy Enstitülerinin toplumsal barışı ve üretimi esas alan eğitim mirası yeniden hatırlanmalı ve günümüz koşullarına uygun biçimde hayata geçirilmelidir. Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek etkin, caydırıcı ve bütüncül politikalar derhal uygulanmalıdır. Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, dayanışmayı büyütecek politikalar hayata geçirilmelidir. Bu koşullarda bağlı sendikamız Eğitim Sen’in başlattığı “Yaşam Nöbeti” ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır. Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim emekçisinin ve hiçbir sağlık çalışanının yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Gamze Demir