Mersin’de son günlerde art arda yaşanan kadın cinayetleri kamuoyunda derin bir endişe yaratırken, kadın örgütlerinden tepkiler yükselmeye devam ediyor. Mimoza Kadın Derneği, son 10 gün içinde 4 kadının hayatını kaybetmesine ilişkin Mersin Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Dernek adına konuşan Esen Günay Akkuzu, yaşananların tesadüf olmadığını belirterek, kadın cinayetlerinin artışında cezasızlık politikaları, bireysel silahlanma ve mevcut toplumsal yaklaşımların etkili olduğunu vurguladı. Açıklamada, kadınların yaşam hakkını korumakta yetersiz kalan sistemin, şiddeti dolaylı biçimde beslediği ifade edildi.

E4708520 Db17 4Ce7 Bec1 7341C4Cb9Bca

4 kişi tarafından kaçırılıp şiddet uygulandı
4 kişi tarafından kaçırılıp şiddet uygulandı
İçeriği Görüntüle

“Mersin’de yaşanan son olaylar, kadın cinayetlerinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tarsus ilçesinde D.K., boşandığı erkek tarafından sokak ortasında bıçaklı saldırıya uğrarken, yanında bulunan bir kişi hayatını kaybetti. Akdeniz ilçesinde ise Shaimas Abdi, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürüldü. Şükran Cengiz ve Nur Almuhammet’in ise artan silahlı şiddet ortamında yaşamını yitirdi, Songül Figan ve Shaimas Abdi’nin boşanma sürecinde oldukları erkekler tarafından öldürülmesi, kadınların en çok risk altında olduğu dönemlere bir kez daha işaret etti” diyen Akkuzu, bu vakaların birbirinden bağımsız değil, aynı sistematik sorunun parçaları olduğunu vurguladı.

Erkek şiddetinin ve cezasızlık politikalarının, kadın cinayetlerinin açık göstergesi olduğunu, kadınların yaşam hakkını korumak yerine itaatkâr rollere sıkıştırarak şiddetin üzerini örtmekte olduğunu belirten Akkuzu,” Kadını birey olarak değil, ailenin bir unsuru olarak gören politik yaklaşım; boşanmayı zorlaştıran, nafaka hakkını tartışmaya açan ve şiddet karşısında koruma mekanizmalarını zayıflatan uygulamalarla kendini göstermektedir. Bu yaklaşım, şiddet uygulayanı değil, şiddete maruz bırakılanı kontrol etmeye odaklanmaktadır. Öte yandan bireysel silahlanmanın bu denli artması, kadın cinayetlerini daha da ölümcül hale getirmektedir. Denetimsiz silah edinimi, her tartışmayı potansiyel bir katliama dönüştürürken, bu konuda etkili ve caydırıcı politikaların hayata geçirilmemesi kabul edilemez. Cezasızlık bir "eksiklik" değil, erkek şiddetini büyüten ve süreklileştiren bilinçli bir devlet politikasıdır. Kadınların yaşam hakkını korumayan; failleri aklayan, indirimlerle ödüllendiren ve mağdurları yargılayan bu adalet düzeni, erkeklere açıkça cesaret vermektedir. Her cezasızlık kararı, yeni bir şiddetin ve yeni bir kadın cinayetinin önünü açmaktadır” dedi.

Açıklamada, kadınların kamusal alandan çekilmeye zorlandığı, eşitlik yerine itaatin dayatıldığı bir anlayışın hâkim olduğu ifade edildi. Bu yaklaşımın, “fitrat” gibi söylemlerle meşrulaştırıldığı ve erkek egemen yapıyı güçlendirdiği belirten Akkuzu sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

” Mersin'de yaşanan şiddet ve çatışmalar sonucu katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar; sokakları çetelere, erkek şiddetine ve silahlara teslim etmeyen bir yaşamı kurana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadınların yaşamını elinden alanlar kadar, onları korumayan, şiddeti önlemeyen ve failleri cesaretlendiren bu düzen de sorumludur. Kadınların yaşam hakkını yok sayan erkek şiddetine ve cezasızlık politikalarına karşı susmayacağız. Şükran için, Nur için, Songül için, Shaimas için; katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar mücadele etmeye, hesap sormaya ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.”

Kaynak: Hülya Uygur