Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen resepsiyona Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra avukatlar ve stajyer avukatlar katıldı.

Mersin Barosu Açılış

Programa Mersin milletvekilleri Gülcan Kış ve Mehmet Emin Ekmen, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Av. Hamit Mert Avcı, Mersin 3. İdare Mahkemesi Başkanı Gökhan Karabulut, KKTC Mersin Başkonsolosu Ülkü Alemdar ve Konsolos Muavini Enver Taşan ile kentteki siyasi parti, belediye ve meslek kuruluşlarının temsilcileri de iştirak etti.

Gece boyunca canlı müzik eşliğinde devam eden programda Baro Başkanı Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri, meslektaşları ve davetlilerle bir araya geldi.

“Hukuk ve adalet toplumun ortak güvencesidir”

Resepsiyonda konuşan Baro Başkanı Gazi Özdemir, adli yılın tüm hukuk camiası için hayırlı olmasını dileyerek, hukuk devletinin bağımsız ve tarafsız yargı ile etkin bir savunma makamının varlığıyla mümkün olduğunu ifade etti. Özdemir, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve savunma hakkı konusunda sorunların bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ancak bugün, yargı bağımsızlığına yönelik ciddi sorunların yaşandığı ve savunma makamının çeşitli baskı ve müdahalelerle karşı karşıya bırakıldığı bir süreçten geçiyoruz. Yürütmenin yargı süreçleri üzerindeki etkisinin artması, yargı kararlarının uygulanmasında yaşanan sorunlar ve ölçüsüz tutuklama uygulamaları, yurttaşların hukuka ve adalete duyduğu güveni ciddi biçimde zedelemektedir.”

Bakan Işıkhan: ''Sosyal güvenlik hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyoruz''
Bakan Işıkhan: ''Sosyal güvenlik hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyoruz''
İçeriği Görüntüle

Uzayan davalara dikkat çekti

Yargılamaların makul sürede tamamlanamamasının da önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Özdemir, özellikle Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinde uzun süredir sonuçlanmayı bekleyen dosyaların hak arama özgürlüğünü zorlaştırdığını söyledi. Geciken yargılamaların yalnızca davaların taraflarını değil, toplumun hukuk sistemine duyduğu güveni de etkilediğini belirten Özdemir, “Adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin etkinliğini ve anlamını zedelemektedir” dedi.

Yeni adli yıldaki önceliklerin yargının iş yükünü azaltacak yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve davaların makul sürede sonuçlandırılması olması gerektiğini kaydeden Özdemir, vatandaşların adaletin zamanında ve eşit şekilde sağlanacağına yönelik güveninin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Avukatların sorunları için düzenleme çağrısı

Konuşmasında avukatların mesleki ve ekonomik koşullarına da değinen Özdemir, savunma makamının güçlü olmasının adil yargılanma hakkı açısından önem taşıdığını belirtti. Hukuk fakültelerindeki kontenjanların geçmişte ihtiyaç analizinden uzak biçimde artırılmasının mesleğin geleceği açısından sorun oluşturduğunu dile getiren Özdemir, kontenjanların azaltılması ve hukuk fakültelerine girişte başarı sıralamasının yükseltilmesini olumlu bulduklarını ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi.

Özdemir, nitelikli hukuk eğitiminin yanı sıra avukatlara yönelik şiddetin sona erdirilmesi, serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, bağlı çalışan avukatlar için uygun bir ücret düzeni oluşturulması ve stajyer avukatların desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kamu avukatlarının özlük haklarının iyileştirilmesi, zorunlu müdafilik ödemeleri ile adli yardım ödeneklerinin artırılmasının da önem taşıdığını kaydetti.

“Yeni adli yıl adalet mücadelesinin yılı olmalı”

Söz konusu düzenlemelerin yalnızca avukatların çalışma koşulları açısından değil, vatandaşların adalete erişimi bakımından da önemli olduğunu belirten Özdemir, yeni adli yılın tüm toplumun adalet mücadelesini güçlendirecek bir dönem olması gerektiğini ifade etti.

Özdemir, konuşmasını “Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu bir yıl olmasını diliyoruz” sözleriyle tamamladı. Baro Başkanı, konuşmasının sonunda Mustafa Kemal Atatürk’ün “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözünü de hatırlattı.

Kaynak: Haber Merkezi