Baro tarafından yapılan açıklamada, Türk Medeni Kanunu’nun kabulüyle birlikte tek taraflı boşanma ve çok eşliliğin sona erdiği; kadınların evlilikte eşit haklara sahip bireyler olarak tanındığı, miras ve mülkiyet haklarında eşitlik kazandığı ifade edildi. Bu düzenlemelerin, Cumhuriyet iradesi ve kadınların uzun yıllara yayılan hak mücadelesi sonucunda hukuk sistemine yerleştiği belirtildi.
Açıklamada, aradan geçen yüz yıla rağmen aile hukukunda eşitliği zedeleyen uygulamaların sürdüğüne dikkat çekilerek; nafaka, mal rejimi, velayet ve boşanma süreçlerinde yaşanan hak kayıpları ile aile hukukunda zorunlu arabuluculuk girişimlerinin kadınların kazanılmış haklarını tehdit ettiği kaydedildi. Bu tür tartışmaların, Türk Medeni Kanunu’nun ruhuna ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Baro ve komisyon, kadınların yüz yıllık eşitlik mücadelesini sürdürmeye kararlı olduklarını belirterek, kanunun eşitlikçi biçimde uygulanmasının sağlanması ve çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden hayata geçirilmesi ve kadınların medeni, ekonomik ve yaşamsal haklarını koruyacak yargısal ve idari mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.
Açıklamanın sonunda başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık temelli kurucu felsefesini oluşturanlar saygı ve özlemle anıldı.


