Uluslararası düzeni ayakta tutan normların çöktüğünü belirten Duran, Gazze’de yaşananların soykırımın uluslararası siyasette tolere edilen bir gerçekliğe dönüştüğünü gösterdiğini ifade etti. Bu trajedileri önlemek için kurulan uluslararası kurumların ise yapısal biçimde başarısız olduğunu dile getirdi. Modern savaşların niteliğinin değiştiğine dikkat çeken Duran, çatışmaların artık sadece cephede değil, dijital platformlar, anlatılar ve algı yönetimi üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Algoritmaların neyin görünür olup olmayacağını belirlediğini kaydeden Duran, bunun yeni bir tahakküm alanı oluşturduğunu ifade etti.

Okul Sporları Korfbol İl Birincilikleri Sona Erdi
Okul Sporları Korfbol İl Birincilikleri Sona Erdi
İçeriği Görüntüle

Duran, düzenin ancak adaletle sağlanabileceğini vurgulayarak, adaletin sadece ahlaki bir ideal değil, siyasi meşruiyetin temel kaynağı olduğunu belirtti. Orta Doğu’daki krizlerin artık stratejik sonuçlar doğurduğunu söyleyen Duran, “Bölgesel sorunlar bölgesel çözümler gerektirir” dedi. Türkiye’nin yaklaşımının bölgesel sahiplenmeye dayandığını ifade eden Duran, Gazze ve Suriye örneklerinin savaş sonrası sürecin en az savaş kadar kritik olduğunu gösterdiğini söyledi. Gazze için üç önceliği sıralayan Duran, savaşın sona erdirilmesi, zorla yerinden edilmenin önlenmesi ve ‘ertesi günün’ güvenilir yönetişim çerçeveleriyle şekillendirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin diplomasi ve arabuluculuk rolüne dikkat çeken Duran, Azerbaycan-Ermenistan normalleşme süreci, Tahıl Koridoru Anlaşması ve bölgesel krizlerde üstlenilen rollerin bu vizyonun parçası olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda bölgenin uzun süredir başkalarının anlatılarına mahkûm edildiğini belirten Duran, “Bölgemiz kendi hikayesinin yazarlığını geri kazanmalıdır” dedi.

Kaynak: haber merkezi