İlaçta yaşanan kur krizine dikkat çeken Ekmen, “Geçtiğimiz günlerde Nefes Gazetesi’nde yayımlanan haberlerin ardından, ilaçta Euro kuru kaynaklı krizi detaylı biçimde inceledim. Mersin Eczacı Odası Başkanı Sayın Aliye Akgül Aydın’ın vermiş olduğu bilgilere göre; kur güncellenmiş olmasına rağmen firmaların piyasaya yalnızca asgari düzeyde ilaç sunması, sağlık sisteminin ne denli vahim bir noktaya geldiğini açıkça gösteriyor. Özellikle ithal kanser, kalp-damar hastalıkları, kolesterol ve diyabet ilaçları ile göz damlalarında ciddi tedarik sorunları yaşanıyor. Bu ilaçlara erişimdeki aksaklıklar, hasta sağlığını ve tedavi sürekliliğini doğrudan tehdit ediyor. Aralık ayında ilaç fiyatlarına artış yapılmış olmasına karşın, sahadaki ilaç yokluğu sorunu Mersin’de de Ankara’da da İstanbul’da da ve başka şehirlerde de hâlâ devam ediyor. Eczanelerde hayati öneme sahip birçok ithal ilaca ulaşılamıyor; muadil bulunamadığı durumlarda ise hastaların tedavileri kesintiye uğruyor. 2004 yılından bu yana ilaçta uygulanan kurun güncel kura oranına bakıldığında tablo zaten net biçimde ortaya çıkıyor. Bugün itibarıyla zam yapılmış olmasına rağmen bu oran hâlâ yaklaşık %50 seviyesinde. Öte yandan, 2025 yılında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’dan ilaca ayrılan payın yalnızca yüzde 0,64 olması da yaşanan sorunların temel nedenini gözler önüne seriyor” dedi.

İlaçta tıkanmanın nedeni gerçekçi olmayan Euro kuru

Konunun nedenini anlatan Ekmen, “Sorunun temelinde, Türkiye’de ilaç fiyatlarının ‘Beşerî Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar’ kapsamında belirlenen sabit Euro kuru üzerinden hesaplanması yatıyor. 2026 yılı için ilaç fiyatlamasında esas alınan Euro kuru 25,3346 TL olarak belirlendi. Bu tutar, güncel piyasa Euro kurunun yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Nitekim 2024 ve 2025 yıllarında uygulanan ilaç Euro kuru da reel piyasa kurunun yaklaşık yarısı düzeyinde kaldı. Kısa bir tarihsel karşılaştırma yapıldığında tablo daha net görülüyor. 2009-2015 döneminde ilaç fiyatlarında kullanılan sabit Euro kuru uzun süre 1,9595 TL olarak uygulanmıştı. Ancak 2010 yılında sabit Euro kuru ile piyasa Euro kuru arasındaki fark bugünkü kadar yüksek değildi; o dönemde sabit kur, piyasa kurunun yaklaşık %90’ını yansıtıyordu. Günümüzde ise bu oran %50 seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Mevcut fiyatlandırma sistemi yapısal olarak güncelliğini yitirmiştir. Eczacı Odası Başkanımızın da dediği gibi; sabit Euro kurunun reel piyasa kurunun çok altında kalması, özellikle ithal ilaçların Türkiye’ye yeterli miktarda getirilmesini zorlaştırmakta ya da firmaların piyasaya sınırlı ürün sunmasına neden olmaktadır. Bu durum, doğrudan ilaç bulunurluğunu azaltmakta ve hastaların tedavi süreçlerini ciddi biçimde riske sokmaktadır” açıklamasında bulundu.

Toroslar Belediyesinden Çocuklara Sömestr Hediyesi: “Tatil Başlasın, Perde Açılsın”
Toroslar Belediyesinden Çocuklara Sömestr Hediyesi: “Tatil Başlasın, Perde Açılsın”
İçeriği Görüntüle

İlaçta Euro kuru güncellenmeli, sistem dinamik hale getirilmeli

Euro kurunun güncel piyasa koşullarına uygun biçimde revize edilmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Bu nedenle ilaç fiyatlandırmasında esas alınan Euro kurunun, güncel piyasa koşullarını yansıtacak şekilde yeniden düzenlenmesi ya da otomatik ve dinamik bir güncelleme mekanizmasının hayata geçirilmesi elzemdir. Böyle bir düzenleme; ilaç tedarik zincirinin sürdürülebilirliğini sağlayacak, eczanelerde ilaç bulunurluğunu artıracak ve hastaların tedaviye kesintisiz erişimini güvence altına alacaktır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi