Prof. Dr. Mustafa Aydın, tütün ve nikotin bağımlılığına karşı yürütülen çalışmaların bireysel bir tercihin ötesinde, toplum sağlığını doğrudan tehdit eden küresel bir mücadele olduğunu belirterek toplumsal bilincin artırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Her yıl Dünya Sağlık Örgütü (WHO) öncülüğünde dünya genelinde küresel bir farkındalık hareketi olarak kutlanan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü, bu yıl ‘Çekiciliğin Maskesini Düşürmek’ küresel temasıyla gerçekleştiriliyor. Bu temanın, tütün endüstrisinin kirli pazarlama taktiklerini deşifre etmek adına çok kritik bir dönüm noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Aydın, endüstrinin özellikle savunmasız yaş grupları üzerindeki etiklerine dikkat çekti.

Ekran Görüntüsü 2026 05 22 112328

"Sundukları şey özgürlük değil, ömür boyu sürecek bir esarettir"

Prof. Dr. Aydın, "Karşımızda milyarlarca dolarlık bütçelerle hareket eden, insan sağlığını hiçe sayarak sadece kâr odaklı çalışan küresel bir endüstri mevcut. Bu endüstri, geleneksel tütün ürünlerine olan talebin azalmasıyla birlikte gözünü doğrudan çocuklarımıza ve gençlerimize dikmiştir. Renkli ve cezbedici ambalajlar, dijital medya platformlarında örtülü olarak yürütülen algı yönetimleri, meyve veya şeker aromalı yeni nesil ürünler ve özendirici reklam stratejileri bu kirli çarkın en büyük silahlarıdır. Bağımlılığı, genç nesillere bir 'özgürlük', 'bağımsızlık' ya da 'modern yaşam tarzı' unsuru gibi sunmaya çalışıyorlar. Oysa sundukları şey özgürlük değil, ömür boyu sürecek bir esaret ve sağlıksız bir gelecektir. Bu durum, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, geleceğimizi tehdit eden küresel ve toplumsal bir güvenlik sorunudur" dedi.

Tütün kullanımının modern dünyada kabuk değiştirdiğine ve dijitalleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Aydın, tehlikenin boyutunun sigara dumanının çok ötesine geçtiğini belirtti. Halkın ve özellikle ebeveynlerin bu yeni nesil tuzaklara karşı uyanık olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, "Bugün tütün ürünleri yalnızca klasik sigaradan ibaret değildir. Elektronik sigaralar, ısıtılmış tütün ürünleri ve aromalı nikotin keseleri, sanki daha az zararlıymış ya da masum birer alternatifmiş gibi piyasada pazarlanmaktadır. Bu, endüstrinin en büyük yalanlarından biridir. Özellikle sosyal medya platformları, dijital mecralar ve popüler kültür unsurları üzerinden yürütülen 'görünmez reklamlar', ergenlik çağındaki çocuklarımızı ve gençlerimizi bu bataklığa çekmektedir. Sağlığı doğrudan sabote eden bu zehirli ürünleri masum ve cazip gösterme çabalarına karşı, bizlerin en büyük görevi gelecek nesilleri doğru bilimsel bilgiyle buluşturmaktır. Tütün endüstrisinin maskesini düşürmek, onların kurduğu bu illüzyonu bozmak ve güçlü farkındalık çalışmalarıyla gençlerimizin etrafında koruyucu bir kalkan oluşturmak zorundayız" ifadelerini kullandı.

'Sigaranın son molekülü yok oluncaya kadar savaşa devam’

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımının her yıl milyonlarca insanın erken yaşta ölümüne ve telafi edilemez kronik hastalıklara yol açtığını hatırlatan Prof. Dr. Aydın, bağımlılığın başlama yaşının düşmesinin yaratacağı tahribata karşı uyardı. Erken yaşta nikotinle tanışan bireylerin fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimlerinde kalıcı hasarlar oluştuğunun altını çizen Prof. Dr. Aydın, mücadelenin topyekun yapılması gerektiği belirterek, "Sağlıklı, güçlü ve üreten bir toplumun inşası, ancak bağımlılıklardan uzak, bilinçli nesillerle mümkündür. Tütünle mücadele, sadece bir derneğin ya da sadece devletin ilgili bakanlıklarının omuzlarına bırakılamayacak kadar büyüktür. Ailelerin, eğitim kurumlarının, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özellikle medyanın bu mücadelede ortak bir stratejiyle, senkronize hareket etmesi gerekmektedir” dedi.

Öğrencilerden engelli bireylerin yaşamına empati yolculuğu
Öğrencilerden engelli bireylerin yaşamına empati yolculuğu
İçeriği Görüntüle

Türkiye Sigarayla Savaş Derneği olarak kuruldukları ilk günden bu yana, ‘Sigaranın son molekülü yok oluncaya kadar savaşa devam’ mottosuyla hareket ettiklerini belirten Prof. Dr. Aydın, 31 Mayıs’ın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Türkiye Sigarayla Savaş Derneği olarak, ülkemizde tütün endüstrisine karşı yürüttüğümüz kararlı duruşu ve yasal mevzuatların geliştirilmesine yönelik katkılarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Bizim için 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü, sıradan ya da takvimde yer alan sembolik bir farkındalık günü değildir. Bugün; tütün endüstrisinin esaretine karşı bir başkaldırı, geleceğin sağlıklı nesillerini ve tam bağımsız Türkiye idealini koruma çağrısıdır. Tüm halkımızı, anne babaları, gençleri ve sivil toplumun tüm paydaşlarını bu haklı mücadelemize destek vermeye, tütün endüstrisinin maskesini hep birlikte düşürmeye davet ediyorum."

Kaynak: DHA