Evli ve 3 çocuk babası Şahan Gündüz Akar, 2 yıl boyunca inşaat işçisi olarak Akkuyu Nükleer Santrali’nde çalıştı. Akara, 28 Haziran 2025’te, arkadaşları aracılığıyla Irak’ta maddi imkanları daha iyi olan bir iş için anlaşma sağladı. Eşi ve çocuklarıyla vedalaşan Akar, Irak’a doğru yola çıktı. Halil İbrahim Sınır Kapısı’na ulaştıktan kısa süre sonra aranması olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Akar, işlemlerinin ardından tutuklanıp Erbil’e bağlı Duhok Cezaevi’ne gönderildi. Bu süreçte eşine ulaşamayan Çiğdem Akar, pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra temmuz ayının ilk haftasında Irak’a giderek günlerce eşine ulaşmaya çalıştı. Çiğdem Akar, uzun uğraşlar sonunda eşine tutuklu bulunduğu cezaevinde buldu.
"Evraklar Özbekçe olduğu için içeriğini anlamadan imza attı"
Eşinin yıllar önce çalışmak için gittiği Özbekistan’da imzalatılan evraklar nedeniyle tutuklu bulunduğunu öne süren Çiğdem Akar, “Eşim, 2023’te inşaat işçisi olarak arkadaşlarıyla birlikte Özbekistan’a gitti. Ancak 3 gün sonra işverenle yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle Türkiye’ye dönmek istedi. Kendisine bazı evrakları imzalaması halinde ülkesine dönebileceği söylendi. Evraklar Özbekçe olduğu için içeriğini anlamadan imza attı. Özbekistan’da tuttuğum avukatın verdiği bilgilere göre, eşimin adına bilgisi dışında bir şirket devredilmiş. Eşim ülkeden ayrıldıktan sonra da bu şirket üzerinden yüksek bir borçlandırma yapılmış. Bu yüzden aranıyormuş, Irak'a gidince tutuklandı” dedi.
Eşini Irak’ta tamamen kendi imkanlarıyla bulduğunu belirten Akar, “İki gün boyunca ulaşamayınca pasaport başvurusu yaparak eşimi aramak için Irak’a gittim. Kendi imkanlarımla yaptığım araştırma sonucunda eşimin Irak’ın Erbil kentine bağlı Duhok Cezaevi’nde tutulduğunu öğrendim. Eşim 10 aydır burada tutuluyor. Bu süre zarfında ne bir mahkeme süreci işletildi ne de duruşmaya çıkarıldı. Interpol tarafından gözaltına alındığı söyleniyor. Yaptığım araştırmalarda Özbekistan ile Irak arasında suçlu iadesine dair bir uygulama olmadığını öğrendim ancak hiçbir resmi makamdan net bir bilgi alamadım” ifadelerini kullandı.
"Suçu varsa Türkiye’de yargılansın"
10 aydır eşinin bir kere görebildiğini aktaran Akar şöyle devam etti; “Yaklaşık 10 aydır ne beni ne de 3 çocuğunu görebiliyor. Çok nadir olmak üzere 10-15 günde bir kısa telefon görüşmesi yapabiliyoruz. Çocuklarımın psikolojisi bu süreçten olumsuz etkilendi. Ben ise asgari ücretle bir fabrikada çalışarak hem çocuklarıma bakmaya hem de eşime para göndermeye çalışıyorum. Hiçbir maddi ya da manevi desteğimiz yok. Eşimin sağlık durumu hakkında net bir bilgim yok. Telefonda iyi olduğunu söylüyor ancak kendisini fiziksel olarak hiç göremedik. Eğer bir suçu varsa Türkiye’de yargılanmasını, suçsuz ise bir an önce serbest bırakılarak ülkesine dönmesini istiyorum. Devletimizden yardım talep ediyorum. Başka sığınacak hiçbir yerimiz yok. 3 çocuğumla birlikte çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyorum. Sesimizin duyulmasını istiyorum.”




