Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin büyük yıkıma yol açtığı Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi’nde üniversite öğrencisi Beliz Aydın, annesi Betül Günyaşar ve ağabeyi Abdurrahman Aydın, yıkılan evlerinin enkazı altında kaldı. Beliz Aydın enkazdan hafif sıyrıklarla çıkarılırken, enkaz altındaki Betül Günyaşar ve Abdurrahman Aydın, 16'ncı saat sonra yaralı olarak çıkarıldı. Emekli Albay Raşit Çelik, kurtarma çalışmalarını takip eden Beliz Aydın’a üşümemesi için parkasını verdi. Günyaşar, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, Abdurrahman Aydın’ın iki bacağı ampute edildi. Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen kendisine verilen parkayı özenle saklayan Beliz Aydın, rütbeli askerin emanetini kendisine geri vermek için beklediğini söyledi.
Beliz Aydın’ın çağrısı üzerine Milli Savunma Bakanlığı'nın düzenlediği organizasyon kapsamında emekli Albay Raşit Çelik, depremin 3’üncü yıl dönümünde Hatay’a geldi. Asrın felaketinin ardından Raşit Çelik, Çekmece Mahallesi’nde oturan Beliz Aydın ile bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada Çelik, Beliz ve ağabeyine hatıra için komando beresi ve tablet hediye etti. Beliz’in ağabeyi Abdurrahman Aydın’a ise akülü tekerlekli sandalye hediye edildi.
Buluşmada konuşan Abdurrahman Aydın, "Askerlerimiz beni ve annemi, canlarını riske atarak enkaz altından çıkardılar. Minnettarız. Allah razı olsun. Kardeşim orada tek başına kalmıştı, parkanızı vermiştiniz. Çok teşekkür ederiz" dedi.
'Beni Çok Güvende Hissettirdiniz'
Beliz Aydın ise buluşmada gözyaşlarını tutamadı. Aydın, "Sizi en son annemin yanında görmüştüm. Soğukta ben tek başıma beklerken parkanızı verdiniz, bana o kadar güven verdi ki, tek başıma yalnız hissetmedim. Çevremdekilere bunu anlattığımda 'Beliz, sen halüsinasyon gördün. O an çevrede kimse yoktu' dediler ama ben 'Hayır, üşüyordum. Rütbeli bir askerimiz geldi bana parkasını verdi' dedim. Buna kimse inanmadı. Sizi görünce her şeyin düzeleceğine inandım ve o an hiç korkmadım. Üstümdeki parkanın beni koruyacağını düşündüm. Sizin sayenizde güvende hissettim. O gün ağabeyimi ve annemi almaya geldiğinizde çok karanlıktı. Her şeyin düzeleceğine inanmıştım. Beni çok güvende hissettirdiniz" diye konuştu.
'Üniforma, Milletimizin Bize Verdiği Bir Emanettir'
Emekli Albay Raşit Çelik ise deprem günü yaşananları şöyle anlattı:
"Deprem günü Reyhanlı'da konuşluyduk. Deprem haberini aldıktan sonra mülki amirimizin emrine girdik ve Reyhanlı'daki kurtarma faaliyetlerinden sonra Hatay'a geçtik. Yollar çok kötüydü, güzergahtaki köprü yıkıldığı için alternatif yollardan hızlıca geldik. Akşamüstü çok yağmur vardı, karanlıktı. Askerlerimizle enkazlarda vatandaşlarımızı kurtarmaya çalıştık. Sadece ben değil, askerlerimiz fedakarca, hayatlarını riske atarcasına enkazlardan vatandaşlarımızı çıkarmaya çalışıyordu. Burada sadece parka gündeme geldi ama işin görünmeyen bu yüzü var. Çok fazla faaliyetler icra edildi orada. Özellikle ilk 3 gün çok yoğun çalışma yürüttük. Keşke anneniz de hayatta olsaydı. Kurtardığımızda durumu çok iyi değildi, konuşuyordu ancak Allah rahmet eylesin. Görevimizi yaptık. Her birimiz farklı yerlerde farklı hayatlar kurtardık. Gerçekten üniformaya gözün gibi bakmışsın. Bu üniforma milletimizin bize vermiş olduğu bir emanet. Biz o üniformanın vermiş olduğu güçle görev yaptık. Sen de bu üniformanın bize verdiği onuru, haysiyeti gerçekten iyi saklamışsın. Bunun için sana teşekkür ediyorum kızım. O gün halkımızla beraberdik. Enkazdan insan çıkarıyorduk, yaralıları çıkarıyorduk. Ailelerini enkazdan çıkaran insanlar vardı. Halkımız gerçekten çok büyük. Büyük bir metanetle bu faaliyetleri gerçekleştirdik. Bir yandan da dışarıdan 'Acaba ben ne yapabilirim' diye düşünüp eline kazmasını, küreğini, çayını, çorbasını alıp insanlara yardım eden bir halk vardı. O gün onları gördükçe büyük kuvvet duyduk. O gün orada başarıya ulaştıysak halkımız sayesindeydi."





