Toplantıda konuşan Seçer, belediyelerin sadece hizmet üretim noktaları değil aynı zamanda halk iradesinin en doğrudan temsil edildiği kurumlar olduğunu belirterek, yerel yönetimlerin demokratik sistem içindeki önemine dikkat çekti. Seçer ayrıca, belediye başkanlarının görev süreçlerinde karşılaştığı yargı süreçleri, tutuklu yargılama uygulamaları ve merkezi idare–yerel yönetim ilişkilerindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Bizler yerel yöneticileriz"
Başkan Seçer "Sayın milletvekillerim, çok değerli belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Kurulu’nun çok değerli meclis üyeleri, hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Mayıs ayı genel kurulumuza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bugün burada birliğimizin yönetim organlarını, ihtisas komisyonlarını belirleyeceğiz. Bununla birlikte 2025 yılı faaliyet raporumuzu ve kesin hesabımızı görüşeceğiz. 2026 yılına ilişkin de ek ödenek talebini değerlendirecek, norm kadro ve teşkilat yapımıza ilişkin düzenlemeleri karara bağlayacağız. Değerli meclis üyelerimiz, bilindiği gibi 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra yapılan Türkiye Belediyeler Birliği seçiminde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Birlik Başkanı seçildi. Daha sonra 2025 yılı Mart ayındaki gelişmelerden sonra Sayın İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Sayın Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, Meclis Başkan Vekilliği görevini sürdürmek üzere yine burada genel kurulda seçildi. Temmuz ayında ise üzülerek ifade edeyim, iki yıllık bu sürecin üçüncü dönemini sürdürecek Sayın Karalar’ın tutuklanmasının ardından yapılan genel kurulda şahsım bu göreve seçildim. Ve o günden bugüne bu görevi sürdürme gayreti içerisinde olduk. Bugün de üç yıllık birliğimizin başkanını seçeceğiz. Az önce de söylediğim gibi organlarını, komisyonlarını belirleyeceğiz. Yine birliğimizin bugün gündeme alınması gereken konularını görüşeceğiz ve oylarınıza sunacağız" dedi.
"Bizler yerel yöneticileriz. Bizler belediye başkanlarıyız" diyen Seçer "Bizler halkın iradesinin tecelli ettiği çok güçlü siyasi makamlarız. Muhtarlar da bizler gibidir. Direkt halkla teması olan, partisine ama çoğu zaman da şahsına oy alma kabiliyeti olan çok güçlü halkla ilişkisi olan, şehriyle bağlantısı olan siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize, milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz. Cumhuriyet tarihi boyunca hepimiz hafızalarımızı yoklayalım. Mutlaka belediyelere, belediye başkanlarına yönelik operasyonlar olmuştur. Bizim suç işleme özgürlüğümüz yok. Herkes gibi en sade vatandaştan en üst makamda olan Sayın Cumhurbaşkanı’na kadar kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Hukuk üstündür, herkesten üstündür. İktidardan bile üstündür. Adalet güçlüdür, herkesten güçlüdür. Biz buna inanıyoruz. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca demokrasi tarihi var diyemeyiz. Türkiye’nin demokrasi tarihi 19. yüzyıla kadar, hatta 18. yüzyılın sonuna kadar tarihi irdelememiz gerekir. Demokrasi; emekleme, yürüme, büyüme ve olgunlaşma dönemlerinden geçer. Ama demokrasi ilelebet yaşar. Darbelere, siyasi cinayetlere, kayıplara rağmen bu ülkeyi seven insanlar çok şey kaybetmiştir. Hepimizin derdi Türkiye’de evrensel normlara uygun bir demokrasiyi yerleştirmek ve bunu tahkim etmektir" ifadelerine yer verdi.
Seçer: "Toplum için adil yargılansınlar"
Seçer "Tarihimizin hiçbir döneminde görülmeyen yerel yönetimlere karşı bir operasyon süreci yaşıyoruz" diyerek "Temel amacımız şu; kayyum atanıyor, görevden alınıyor, cezaevine giriyor, tahliye ediliyor, cezaevinde bir süre kalıyor Sayın Karalar gibi tahliye ediliyor ama göreve iade edilmiyor ya da kayyuma tanıyor dosyasından kayyuma neden olan dosyasından beraat ediyor Sayın Türk gibi bugün de iki ay süresi uzatıldı göreve dönemeyecek Sayın Ahmet Türk, bu tip gerçekten hukuken tartışabileceğimiz toplumun tartışacağı adalete güvenin sarsılabileceği Türkiye'nin evrensel hukuk normlarına uygun bir ülke mi acaba sorusunu aklımıza getireceğimiz birçok uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Birçok arkadaşımız cezaevinde; Belediye Başkanları, Meclis üyeleri, belediye bürokratları elbette yargılansınlar. Ama hiç olmazsa, mümkünse ki hukukta bu esastır, tutuksuz yargılama, tutuksuz yargılansınlar. Adil mahkemeler istiyoruz. Toplum için adil yargılansınlar. Şunu istiyoruz. Geciken adalet adalet değildir. Bir an önce mahkeme kararını versin. Aylarca, yılları bulan yargılama süreçleri var. İnsanların özgürlüğünü elinden alıyorsunuz. En kutsal hakkını, hürriyet hakkını, özgürlük hakkını elinizde alınıyor. Değerli belediye başkanları, her zaman söylüyorum. Belediye başkanlığı siyaset yapma makamı değil. Biz partimizin adayı olarak çıkarız ama partimizin dışında da seçmenlerden oy alırız. Neden? Çünkü hepsine hizmet ediyoruz. Takdire şayan işler yapıyoruz. Marifet iltifata tabidir diyor AK Parti seçmeni ya da Cumhur İttifakı'na mensup bir partinin seçmeni Cumhuriyet Halk Partili bir adaya oy verebiliyor. Ya da tam tersi Cumhuriyet Halk Partili bir seçmen AK Parti'nin adayına oy verebiliyor. Neden? İyi hizmet yaptı diyor. Temiz işler yaptı diyor, dürüst insan diyor, güveniyorum diyor, seviyorum diyor, iyi bir yaşantısı var diyor. Bu nedenle bizim yaptığımız görevler halk indinde son derece değerlidir, kutsaldır bizim için" dedi.
"Adalet herkes için eşit olur"
Seçer "Neyi bekliyoruz Allah aşkına bu kadar zor bir görevi yaparken? Vatandaşlarımızın bir hayır duasını, bir de teşekkürünü bu dünyanın malına değer diyoruz. Bunun için gecemizi gündüzümüze katıp çaba sarf ediyoruz. Umut ediyorum Türkiye'de herkesin arzu ettiği standartta bir hukuk devleti normuna kavuşuruz. Umut ediyorum. Adalet herkes için eşit olur. Hani Berlin'de hakimler var. Dağın başındaki köylü Mehmet Dağ'da Ankara'da hakimler var diyebilmeli. Benim güvencem var. Yüce Türk mahkemeleri var. Bağımsız, bağlantısız Yüce Türk mahkemeleri var diyebilecek bir ülkede yaşama dileğimiz var. Bunu da buradan sesli bir şekilde haykırmak isterim. Değerli belediye başkanları, değerli mesai arkadaşlarım. Belediyelerimizin yaşadığı ekonomik sorunlar var. Parti ayrımı gözetmeksizin bir ekonomik kriz varsa ekonomik kriz adres sormuyor. Önüne geleni vuruyor. Bu AK Partili'dir, CHP'lidir. Bir de muhalefet belediyelerinin yaşadığı bürokratik sorunlar var. Göreci olarak kimimiz az yaşıyoruz, kimimiz çok yaşıyoruz, kimimiz hiç yaşamayabiliyoruz. Ama nasıl belediyeler birliğinde düsturumuz adaletli bir destek modeliyse bunu yaratmak, bunu uygulamaya koymak ve sürdürülebilir kılmaksa bugün Türkiye'nin devlet kurumlarını idare eden tüm kurumların bürokratlarının siyasi etki altında kalmayıp aynı doğrultuda bizlerin yanında olması gerektiğini söylüyorum. Bu dönemde mali ve idari olarak önemli sorunlar yaşıyoruz. Genel bütçe gelirlerinden yapılan kesintiler belediyelerimizi sıkıntıya sokuyor. Özellikle 2024 seçimlerinden sonra SGK ve vergi borçları bu da parti farkı gözetmeksizin ama şu gerçek de var. Bazı el değiştiren belediyeler önceki dönemin kötü mirasını da kucağında bulduğu gerçeğiyle konuşmak lazım. Ve yeni göreve gelen belediye başkanlarımız zaten yüklü bir borç bütçesiyle belediyesini devraldığı düşüncesiyle kaynağında bu borçların kesilmesi belediye başkanlarımızı çok ama çok zor duruma düşürmüştür. Kamu bankaları konusunda da Parti ayrımı gözetmeksizin her belediyemiz aynı mesafede olmasını istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde İller Bankası Genel Kurulu'nda da bunu dile getirdik. İller Bankası belediyelerimizin aidatıyla kaynağından kesilen destekleriyle nasıl belediyeler birliği aynı modelle çalışıyorsa görevini yapan bir kurumumuz. Diğer kamu bankaları hepimize durumumuz, finans tablomuz, bilançomuz uygunsa destek olmalı. Ve eğer ki bu destekleri alamazsa belediyeler beldesinde hemşehrilerine hizmette sorun ve sıkıntı yaşayacaktır" sözlerine yer verdi.
"Tüm kurumlar anayasaldır"
"Diğer bir konu dış finans ve borçlanma süreçlerinde yaşanan sıkıntılardır" diyen Seçer " Biliyorsunuz bir proje yapacaksınız ki bunlar büyük projelerdir. Yurt dışı finansman bulmanız lazım. Cumhurbaşkanlığı strateji bütçe başkanlığında yatırım programını aldıracaksınız. Ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın onayına ihtiyaç duyacaksınız. Bu sürecin de hızlandırılmasını yine dediğim gibi ayrım gözetmeksizin bu konuda çalışacağız, tutum sergilenmesini istiyoruz. Yine okumenin yapısı merkezi idare ağırlıklı hale getirildi. 2019 yılında. Yerel yönetimlerin ulaşım politikalarındaki yetkisi böylece zayıflamış oldu ve yanlış bir uygulamanın altına imza atıldığını düşünüyoruz. Yine belediyelere ait ya da belediyeci belediyelerce işletilen kamusal alanların merkezi idare kurumlarına devri konusu var. Bu yerel yönetimlerin yetki ve kaynaklarını sistematik bir biçimde aşındırmak demektir. Örnek isterseniz yere batan sarnıç yine İzmir'de Selçuklu'da Meryem Ana otoparkı yine son günlerden meslek fabrikası tartışması. Bu tartışmalardan uzak kalmak istiyoruz. Tüm kurumlar anayasaldır. Belediyeler de bir kamu kurumudur. Devletin bir kurumudur. Halka hizmet eden bir kurumdur. Diğer bir konu buradan seslenmek istediğim Antalya KOP 31 küresel iklim değişikliği zirvesi belediyeler birliği bunun dışında. Oysa ki küresel iklim değişikliğiyle direkt ilintili olan yerel yönetimlerdir. Bu konuda tedbir alacak olan, eylem planı yapacak olan, eylem planı uygulamaya geçirecek olan, bunları gözetecek olan, çıktılarını alacak olan yerel yönetimlerdir. Bizim bu sürece dahil edilmemizi istiyoruz. Elbette Türkiye'nin KOP 31'e ev sahipliği yapması hepimiz açısından övünç verici bir durumdur. Belediyeler Birliği olarak buna katkı yapmak istiyoruz. İki yıllık süremizde kurumsallaşmaya önem verdik. Encümenimizin çalışma düzenini disiplinize ettik. Düzenli olarak belli aralıklarla encümenimizi istiyoruz. Yine bütçe disiplini sağladık. Şeffaf hesap verebilir bir yönetim modelini hayata geçirmek için gayret sarf ettik ve bunu da başardık. Birliğimizi günü birlik işleyen bir birlik yapısından çıkardık" dedi.
"Türkiye'nin kurumları bu milletin"
Araç ve iş makinesi hibeleriyle çöp konteyneri desteklerinin sürdürüldüğünü, finansman sıkıntısı yaşayan belediyelerin projelerine nakdi destekler sağlanarak yenilikçi çalışmaların teşvik edildiğini belirten Seçer, meclis üyelerine eğitim, çalıştay ve sempozyumlara katılım çağrısında bulundu. Seçer " Teknik toplantılara kadar geniş bir faaliyet alanı oluşturduk. Belediye Akademisi aracılığıyla binlerce belediye personeline ulaştık. Bu son derece önemli. Liyakatlı kadrolarla çalışmak belediye başkanlığın işini kolaylaştırır. Bu konunun farkında Türkiye Belediyeler Birliği. Ve bu konuda da önemli çalışmalar, eğitimler yapıyoruz. Çalışma komisyonlarımızı aktif hale getirdik. Ulusal ve uluslararası ilişkilerimizi güçlendirdik. Belediyemizin işbirliği imkanlarını arttırdık. Biraz sonra Sayın Genel Sekreterimiz faaliyet raporunu size sunacak. Burada iki yıllık süreçte yaptığımız araç dağıtımından çöp konteyneri desteğine kadar proje bazlı nakdi desteklere katıldık. eğitimlere uyguladığımız projelere kadar hepsini sizlerle bir bir paylaşacak. Bu konuda detaylı açıklamayı yapacak. Bu süreçte birliğimize katkı sunan Sayın Ekrem İmamoğlu'na, Sayın Zeydan Karalar'a değerli her iki Sayın Başkanımız da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Birliğimizi daha ileri taşıyacağız. Bugün genel kurulumuzu yapacağız. Sizlerin değerli destekleriyle seçilen Sayın Yeni Başkanımız ve organlarımız. Bu arada Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımıza, çok değerli Fırat Görgel Başkanımıza başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun. Türkiye hepimizin, Türkiye'nin kurumları bu milletin. Türkiye'nin kaynakları bu milletin. Biz milletin hizmetkarıyız" diyerek sözlerini tamamladı.




