Çalgı yapımının zanaatına adanmış bir ömür: Cihangir Akdemir'in Lüthierlik yolculuğu

Çalgı yapımının zanaatına adanmış bir ömür: Cihangir Akdemir'in Lüthierlik yolculuğu cukurovagazetesi.com
Ekin KIRARSLAN

Bir zanaat olan çalgı yapma ve tamiri her ne kadar zor olsa da severek yapıldığı sürece dünyanın en güzel mesleklerinde biri haline gelmeye devam ediyor. Çalgı yapmak ve tamiri bu zanaatlardan biri olarak 15. yüzyıldan beri karşımıza çıkıyor. Çalgı yapan ve tamir eden kişilere “Luthier” diye hitap edilirken, usta-çırak ilişkisi ile öğrenilen Luthier’lik günümüzde konservatuvarlar ve meslek liselerinde de okutulmaya devam ediyor. Mersin’de 30 yıldır Lüthierlik mesleğini icra eden Cihangir Akdemir, “Luthierlik mesleğini yapabilmek için, hislerin, gözün ve duyu organlarının çok güçlü olması" dedi


30 yıldır Mersin’de Luthierlik mesleğini icra eden Cihangir Akdemir, hayalindeki mesleği önce amatörce başladığını ve Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çalgı Yapım bölümünden mezun olduktan sonra meslek olarak icra etmeye başladığını ifade etti. Adana ve Mersin bölgesinde bulunan sanatçılar için enstrüman yaptığını aktaran Akdemir, “Metin Kemal Kahraman'ın yaptım. Musa Eroğlu'na yaptım. Yavuz Bingöl'e yaptım. Adana'dan Şevki Kayapınar’a yaptım. Ondan sonra TRT sanatçılarına yaptım. Urfa Devlet Korosuna, Kırşehir Devlet Korosuna, Ankara Devlet Korosuna, İzmir Devlet Korosuna enstrümanlar yaptım. Hala da yapmaya devam ediyorum”

Lüthierlik mesleğini yapmak için, hislerin, elin, gözün ve duyu organlarının çok güçlü olması gerektiğini ifade eden Akdemir, “Atıyorum bir enstrüman yapıyorsun, bakıyorsun kalınlığını hissedebileceksin elin dokununca, vurunca oradan çıkan sesi kulağın duyması gerekecek. Kıvama gelmiş mi? Yani o sesten bir ses çıkar mı, nasıl bir ses çıkar, iyi bir ses mi kötü bir ses mi? Efendim göz görecek o ağaçtaki bombeyi şekli şemali görebilecek”

Her enstrüman için farklı ağaç kullanılıyor

Her enstrümanın yapımında farklı ağaç türleri kullanıldığını söyleyen Akdemir, "Çoğu enstrümanın kapakları Ladin ağacından yapılır. Tırnak kemençesi ise Selvi ağacından olur. İyi bir kanunun kapağı ise Çınar ağacından yapılır." dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“İyi bir enstrüman genellikle sağlıklı bir ağaçtan, ahşaptan oluşur. Şimdi bununla ustalık birleşince ortaya güzel enstrümanlar çıkar. Yani ustalıkla birleşmeyen çok iyi bir ahşap var.

Elinde yıllar vermiş kurulmuş elyafı çok düzgün enstrüman yapmaya çok uygun ama ustalık zayıf ise ziyan olur, ustalık çok iyi ama ahşap kötü ise usta ustalığını gösterememiş olur. Ağaç ve ustalık birbiriyle koordineli şeyler biri olmadan diğeri olmaz.”

Luthierlik mesleği ilk olarak İtalya’nın Crémone kentinde ortaya çıktı. Crémone kenti 15. yüzyıldan beri süregelen luthierlik mesleğinin beşiği olarak görülmektedir. Crémone geçmişte olduğu gibi bugün de en ünlü luthierlere ev sahipliği yapmaktadır. Şehirde eğitim alan gençler usta – çırak ilişkisi içerisinde eğitilmektedir.