image Mustafa Mızrak
TAS VE TARAK

Yazı Tarihi : 22.06.2022
 E-Mail : mustafamizrak33@gmail.com

 

Doğada her şey, var olduğundan beri bir düzen içerisindedir. Her şey bir düzenden düzensizliğe gider. Zaman geçtikçe, insan her seferinde keşfettiği bir konuyu kendi coğrafi ve kültürel unsurlarıyla isimlendirmiş olsa da, yasa, biz onu nasıl isimlendirirsek isimlendirelim, hep vardı ve hep aynı şekilde davranıyordu, ta ki akla sahip insan bu yasalara çomak sokuncaya kadar. Çocukluğumuzda okullarda “doğa mı insana hâkimdir insan mı doğaya hâkimdir” konulu münazara yaptırırlardı, o münazarada “insan zamanı durdurabilir mi” diye sorduklarında konu başka bir boyut almış, zamanı durduranların sadece filozoflar olduğunu yine zamanla anlamıştım. Doğanın işleyişi durdurulamaz ama yönü değiştirilebilir. Bilimin, her gün bu yasaları anlamak için keşifler yapması gerektiğini ama günümüzde sadece insanın egoist ihtiyaçlarına yöneldiğini gördüm.

İnsan doğanın “akıl yürütme ve sentezleme” yeteneğine sahip bir türüdür. Yasalar, doğadaki tüm canlılar için geçerlidir, akıl ve zekâ melekelerini kullananlar yaşam denilen akıntının onları nereye sürükleyeceğini tahmin edebilirler. Buna da öngörü veya vizyon denir. İnsan büyümek için besin ve hava almalıdır. Bu durum fiziksel büyümeye yardım eder. Şeyler tohumken, biçim alır ve ağaç olur veya insan olur. Süreç her ikisine de aynı şekilde etki eder. Ağaç, biraz daha büyüyünce, kendi tohumlarını doğaya atar ve çevresinde kendinden olanların büyümesine sebebiyet verir. İnsan da tohumlarını bereketli topraklara atar ve çocuklarla çoğaltır çevresini. Ancak bu yayılma, sadece fiziksel bir nüfus artışıdır, verimli bir orman demek değildir. Üreme yasası ağaç için de geçerlidir, insan için de…Aynı ağaç yıllar içerisinde ne fırtınalar ne kavurucu güneşler ne soğuk görmüştür. Bunlarla mücadele etmişse, biz ona ulu bir ağaç deriz. İnsan da yaş aldıkça, yaşamın zorlu, mutlu, üzüntülü anlarından geçmiştir.

Doğanın ritmi gibi insan da sürekli tekrar ile daha yetenekli, daha güçlü olur. Ağaç tek başına büyümez, ona arılar, böcekler, mantarlar, solucanlar, yağmur veya bir otoyol kenarında ise egzoz gazı, şehir kenarında ise kirli sular da eşlik eder. Kimileri, onun büyümesine katkı sağlar kimisi de hastalanmasına neden olur. İnsan da böyledir, yediği organik gıdalar, soluduğu temiz hava onu güçlendirir ve genç tutarken, yaşadığı ortamda edindiği bağımlılıkları onu yaşlandırır ve hasta eder. Ağaç bir orman içerisinde ise, benzerleriyle uyum sağlayabilir, bir sütun gibi gökyüzüne ulaşma sevdasıyla köklerini yere daha sağlam sokar ve uzayabildiği kadar uzar. Ancak kökleri zayıf bir ağaç ise bir zararlı geldiğinde, toplu olarak ormanı kaybedebiliriz. Bir insan da böyledir, eğitimli, doğru ile yanlışı ayırt etmeyi öğrenmiş bir insansa sürekli iyileşmeye doğru giden doğa yasasıyla -ki adına evrim deriz- gelişip serpilebilir veya materyalizmin insanoğluna yaptığı gibi tüm ormanı zararlı bir böcek gibi sömürüp, onu yok edebilir. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar

 


  YORUM YAZ
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 
 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Çukurova Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. cukukovagazetesi.com © Copyright 2022 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA