<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersin Haberleri, Son Dakika Mersin Haber | Çukurova Gazetesi</title>
    <link>https://cukurovagazetesi.com</link>
    <description>Mersin'den haberler, güncel gelişmeler ve son dakika olayları Çukurova Gazetesi'nde! Siyasetten ekonomiye, spordan kültür sanata, asayişten eğitime kadar Mersin'i ilgilendiren tüm önemli başlıkları tarafsız ve hızlı habercilik anlayışımızla sizlere ulaştırıyoruz. Mersin'in nabzını tutan özel haberler, analizler ve röportajlar için doğru adrestesiniz. Güncel Mersin haberlerini kaçırmamak için sayfamızı takipte kalın ve şehrinizdeki gelişmelerden anında haberdar olun.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://cukurovagazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 12:33:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kontrolsüz kortizon kullanımı risk yaratıyor]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/kontrolsuz-kortizon-kullanimi-risk-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/kontrolsuz-kortizon-kullanimi-risk-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vücutta kortizol hormonunun fazla üretilmesiyle ortaya çıkan Cushing sendromu, ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyleyen Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Kılıçlı, özellikle kortizon içeren ilaçların kontrolsüz kullanımının bu tabloya neden olabileceğini belirterek uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Prof. Dr. Mehmet Fatih Kılıçlı, Cushing sendromunun vücutta kortizolhormonunun aşırı üretimi sonucu ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyledi. Kortizol fazlalığının en sık nedenlerinden birinin kortizon içeren ilaçların yaygın ve yüksek dozda kullanımı olduğunu belirten Kılıçlı, bunun dışında başta hipofiz bezinde veya böbrek üstü bezinde olmak üzere nadiren de farklı organlarda gelişen tümörlerin de hastalığa neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="1265699" class="detail-photo img-fluid" height="498" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/1265699.jpg" width="664" /></p>

<h2><strong>"Çoğunlukla iyi huylu tümörler söz konusudur"</strong></h2>

<p>Cushing sendromunun en yaygın nedeninin kortizon içeren ilaçların hatalı kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıçlı, “Cushing sendromu, vücutta kortizol fazlalığına bağlı ortaya çıkan bir klinik tablodur. Bunun en sık sebebi kortizon içeren ilaçların yaygın kullanımıdır. Özellikle akciğer hastalıkları ve romatolojik hastalıklarda kullanılan bu ilaçlar gereğinden fazla ve yüksek dozda kullanıldığında bu tabloya yol açabilir. Sadece ilaç kullanımına bağlı ortaya çıkmaz. Cushingsendromu hipofiz bezinde veya böbrek üstü bezinde gelişen tümörlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bu iki organ dışında az da olsa başka organlarda da görülebilmektedir. Çoğunlukla iyi huylu tümörler söz konusudur ancak nadiren kötü huylu tümörlere bağlı da görülebilir” diye konuştu. Hastalığın çeşitli belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kılıçlı, “Cushing sendromunda obezite oldukça sık görülen bir bulgudur. Bunun yanında karın bölgesinde oluşan çatlaklar, yüzde pembeleşme, ense bölgesinde yağ birikimi ve karın bölgesinin genişleyip kol ve bacakların incelmesi gibi belirtiler de görülebilir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Bazı dinamik testler yapıyoruz"</strong></h2>

<p>Hastalığın tanısının ileri testlerle konulduğunu belirten Prof. Dr. Kılıçlı, “Klinik olarak şüphelendiğimiz durumlarda bazı dinamik testler yapıyoruz. Bu testler sonucunda kortizolfazlalığının kaynağını tespit etmeye çalışıyoruz. Eğer bir tümör saptanırsa öncelikle cerrahi yöntemle bu odağı ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” dedi. Kortizonun birçok hastalıkta önemli bir tedavi seçeneği olduğunu ancak dikkatli kullanılmasının gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıçlı, “Kortizon hem faydası hem de zararı olabilen bir ilaçtır. Gereğinden fazla ve yüksek dozda kullanıldığında Cushing sendromuna neden olabilir. Kortizolfazlalığı diyabet, tansiyon, kemik erimesi ve iyileşmeyen yaralar gibi birçok sistemik hastalığa yol açabilir. Bu nedenle tedavi sürecinin mutlaka doktor kontrolünde yürütülmesi gerekir. Cushing sendromunun nedeninin doğru belirlenmesitedavi açısından büyük önem taşıyor. Eğer tümöre bağlı bir durum varsa doğru odağı bulup cerrahi olarak ortadan kaldırdığımızda hastalığın tamamen düzelme şansı oldukça yüksektir” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/kontrolsuz-kortizon-kullanimi-risk-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/images-70.jpg" type="image/jpeg" length="41964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MSB: Bir hastanın geleceğine kanat açtık]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/msb-bir-hastanin-gelecegine-kanat-actik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/msb-bir-hastanin-gelecegine-kanat-actik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hava Kuvvetlerine ait ambulans uçak ile acil organ nakli bekleyen bir vatandaş için İzmir’den Malatya’ya karaciğer greftinin başarıyla ulaştırıldığını belirterek, “Bir hastanın geleceğine kanat açtık” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Rotamız hayat, yükümüz umut. Bir hastanın geleceğine kanat açtık. Hava Kuvvetlerimize ait ambulans uçak ile acil organ nakli bekleyen bir vatandaşımız için İzmir’den Malatya’ya karaciğer grefti başarıyla ulaştırıldı. Vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>dha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/msb-bir-hastanin-gelecegine-kanat-actik</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesi.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="80463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SES Mersin Şubesi: “Sağlıkta şiddet sistem eliyle üretiliyor”]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/ses-mersin-subesi-saglikta-siddet-sistem-eliyle-uretiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/ses-mersin-subesi-saglikta-siddet-sistem-eliyle-uretiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, 17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir araya gelerek sağlık emekçilerine yönelik şiddet ve toplumda kültür haline getirilmeye çalışıldığını, şiddetin sistem eliyle üretildiğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, 17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla Mersin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Şube adına basın açıklamasını okuyan Barış Keskinkılıç, “Sağlıklı bir toplum için; iş yerinde, sokakta, evde her alanda acil demokrasi diyoruz” şeklinde dikkat çekerek, "17 Nisan 2012 yılında Gaziantep’te görevi başında katledilen Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümünde her türlü şiddet sonucu yaşamını yitiren, pandemi de, depremde ve görev başında hayatını kaybeden tüm sağlık emekçilerini saygıyla anıyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Zorluklara rağmen en iyi hizmet için gece gündüz çalışıyoruz”</strong></h2>

<p>Sağlık emekçilerinin zor koşullarda çalıştığını kaydeden Keskinkılıç, “Çalışma ve yaşam koşullarımız yıllar içinde düzeltilmemiş, taleplerimiz karşılanmamış, yeni sorunlar eklenerek giderek katmerleşmiştir. İçinde bulunduğumuz her türlü zorluğa rağmen, en iyi şekilde hizmet vermek için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Ücretsiz sağlık hizmetinin ortadan kaldırıldığını, sağlık için cepten yapılan ödemelerin giderek arttığını, bugün çok sayıda kalemde cebimizden katkı/katılım payları altında para çıktığını biliyoruz. GSS prim borcu olan milyonlarca kişiye her gün yenilerinin eklendiğini biliyoruz. Hastanelere erişimin zorlaştığını, randevu almanın zorluklarını, günlerce hatta aylarca sonrasına randevu alınabildiğini biliyoruz. Artık sanal kuyruklarda bekliyoruz. Hasta başına ayrılan muayene süresinin 5 dakikaya indirildiğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="4960A0D9 Ea4C 4087 B440 4D5418D948E3" class="detail-photo img-fluid" height="484" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/4960a0d9-ea4c-4087-b440-4d5418d948e3.jpg" width="645" /></p>

<h2><strong>“Kendi yaşamından vazgeçiyor”</strong></h2>

<p>Koşullar ve sağlık hizmetlerinin durumunun ortada olduğunu, giderek artan şekilde şiddete uğradıklarını belirten Keskinkılıç, “Siyasiler tarafından hedef gösteriliyoruz, idarecilerden baskı ve şiddet görüyoruz. Ayrıca hasta ve yakınlarından şiddet görüyoruz. Bu şiddet bizi, canlarımızı aramızdan alıyor, kimimiz kendi yaşamından vazgeçiyor. Hizmete erişim zorlaştıkça, gerçek sağlık sisteminin vaat edildiği gibi olmadığı anlaşıldıkça, hesap sorulan, öfke boşaltılan biz sağlık emekçileri oluyoruz. Çünkü olmayan bir sağlık sisteminin vaadi ile halkı kandıranlar, her aksaklığın sorumlusunu biz sağlık emekçileri olduğumuzu söylemekte bir sakınca görmüyorlar. Sağlık emekçilerini itibarsızlaştırarak, sağlık emekçilerini hedef koyarak ve suçlayarak halkı yanıltmaya, sağlık sisteminin sorunlarının üstünü kapatmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.</p>

<p>Mevcut yapıyı eleştiren Keskinkılıç, normalleştirilmeye çalışılan şiddet kültürüne karşı sağlıklı bir toplum için bir bütün olarak mücadele etmek gerektiğini vurguladı. Sözlerine devam eden Keskinkılıç, “Bu mücadele sadece işkolumuz ekseninde de düşünülemez. İktidar eliyle uzun yıllardır uygulanan baskı politikaları, kendinden olmayan herkesi öteki görme yaklaşımı ile birlikte toplumda oluşturulan kamplaşma beraberinde şiddet üretiyor. Uygulanan kutuplaştırma siyaseti nedeniyle kendini devlet gibi gören kesimlerde şiddete meyil ediyor. Yine açlık, yoksulluk, zamlar… Yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan milyonların bu durumu görmemesi için ayrıştırma ve kutuplaştırma siyasetini özellikle derinleştiriyorlar. Bu durumda da insanlar yaşadığı sıkıntıların sorunun kaynağını sistem olarak görmek ve hak elde etmek için mücadele etmek yerine en yakındakine şiddet olarak yansıtıyor. Bu nedenle de şiddet toplum içinde giderek bir kültür haline geliyor” diye konuştu.</p>

<h2><strong>Sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik talepler</strong></h2>

<p>Keskinkılıç, şiddeti önlemek için caydırıcı yasal düzenlemeler ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı: “İşkolundaki emek ve meslek örgütleri olarak önerilen ‘sağlıkta şiddet yasası’nın tek bir virgülü dahi değiştirilmeden kabul edilmesini istiyoruz. Sağlık emek-meslek örgütleri ve uzmanlık derneklerinin önerileri doğrultusunda güvenli çalışma alanları oluşturulmasını istiyoruz. Meslek örgütlerini hedef gösteren tüm kitle iletişim araçlarının denetlenmesini istiyoruz. ‘Sağlıkta Dönüşüm’ Programı derhal terk edilmelidir. Toplumu hastalıklardan koruyan, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği bir sistem kurulmalıdır. İdareci atamaları, liyakat kriterlerini taşıyan adaylar arasından ve çalışanlar tarafından seçimle belirlenmelidir. Sağlık Bakanlığı diğer bütün kamu kurumlarına öncelik ederek; ‘sağlıklı bir toplum için şiddetsiz yaşam’, ‘sağlık için demokrasi’, ‘sağlık için herkese iş, aş, insani barınma ve eğitim’ gibi temaları öne çıkaracak tarzda sağlık işkolundaki bütün örgütlerle birlikte çalışmalıdır. İlkokuldan Üniversiteye kadar insan hakları, demokrasi, demokratik yaşam konularında farkındalık yaratacak eğitim süreçleri müfredatlara acilen eklenmelidir.”</p>

<h2><strong>“Sağlık hakkımız için mücadele edeceğiz”</strong></h2>

<p>Şiddetin toplumsal bir sorun olduğunu ve bu sorunun çözülüp çözülmemesinin ise politik bir tercih olduğunu belirten Keskinkılıç, “Şiddetin çalışma ortamımızın olağan bir parçası haline getirilmesi isteniyorsa, bu şiddete alışmamız isteniyorsa, bir kez daha ifade edelim ki bu şiddeti kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Birlikte çalıştığımız tüm sağlık emekçileri ile bu şiddeti durdurmak, haklarımıza kavuşmak için mücadele edeceğiz. Sağlık hakları ellerinden alınan hekimlerimizle ve sağlık emekçilerimizle birlikte sağlık sistemini değiştirmek için, sağlık hakkımız için mücadele edeceğiz. Dr. Ersin Arslan şahsında yaşamını yitiren tüm sağlık emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyoruz. Onlara sözümüz sağlık emekçilerinin ve halkımızın yararına bir sistem inşa etme mücadelesini yükseltmek olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Atala</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/ses-mersin-subesi-saglikta-siddet-sistem-eliyle-uretiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/a43421f7-6f74-498c-b698-4b1a70f32e92.jpg" type="image/jpeg" length="16003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de geliştirilen kalp kapağı patent aldı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de geliştirilen, mekanik ve biyolojik özellikleri bir arada sunan yerli kalp kapağının ameliyatlarda kolaylık sağlaması, cerrahi süreci kısaltması ve kalpte oluşabilecek hasarı azaltması hedeflenirken, iki parçalı yapısıyla dikkat çeken çalışma patent alarak tescillendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Üniversitesi (MEÜ) Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde akademisyenlerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda geliştirilen kalp kapağı, patent alarak önemli bir başarıya imza attı. Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz ile mühendis Zülfü Doğan'ın birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında, kalp hastalarına yönelik yeni bir kapakçık türü geliştirildi. Sağlık alanında yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefleyen çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu'na yapılan başvurunun ardından ulusal patent tescil belgesi almaya hak kazandı. Geliştirilen mekanik ve biyolojik kalp kapağı çeşidinin ilerleyen süreçte daha geniş kullanım alanı bulması amaçlanıyor. Geliştirilen yeni kalp kapağının, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluştuğu belirtildi. İç ve dış halka olmak üzere tasarlanan yapı sayesinde, özellikle ameliyat sırasında kapak değişiminin daha kolay hale gelmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>“Ameliyat süresini kısaltarak kalpte oluşabilecek hasarı azaltacak”</strong></p>

<p>Yeni kapak sistemiyle, daha önce kapak ameliyatı geçiren hastalarda yeniden operasyon gerektiğinde mekanik kapaktan biyolojik kapağa ya da biyolojik kapaktan mekanik kapağa dönüşümün mümkün olabileceği ifade edildi. Bu durumun ameliyat süresini kısaltarak kalpte oluşabilecek hasarı azaltabileceği vurgulandı. Çalışmanın patent sürecinin tamamlanmasının ardından prototip geliştirme, dayanıklılık testleri, hayvan deneyleri ve uluslararası onay süreçlerinin yürütülmesi planlanıyor. İlerleyen dönemde ürünün hem Türkiye'de kullanılması hem de ihracat potansiyeline ulaşmasının hedeflendiğini belirtiliyor.</p>

<p><strong>"Yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz"</strong></p>

<p>Kalp kapağı hastalıklarının toplumda sık karşılaşılan rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz, "Biz açık kalp cerrahisinde, mekanik ve biyolojik kapaklar olmak üzere farklı kapak türleri kullanarak bu ameliyatları gerçekleştirmekteyiz. Ameliyat süreçlerinde birtakım zorluklar görünce yeni bir kapağın ortaya çıkmasına vesile olduk. Bu kapak, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluşuyor. Mevcut kapaklar tek bir komponentten oluşurken, bizimki iç ve dış halka olmak üzere iki parçadan oluşup, bu parçaların ameliyat esnasında değişimini kolaylaştıran yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mekanik ve biyolojik kalp kapakları arasındaki farklara da değinen Tüysüz, "Mekanik kapaklarda Kumadin dediğimiz bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyoruz. Bizim kapaklarımızda, eğer bir kapak ameliyatı daha öncesinden olmuş bir hasta yeniden bir kapak ameliyatı ihtiyacı duyduğunda, mekanik kapağı biyolojik kapağa dönüştürebilme şansına sahip oluyoruz. Aynı zamanda biyolojik kapağı da mekanik kapağa çevirebiliyoruz. Ameliyatın süresini kısaltan ve ikincil ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Dışa bağımlılığı azaltacak"</strong></p>

<p>Çalışmanın bundan sonraki sürecine ilişkin bilgi veren Tüysüz, "Öncelikle patentini aldık. Bundan sonraki süreç, prototiplendirme, kapağın fonksiyonlarını ve dayanıklılığını test eden yöntemler, hayvan deneyleri, daha sonra da FDA gibi kurumlardan alınan onaylarla insanda denenmesi. Bu, kalp hastalıkları ve özellikle daha önce kapak ameliyatı olmuş hastalar için iyi bir gelişme. Ülkemiz için de hem artı bir değer oluşturması hem de ilerleyen dönemlerde dışa bağımlılığı azaltacak olması önemli. Kendi ülkemizin içerisinden böyle bir ürünün ortaya çıkması ve diğer ülkelere ihraç aşamasına gelmesi bizim açımızdan sevindirici olacaktır. İnşallah ilerleyen dönemlerde bu kapağı kullanılır hale getiririz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/a-w685308-01-2.jpg" type="image/jpeg" length="90896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Şehir Hastanesinde sağlık okuryazarlığı paneli düzenlendi]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesinde düzenlenen panelde, dijital çağda doğru sağlık bilgisine erişimin önemi vurgulanırken, sağlık okuryazarlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğine dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ile Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi iş birliğinde, Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen panel, sağlık çalışanları ve akademisyenlerin katılımıyla yapıldı. Programa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Ekici, Başhekim Prof. Dr. Mehmet Ballı ile çok sayıda sağlık yöneticisi ve personel katıldı.<br />
Programın açılışında konuşan Başhekim Mehmet Ballı, Türkiye'de sağlık okuryazarlığı seviyesinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, bu bilincin erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini ifade etti.<br />
İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici ise dijitalleşen dünyada sağlık bilgisinin doğru kaynaktan edinilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Ekici, bireylerin dijital mecralardaki bilgilere temkinli yaklaşması gerektiğini belirterek, doğru bilgiye ulaşmanın sağlık hizmetlerinden etkin yararlanma açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.<br />
Panelde, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslıhan Ardıç Çobaner ile Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Taylan sunumlarıyla programa katkı sundu. Akademisyenler, dijitalleşme sürecinde doğru bilgiye erişim, sağlık iletişimi ve medyanın toplum üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />
Sunumların ardından katılımcılarla soru-cevap bölümü gerçekleştirildi. Program sonunda İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici ve Başhekim Mehmet Ballı tarafından akademisyenlere çiçek ve teşekkür plaketi takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/a-w684626-01.jpg" type="image/jpeg" length="21021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: "30 yaşından sonra kolesterol düzeyine baktırılmalı"]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/uzmanindan-uyari-30-yasindan-sonra-kolesterol-duzeyine-baktirilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/uzmanindan-uyari-30-yasindan-sonra-kolesterol-duzeyine-baktirilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği uzmanlarından Prof. Dr. Öner Özdoğan, herhangi bir genetik yatkınlık olmasa bile kalp sağlığı konusunda mutlaka risk faktörlerine dikkat edilmesi gerektiğini belirtip, "Artık kalp krizi riski 30 yaşına kadar düşmüş durumda. 30 yaşından sonra mutlaka kolesterol düzeyine baktırmanız gerekiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Uzmanlarından Prof. Dr. Öner Özdoğan, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında genel kalp sağlığı konusunda bilgi verdi. Prof. Dr. Özdoğan, Kalp Sağlığı Haftası'nın toplumda farkındalığı artırmak için uzun yıllardır Türk Kardiyoloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı'nın önerileriyle nisan ayının ikinci haftasında kutlandığını söyledi. Kalp hastalığının eskiden yalnızca 'yaşlıların hastalığı' olarak bilindiğini söyleyen Prof. Dr. Öner Özdoğan, artık öyle olmadığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 15 100246" class="detail-photo img-fluid" height="476" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-15-100246.jpg" width="664" /></p>

<h2><strong>Sanal anjiyo, 45 yaş ve üzerindeki hasta profiline öneriliyor</strong></h2>

<p>Kalp krizlerinin sigara ya da ailesel yatkınlıklar gibi nedenlerle çok erken yaşta ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özdoğan, "Özellikle risk faktörü yönetimi için farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor" diye konuştu. Değiştirilemeyen ve değiştirilebilir risk faktörleri bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Öner Özdoğan, hipertansiyon, diyabet, ailesel yatkınlık, obezite, metabolik sendrom ve kolesterol değerlerinin en önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Özdoğan, "Hastanın romatolojik bir hastalığının olması da kardiyovasküler hastalıklar açısından riskli. Özellikle gençlerde erken yaşta kalp krizi, inme geçiren ya da periferik damar hastalığı olan kişilerin ailelerinin de erken yaşta kardiyovasküler hastalıklar açısından taranması gerekir" dedi.</p>

<p>Kalbin orta kas tabakasını oluşturan, ritmik kasılmalarla kan dolaşımını sağlayan çizgili bir kas hücresi olarak bilinen miyokard hücresinin kalp krizleri açısından önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öner Özdoğan, "Kalp krizlerinde hastayı acil olarak anjiyoya alıyoruz. Çünkü ne kadar çok kalp kası hücresi kurtarırsak, o kadar avantajlı oluyoruz. Eğer bir kişi kalp krizinden sonra erken dönemde hastaneye gelirse, bu kişinin kalbin kasılma gücü çok etkilenmemekte ve böylece ileriki dönemlerde yaşam kalitesi çok daha iyi olmakta. Fakat genç ya da yaşlı fark etmez, geç gelen hastalarda kalbin kasılma gücü düşmekte. Kalp ciddi oranda etkilendiği için hayatının uzun dönem boyunca da kalp yetersizliği, nefes darlığı gibi semptomlarla hastalıklarla uğraşmak zorunda" diye konuştu.</p>

<p>Sanal anjiyonun çok uzun zamandır yapılan bir tetkik olduğunu ancak son zamanlarda daha ön plana çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Özdoğan, tomografi gibi olduğunu söyleyerek, "Sanal anjiyo sadece orta risk grubunda, 45 yaş ve üzerindeki hasta profiline önerilir. Bu kalbin hem kalsiyum skoru dediğimiz skorlamasını hem de kalp damarlarındaki darlık derecesini göstermektedir. Ama oradaki her darlığın da mutlaka stentle ya da balon stentle açılması gerektiği anlamına gelmemekte. O nedenle mutlaka bunu isteyen doktorun da bunu nasıl yorumlayacağını bilmesi gerekiyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>30 yaşından sonra kolesterol düzeyine bakılmalı</strong></h2>

<p>Kalp sağlığını korumak için vatandaşlara da bazı önerilerde bulunan Prof. Dr. Öner Özdoğan, "Herhangi bir genetik yatkınlık olmasa bile mutlaka risk faktörlerini görmemiz lazım. Bütün dünyanın kullandığı kılavuzda artık kalp krizi riski 30 yaşına kadar düşmüş durumda. 30 yaşından sonra mutlaka kolesterol düzeyine baktırmanız gerekiyor. Ailesel kolesterol yüksekliği çok erken yaşta kalp krizine neden olabilir. Hipertansiyon geç tedavi edilirse kardiyovasküler hastalık riskini artırmakta. Obezite yaşam tarzı önemli. Haftada 3 gün 30 dakikalık egzersiz öneririz. Hastalık oluşmadan önce kendimizi korumamız önemli. Kalp krizinden sonra yapılan müdahale ve alınan ilaçlar çok fazla işe yaramıyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/uzmanindan-uyari-30-yasindan-sonra-kolesterol-duzeyine-baktirilmali</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-15-100325.jpg" type="image/jpeg" length="30426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat eksikliği engel değil yönetilmesi gereken bir farklılık]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/dikkat-eksikligi-engel-degil-yonetilmesi-gereken-bir-farklilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/dikkat-eksikligi-engel-degil-yonetilmesi-gereken-bir-farklilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken fark edilen ve uygun destekle yönetilen dikkat eksikliği, çocuğun potansiyelini sergilemesinin önündeki engelleri kaldırarak hem akademik hem de sosyal yaşamda başarıyı beraberinde getiriyor. Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, durumun aslında bir kapasite yönetimi sorunu olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) tembellik olmadığını vurgulayarak, ailelere erken tanı ve doğru yaklaşım konusunda kritik uyarılarda bulundu.</p>

<p>Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan ve sadece akademik başarıyı değil, sosyal ilişkiler ile günlük yaşam becerilerini de derinden etkileyen DEHB, günümüzde en çok tartışılan nörogelişimsel durumların başında geliyor. Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, dikkat süresinde kısalık, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile karakterize olan bu durum hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>

<h2><img align="right" alt="Whatsapp Image 2026 04 14 At 15.42.07" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-14-at-154207.jpeg" style="margin-left:15px; margin-right:15px" width="320" /><strong>Tembellik değil, dikkat yönetimi sorunu</strong></h2>

<p>DEHB’li çocukların genellikle isteksiz veya tembel olarak etiketlendiğine dikkat çeken Yıldırım, durumun aslında bir kapasite yönetimi sorunu olduğunu belirterek, "Çocuklar çoğu zaman verilen işi yapmak ister ancak dikkatlerini yönetmekte zorlanırlar. Bu çocuklar, dikkatlerini uzun süre sürdüremedikleri için yönergeleri kaçırabilir, sık sık hayallere dalabilir ya da başladıkları işi tamamlamakta güçlük yaşayabilirler" dedi.</p>

<p>En yaygın belirtiler arasında; unutkanlık, eşyalarını kaybetme, yerinde duramama, sürekli söz kesme, sabırsızlık ve görevleri yarım bırakma yer aldığını ifade eden Yıldırım, “Dijital çağın en büyük risklerinden biri olan kontrolsüz ekran kullanımı, DEHB belirtilerini daha da ağırlaştırabiliyor. Yıldırım, hızlı uyaranlara alışan çocukların ders gibi durağan süreçlerde daha çabuk sıkıldığını ifade ederek, ekran süresinin sınırlandırılmasının ve içeriklerin seçici olmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Aileler için stratejik öneriler</strong></h2>

<p>DEHB ile başa çıkmada ailelerin tutumunun belirleyici olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, Çocuğunuza kısa ve anlaşılır yönergeler verin. Günlük rutinler oluşturarak belirsizliği ortadan kaldırın. Çalışma alanlarındaki dikkat dağıtıcı unsurları minimuma indirin. Çocuğun doğal hareket ihtiyacını karşılayabileceği aktiviteler planlayın” tavsiyelerinde bulundu.</p>

<h2><strong>Tanı koyma yetkisi sadece uzmanlarda</strong></h2>

<p>Çevreden gelen yorumlarla çocuklara "etiket" yapıştırılmasının tehlikelerine değinen Yıldırım, kesin tanı sürecine dair ise, "DEHB tanısı; yalnızca çocuk ve ergen psikiyatristleri tarafından, detaylı değerlendirme ve gözlem sonucunda konulabilir. Bireysel gözlemlerle tanı koymak yanlıştır. Şüphe durumunda mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" uyarılarında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seyrani Solugan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/dikkat-eksikligi-engel-degil-yonetilmesi-gereken-bir-farklilik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/dikkat-eksikligi.jpg" type="image/jpeg" length="42585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Diş eti hastalıkları kalp ve alzheimer riskiyle ilişkili olabilir’]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/dis-eti-hastaliklari-kalp-ve-alzheimer-riskiyle-iliskili-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/dis-eti-hastaliklari-kalp-ve-alzheimer-riskiyle-iliskili-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız sağlığının yalnızca dişlerle sınırlı olmadığını, kalp ve beyin sağlığıyla da yakından ilişkili olabileceğini söyleyen Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Dt. Gülcan Pirbudak, “Diş eti hastalıkları kalp ve alzheımer riskiyle ilişkili olabilir. Çoğu kişi ağız ve diş sağlığını yalnızca estetik görünüm ya da diş çürükleriyle ilişkilendirirken, bilimsel çalışmalar ağız sağlığının vücudun genel sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız içinde gelişen enfeksiyonların zaman zaman kan dolaşımına karışabildiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi'nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Dt. Gülcan Pirbudak, diş eti hastalıkları bulunan kişilerde kalp ve damar hastalıklarının daha sık görülebildiğini ifade etti. Ağızdaki bakterilerin kan dolaşımına geçmesiyle birlikte vücutta iltihabi yanıtın artabileceğini belirten Pirbudak, kronik inflamasyonun damar iç yüzeyinde yapısal değişikliklere yol açabileceğini ve bunun da damar sertliği, damar daralması ve tıkanıklık gibi sorunlara zemin hazırlayarak kalp krizi ve felç riskini artırabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>‘Diş eti hastalıkları kalp damar sistemini etkileyebilir’</strong></p>

<p>Bilimsel çalışmaların diş eti hastalıkları ile kalp damar hastalıkları arasında dikkat çekici bir ilişki olduğunu ortaya koyduğunu belirten Pirbudak, ağız içinde bulunan bazı bakterilerin kan dolaşımı yoluyla damar duvarlarına yerleşebildiğini aktardı. Bu bakterilerin damar sertliği oluşumuna katkıda bulunabileceğini ifade eden Pirbudak, bazı durumlarda diş ve diş eti enfeksiyonlarına neden olan bakterilerin kalp kapakçıklarına ulaşarak kalp kapakçığı enfeksiyonlarına yol açabileceğini belirtti. Yapılan bazı klinik araştırmaların diş eti tedavisinin vücuttaki inflamasyon seviyesini azaltabildiğini ve damar fonksiyonlarının iyileşmesine katkı sağlayabildiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p><img alt="1941999-1" class="detail-photo img-fluid" height="354" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/1941999-1.jpg" width="664" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘Ağız sağlığı beyin sağlığıyla da bağlantılı olabilir’</strong></p>

<p>Son yıllarda yapılan araştırmaların ağız sağlığı ile Alzheimer hastalığı arasında da olası bir ilişki bulunduğunu gösterdiğini belirten Pirbudak, özellikle diş eti hastalıklarıyla ilişkili bazı bakterilerin Alzheimer hastalarının beyin dokusunda tespit edildiğini ifade etti. Bu bakterilerin ürettiği toksinlerin beyin dokusunda iltihabi süreçleri tetikleyebileceğinin düşünüldüğünü belirten Pirbudak, kronik enfeksiyonların kan-beyin bariyerinin geçirgenliğini artırarak nöroinflamasyonu tetikleyebileceğine dair çalışmalar bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>‘Diş kaybı ve çiğneme fonksiyonu beyin sağlığını etkileyebilir’</strong></p>

<p>Diş kaybı ve ağız içi enfeksiyonların yalnızca enfeksiyon açısından değil fonksiyonel açıdan da önemli olduğunu belirten Pirbudak, çiğneme fonksiyonunun azalmasının beyne giden kan akışını etkileyebileceğini dile getirdi. Sigara kullanımı, diyabet, kronik inflamasyon, ileri yaş ve yetersiz ağız hijyeni gibi faktörlerin hem diş eti hastalıkları hem de kalp damar hastalıkları için ortak risk faktörleri arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p><strong>‘Ağız sağlığı genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır’</strong></p>

<p>Ağız sağlığının korunmasının yalnızca dişleri korumak anlamına gelmediğini belirten Pirbudak, düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve diş hekimi kontrollerinin genel sağlık açısından da önemli olduğunu vurguladı. Vücudun bir bütün olduğunu ve ağızda başlayan bir sorunun zamanla farklı sistemleri etkileyebileceğini belirten Pirbudak, sağlıklı bir ağız yapısının kalp ve beyin sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/dis-eti-hastaliklari-kalp-ve-alzheimer-riskiyle-iliskili-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/d-i-s-e-t-i-h-a-s-t-a-l-i-k-l-a-r-i-k-a-l-p-v-e-a-l-z-h-e-i-m-e-r-1259468-374794.jpg" type="image/jpeg" length="92469"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Şehir Hastanesi'nde "hizmet odaklı" yeni dönem]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-hizmet-odakli-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-hizmet-odakli-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı, hastane yönetimi ve sağlık personelinin çalışma prensiplerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Görev değişimlerini ve personel planlamalarını tamamen "hizmet kalitesini artırma" odağına yerleştirdiklerini belirten Ballı, asıl hedeflerinin halkın gönlünde hoş bir sada bırakmak olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanede 15 yıldır aynı birimde görev yapan tecrübeli hemşirelerin acil servislere görevlendirilmesiyle ilgili konuşan Prof. Dr. Ballı, bu adımın hem performans hem de hizmet kalitesi açısından stratejik bir karar olduğunu ifade etti. Yeni ve eski personelin bir arada çalışmasının sinerji yarattığını belirten Ballı şunları söyledi:</p>

<p>"Bizim için koltukta kimin oturduğu değil, halkımıza nasıl hizmet edildiği önemlidir. 15 yıldır aynı yerde görev yapan arkadaşlarımızın tecrübesini acil servis gibi kritik noktalara taşıyarak, hem yeni personelin yetişmesini sağlıyor hem de daha dinamik bir hizmet sunuyoruz. Amacımız, milletimize tertemiz bir hastane imajı ve kusursuz bir sağlık hizmeti bırakmaktır."</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 10 180212" class="detail-photo img-fluid" height="378" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-10-180212.jpg" width="658" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Vatandaşın duası bizim onurumuzdur"</strong></p>

<p>Hastaneden taburcu olan vatandaşların memnuniyetinin her türlü makamın üzerinde olduğunu hatırlatan Başhekim Ballı, sağlık personeliyle olan ortak vizyonlarını şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Bizim için en kıymetli karne, hastaneden çıkan vatandaşın arkasından söyleyeceği güzel sözlerdir. Vatandaşımızın buradan şifa bularak ve güler yüzle ayrılması, aldığı hizmetten memnun kalması bizler için en büyük onur kaynağıdır."</p>

<p><strong>Toplum için şeffaf ve temiz sağlık hizmeti</strong></p>

<p>Mersin Şehir Hastanesi, sadece tıbbi başarısıyla değil, yönetimsel vizyonuyla da "önce insan" demeye devam ediyor. Halkın sağlığını korumanın yanı sıra, kamu kaynaklarını ve kurum imajını en üst seviyede tutmayı hedefleyen hastane yönetimi, toplumun her kesimine hitap eden bilgilendirme faaliyetlerine de hız kesmeden devam edeceğinin mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber  Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-hizmet-odakli-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/0d19f4bb-203a-420a-867f-b8351d3cb2b2.jpg" type="image/jpeg" length="78605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimliği yönetmenliğinde değişiklik]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/aile-hekimligi-yonetmenliginde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/aile-hekimligi-yonetmenliginde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Sağlık Bakanlığından yönetmeliğe ilişkin yapılan bilgilendirmeye göre, yönetmelikte yer alan açık hükümlerle, kamu hizmetinin kesintisiz ve etkin şekilde yürütülmesi ile vatandaşların herhangi bir aksama olmadan daha nitelikli hizmete ulaşabilmesinin sağlanması hedeflendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmelikle, aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğu belirtilirken, hizmet mekanına ilişkin asgari fiziki şartlar hizmet sunumundaki ihtiyaçlara göre güncellendi. Aile hekimliği birimlerince aile sağlığı merkezindeki ortak kullanılan malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğu belirlendi. Hizmet sunumunda ihtiyaçtan dolayı temin edilen ve kullanılan tıbbi cihaz ile sarf malzemeler daha açık şekilde listelenerek asgari tıbbi cihaz ve malzemelerde güncelleme yapıldı.</p>

<p><strong>Aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi</strong></p>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi. Aile hekimi olarak görev yapmaktayken askerlik veya doğum nedeniyle uygulamadan ayrılmak zorunda kalan hekimlerin uygulamaya dönmek istediklerinde öncelik hakları bulunuyor. Bu öncelik hakkının kullanımı sırasında yönetmelik hükmünün farklı şekilde yorumlanması neticesinde uygulama farklılıkları görüldüğünden bu hakkın kullanımı için şartlar detaylı olarak açıklanarak öncelik hakkının kullanımı için başvuruya yeterli süre tanındı.</p>

<p><img alt="61634C5D45D2A06A3Ce24568" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/61634c5d45d2a06a3ce24568.webp" width="660" /></p>

<p>Devlet hizmet yükümlülüğü atamaları ile aile hekimliği birimlerine direkt aile hekimliği uzmanı ataması düzenli olarak yapılmakta olup atanan personelin aile hekimliği birimlerinde görev yapmasına ilişkin hususlar açık şekilde belirtilerek, ülke genelinde uygulama birliği sağlandı.</p>

<p><strong>Sağlıkta şiddetin önlenmesi adına düzenleme</strong></p>

<p>Hem sağlık çalışanını korumak hem de vatandaşın hizmet alımını engellememek amacıyla, şiddet durumunda vatandaşın aile hekimi kayıt değişikliğinin öncelikle farklı bir aile sağlığı merkezine yapılması, ikametgahına yakın farklı aile sağlığı merkezi yok ise aynı aile sağlığı merkezindeki başka bir aile hekimliği biriminin seçileceği hususu yönetmelikte düzenlendi.</p>

<p>Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecinin hızlandırılması için tüm aile hekimliği çalışanlarının bu süreçte aldığı temel eğitimleri uygulamaya geçişten sonra da alabilmesine imkan sağlandı. Birinci aşama uyum eğitimlerini kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde tamamlaması zorunluluğu getirildi. Yönetmelikte ayrıca, Sağlık Bakanlığına ait Aile Hekimliği Bilgi' kullanımına ve bu sisteme geçiş sürecine ilişkin düzenlemeye yer verildi.</p>

<p><strong>Aile Sağlığı Merkezinde 5 hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile sağlığı merkezlerinde birim sayısına göre oluşturulan ‘aşılama ve bebek/çocuk izlemleri odası’ ile ‘gebe izlem ve üreme sağlığı odası’ kriterlerinde düzenleme yapılarak her dört hekim için değil, her beş hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi. Uygulamada sıklıkla oda sayısının fazla olduğu ve bu odaların kullanılmadığı gözlemlendiğinden bu odaların ‘aile hekimliği birimi’ olarak sisteme katkı sunmasının sağlanması amaç</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/aile-hekimligi-yonetmenliginde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/gemini-generated-image-1tpg0f1tpg0f1tpg.png" type="image/jpeg" length="54543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebeklerde kalça sağlığı için erken değerlendirme önemlidir]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/bebeklerde-kalca-sagligi-icin-erken-degerlendirme-onemlidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/bebeklerde-kalca-sagligi-icin-erken-degerlendirme-onemlidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Müfit Orak, yenidoğan döneminde yapılan kalça kontrollerinin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ortopedik sorunların önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aileye katılan her yeni bireyin büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten Özel Adatıp Hastanesi'nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Müfit Orak, “Yaşamın erken döneminde bazı sağlık durumlarının yakından takip edilmesi gerekir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken durumlardan biri de gelişimsel kalça displazisidir” dedi.</p>

<p>Halk arasında ‘doğumsal kalça çıkığı’ olarak bilinen bu durumun erken dönemde fark edilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Orak, “Erken yaşta tespit edilen durumlarda daha basit ve kısa süreli tedavi yaklaşımları planlanabilir. İleri yaşlarda tanı konulması halinde ise daha farklı tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalça ultrasonografisinin (USG), bebeklerde kalça yapısının değerlendirilmesinde kullanılan güncel yöntemlerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Orak, “Ağrısız bir işlem olan bu değerlendirme, doğum sonrası dönemde uygulanabilmekte ve gerekli durumlarda tekrar edilebilmektedir” diye konuştu.</p>

<p>Özellikle yaşamın ilk haftalarında yapılan kontrollerin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Mehmet Müfit Orak, “Aile öyküsünde benzer durum bulunan bebeklerde değerlendirmelerin daha erken dönemde planlanması faydalı olabilir” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Orak, sözlerini şöyle tamamladı: “Kalça gelişiminin düzenli takip edilmesi ve hekim önerileri doğrultusunda hareket edilmesi, olası risklerin yönetilmesi açısından önem taşımaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/bebeklerde-kalca-sagligi-icin-erken-degerlendirme-onemlidir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2025/08/bebek-1.jpg" type="image/jpeg" length="10032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenişehir’de menopozun ruhsal haritası çizildi]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/yenisehirde-menopozun-ruhsal-haritasi-cizildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/yenisehirde-menopozun-ruhsal-haritasi-cizildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın sağlığı ve menopozda hormon tedavisi, beslenme, kemik sağlığı gibi merak edilen konular Yenişehir’de masaya yatırıldı. Uzman hekimlerin modern tıbbi yöntemleri paylaştığı panelde; protein tüketiminden direnç egzersizlerine, biyolojik hormonların güvenliğinden D vitamininin önemine kadar kadınların bu dönemi daha kaliteli geçirmesini sağlayacak kapsamlı bir sağlık rehberliği sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, kadın sağlığını merkeze alan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ve İyilik Çemberi Derneği işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Menopoz; Kaostan Dengeye Yolculuk’ panelinde menopozun yarattığı belirsizlik bulutları uzman görüşleriyle dağıtıldı. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in eşi Eczacı Senem Özyiğit’in de katıldığı panelde menopozun bir son değil, modern tıbbın imkanları ve doğru psikolojik yaklaşımla sağlıklı bir yaşam evresine dönüştürülebileceği vurgulandı.</p>

<p><img alt="Yenişehir Belediyesi’nden Bilinçlendiren Buluşma (7)" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/yenisehir-belediyesinden-bilinclendiren-bulusma-7.jpg" width="1049" /></p>

<p><strong>Özyiğit: birbirimize güç vermeliyiz</strong></p>

<p>Panelin açılış konuşmasını yapan Eczacı Senem Özyiğit, menopozun, kadınlar için hormonal döngünün bir sonu olduğu kadar aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade ederek, “Bu süreci bilinçle karşılamak ve birbirimizi desteklemek her zamankinden daha kıymetli. Biz kadınlar Hayatın her alanında varız. Sadece anne, eş ya da çalışan değil, aynı zamanda üreten, dönüştüren ve topluma yön veren güçlü bireyleriz. Hayatın farklı evrelerinden geçerken birbirimize destek olmazsak, birbirimizi güçlendirmezsek ilerlemek çok daha zor hale gelir.Oysa dayanışma içinde olduğumuzda hem bireysel hem de toplumsal olarak çok daha güçlü oluruz. Özellikle ekonomik zorluklar toplumsal baskılar ve kadına yönelik şiddet gibi sorunlara karşı omuz omuza durmalı, birbirimize güç vermeliyiz. Çünkü biliyoruz ki kadın güçlendikçe toplum gelişir. Bugün bu anlamlı günde burada bulunmanız bu dayanışmanın en güzel göstergesidir” dedi.</p>

<p><img alt="Yenişehir Belediyesi’nden Bilinçlendiren Buluşma (3)" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/yenisehir-belediyesinden-bilinclendiren-bulusma-3.jpg" width="800" /></p>

<p>Sürecin ruhsal haritasını çıkaran Uzm. Psikolog Gülnihal Bilim de, menopozun sadece biyolojik bir değişim değil, derin bir psikolojik eşik olduğuna dikkat çekerek, “Menopoz, aslında bir kayıp ve yeniden yapılanma sürecidir. Doğurganlığın sona ermesi ve rollerin dönüşmesi, bilinçdışı düzeyde bir rol kaybı yası tetikleyebilir. Kadın bu süreçte aslında yeni bir kıtaya ayak basmıştır ancak henüz orada nasıl yaşayacağını bilmemektedir. Bu bir bozulma değil; kadının kendi merkezine doğru yaptığı zorunlu ama iyileştirici bir yolculuktur” dedi. Menopozda yaşanan bedensel değişimlerin bazen panik atak belirtileriyle karıştırılabildiğini vurgulayan Bilim, nefes darlığı gibi ayırt edici noktaların bilinmesinin kadındaki kontrol kaybı hissini yatıştırdığının altını çizdi.</p>

<p><strong>Uzman hekimlerden tıbbi rehberlik</strong></p>

<p>Moderatörlüğünü Uzm. Ecz. Özge Güldali Dutlu’nun üstlendiği panelde; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları Op. Dr. Nihal Erdoğan, Op. Dr. Türkan Saymaz İlhan ve Op. Dr. Nesrin Ceylan Aydın; hormon değişimlerinden kemik sağlığına, modern tedavi yöntemlerinden koruyucu hekimliğe kadar fizyolojik süreci detaylandırarak katılımcılara kapsamlı bir tıbbi yol haritası sunarak, katılımcıların sorularını yanıtladı. Kadınlara olan desteğinden dolayı Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyğit’e teşekkür eden Uzm. Eczacı Özge Güldali Dutlu, “Menopoz dediğimiz sadece bir eşik. Ancak bizim hayatımızın yaklaşık üçte birini kapsayan bir süreçten bahsediyoruz. Ve bu süreç bizlerin hem fizyolojik, hem ruhsal dönüşüm sürecimizi kapsayan bir dönem” dedi. Menopozun 40’lı yaşlardan itibaren başlayan bir yolculuk olduğunu belirten Op. Dr. Nihal Erdoğan, Türkiye’de menopoz yaşının ortalama 50 kabul edildiğini ancak bu eşiğin giderek erkene çekildiğini vurguladı. Erdoğan, bu süreci yönetmek için şu somut önerileri paylaştı: “Kas kütlesini korumak ve insülin direncini kırmak için kilo başına 1.2 gram protein tüketilmeli. Toplumun yüzde 70’inde eksik olan D vitamininin, ruh hali ve kemik sağlığı için 50-70 seviyelerinde tutulması kritik önem taşıyor. Pilates ve yoganın ötesinde, kas ve kemik sağlığı için mutlaka direnç (ağırlık) egzersizleri programa eklenmeli. Herkes hormon tedavisi almak zorunda değil ama herkes böyle bir imkanın varlığını bilip kararını kendisi vermeli.”</p>

<p><strong>Hormon tedavisi ve meme kanseri korkusu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hormon replasman tedavisi (HRT) hakkındaki ön yargılara değinen Op. Dr. Nesrin Ceylan Aydın ise, meme kanseri riskinin yanlış yorumlandığını ifade etti. Aydın, &amp;quot;Sadece sağlıksız beslenmek bile, meme kanseri riskini modern hormon tedavilerine kıyasla yaklaşık 4 kat daha fazla artırıyor. Uzun süre sentetik hormonların yarattığı korku nedeniyle kadınlar bu tedaviden mahrum kaldı; oysa biyolojik hormonlar süreci çok daha güvenli hale getiriyor” dedi. Menopoz döneminde cinselliğin sosyal ve fiziksel önemine dikkat çeken Op. Dr. Türkan Saymaz İlhan, bu evrenin cinsel yaşamın sonu olmadığını hatırlatarak, “Kadın cinselliğinin temelinde beğenilme ve ruhsal tatmin yatar. Hormonal denge sağlandığında istek de yerine gelir. Düzenli bir cinsel yaşam sadece üreme değil; oksitosin salgılanmasıyla çift bağlarını güçlendirir, kalp damar sağlığını korur ve cildi güzelleştirir. Bu dönemde istek, gençlik yıllarındaki gibi anlık değil, genellikle etkileşim ve motivasyonla birlikte sonradan artış gösterir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında, kadınların üretim yaparak sosyalleştiği bir aksesuar tasarımı atölyesi de gerçekleştirildi. Yenişehir İlçe Sağlık Müdürlüğünün sağlık bilgilendirme ve farkındalık stantlarında</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezi, KETEM ve Menopoz Okulu gibi kadın sağlığına ilişkin konularda hizmetler tanıtılıp bilgilendirmeleri yapılırken; program, Nefes Koçu Dilek Özer’in yaptırdığı nefes farkındalığı uygulamasıyla son buldu. Katılımcılar, hem zihinsel hem de bedensel bir dengeyle etkinlikten ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/yenisehirde-menopozun-ruhsal-haritasi-cizildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/yenisehir-belediyesinden-bilinclendiren-bulusma-19.jpg" type="image/jpeg" length="76163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş hekimliği kongresi 1200 kişiyle gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/dis-hekimligi-kongresi-1200-kisiyle-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/dis-hekimligi-kongresi-1200-kisiyle-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Diş Hekimleri Odası tarafından uzun yıllar aranın ardından düzenlenen 17. Çukurova Diş Hekimleri Günleri (ÇUDİG) Kongresi, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) 1200 diş hekiminin yoğun katılımıyla birlikte gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep diş hekimleri odalarının ortaklaşa düzenlediği kongre, alanında söz sahibi farklı branşlarda uzman isimler, hocalar, akademisyenler, sektör temsilcileri ve Mersin Üniversitesi Diş hekimliği fakültesinin de büyük desteğiyle ülke genelinde ses getiren bir kongreye imza attı. Alanında söz sahibi uzmanların katıldığı etkinlikte; ağız ve diş sağlığı, modern tedavi yöntemleri, yenilikçi uygulamalar ve dijital teknolojiler ele alındı. İmplant sektöründeki son gelişmeler, kurslar, biyomalzeme kullanımı, implantoloji ve dijital diş hekimliği gibi güncel konular, düzenlenen sunum ve uygulamalı kurslarla katılımcılara detaylı bir şekilde aktarıldı. Sunum ve kurslara katılan kişiler sektördeki en güncel bilgileri öğrenme fırsatı da buldu. Katılımcılar, mesleki bilgi ve becerilerini geliştirme fırsatı bulurken, kongre aynı zamanda diş hekimleri, akademisyenler ve sağlık profesyonelleri için önemli bir bilgi paylaşım platformu oluşturdu. Kongreye katılan katılımcılara dijital ölçü teknikleri, gülüş tasarımı, zgomatik implant gibi sektörlerde kullanılan son teknolojiler de tanıtıldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 07 At 14.10.01" class="detail-photo img-fluid" height="442" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-07-at-141001.jpeg" width="664" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Rekor katılım dikkat çekti</strong></h2>

<p>Mersin ÇUDİG 2026, yaklaşık 1200 diş hekiminin katılımıyla bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük bölgesel organizasyonlardan biri olarak tarihe geçti. Kongre, hem bilimsel içeriği hem de katılımcı yoğunluğuyla sektörün gelişimine önemli katkı sağladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 07 At 14.10.00 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="442" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-07-at-141000-1.jpeg" width="664" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/dis-hekimligi-kongresi-1200-kisiyle-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-07-at-141001-1.jpeg" type="image/jpeg" length="15379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikolog Gizem Göçtü’den mükemmeliyetçilik uyarısı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/psikolog-gizem-goctuden-mukemmeliyetcilik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/psikolog-gizem-goctuden-mukemmeliyetcilik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikolog Gizem Göçtü, modern çağın en iyisi olma saplantısının ruhsal bir tükenmişliğe yol açabileceği uyarısında bulunarak; mükemmeliyetçiliğin yarattığı yetersizlik hissi yerine, bireyin olduğu haliyle yeterli olduğunu kabullenmesinin en büyük iyileşme adımı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern çağın "hep daha fazlası" dayatması, bireyleri kendi mutluluğuna yabancılaştırırken, Psikolog Gizem Göçtü’den ezber bozan bir öz eleştiri ve uyarı geldi. Kendi terapi sürecinden süzülen "yetersizlik hissi" ve "hiperaktivite" üzerine samimi itiraflarda bulunan Göçtü, dur durak bilmeyen başarı arzusunun ağır bedellerini gözler önüne serdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Mersin’in en iyisi yetmiyor, dünya klasmanı isteniyor"</strong></h2>

<p>Mükemmeliyetçiliğin sonu gelmez bir döngü olduğunu vurgulayan Gizem Göçtü, bu süreçte yaşadığı içsel çatışmayı açık yüreklilikle paylaştı. Dört yıl boyunca kendi "yetersizlik" anısı üzerine çalıştığını belirten Göçtü, "Mersin’deki tek profesyonel oyun terapisti olmak yetmiyor; Türkiye’nin, hatta dünyanın en iyisi olma arzusu doğuyor" dedi. Bu dopamin seviyesini sürekli yukarıda tutma isteğinin sadece kişiyi değil, çevresindeki sevdiklerini ve özellikle çocukları yıprattığının altını çizdi.</p>

<h2><strong>"Dikkat eksikliği olanlar daha mutlu"</strong></h2>

<p>Sohbetin en dikkat çekici kısımlarından biri de Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) üzerine yapılan tespitler oldu. Mükemmeliyetçiliğin yorucu temposuna karşın, DEHB’nin zor anlarda bir "kalkan" görevi görebileceğini belirten Göçtü, görüşünü "Dikkat eksikliği olan insanlar aslında daha mutlu; çünkü olumsuzluklara odaklanmıyor, çabuk unutuyorlar. Deprem gibi büyük travmalarda bile DEHB tanılı bireylerin olaydan daha az etkilendiğini gözlemledik. Bu durum, hayata adaptasyonda farklı bir avantaj sağlıyor" şeklinde paylaştı.</p>

<h2><strong>"300’le gidersek motoru yakarız"</strong></h2>

<p>Hayatın temposunu bir araba motoruna benzeten Göçtü, aşırı hızın getireceği tehlikeye karşı "Normal insanlar 80-90’la giderken biz 300’le gidersek o motoru yakarız. Terapiyle birlikte 'olduğum halimle iyiyim' diyebilmeyi öğrenmek, kendimize ve sevdiklerimize verebileceğimiz en büyük hediyedir" uyarısında bulundu. Göçtü, herkesin aynaya bakıp kendisine şu kritik soruyu sorması gerektiğini hatırlatarak "Olduğun halinle yeterli misin?" diye sordu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seyrani Solugan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/psikolog-gizem-goctuden-mukemmeliyetcilik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/gemini-generated-image-ml7cdaml7cdaml7c.png" type="image/jpeg" length="70863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserle mücadelede hekimlerden  umut veren açıklamalar]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/kanserle-mucadelede-umut-veren-aciklamalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/kanserle-mucadelede-umut-veren-aciklamalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan uzman hekimler, kanserin nedenleri, belirtileri, korunma yolları ve tedavi yöntemlerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Ali Oğul ile Hematoloji Uzmanı Mahmut Bakır Koyuncu, kanserle mücadelede erken tanı ve sağlıklı yaşamın kritik rolüne dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1-7 Nisan Kanser haftası kapsamında Mersin Üniversitesi Radyosu’na konuk olan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Ali Oğul ve Hematoloji Uzmanı Mahmut Bakır Koyuncu, modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri olan kansere karşı toplumu bilinçlendirecek önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p>Kanserin kontrol altına alınamayan hücre bölünmesidir diyerek kanserin tanımını yapan Oğul, ”Kanser hücresinde bu ölüm mekanizması olmadığı için aşırı çoğalmayla karakterize bir yapı haline geliyor ve daha sonra kanser hücresi de hayatta kalmak için vücudun diğer imkanlarını kullanarak vücudumuza zarar veriyor. İnsanoğlu yaşadıkça bu hücre ölüm mekanizmaları, kanser hücrenin ölüm mekanizmaları da bozuntuya uğruyor ve kanserin görülme oranı artıyor. Bunun yanında hem gelişen teknoloji hem de daha fazla çevresel etkenlere maruz kalmakla kanser görülme oranını arttırıyor. Şu an eskiye oranla geliş teknoloji çok daha rahat tanık konulabilen bir hastalık. Artık e eskiden hastalar veya insanlarımız veremden, tüberkülozdan ve enfeksiyondan kaybedilirken artık koroner artar hastalığı ve ikinci sırada kanserden kaybedilmeye başladı” dedi.</p>

<p>Hastalığın türüne göre semptomların değişebileceğini belirterek, özellikle şu şikayetlerin üzerinde durulması gerektiğini hatırlattı:</p>

<p>Nedensiz kilo kaybı ve uzun süren halsizlik.</p>

<p>Vücutta ele gelen sıra dışı kitleler.</p>

<p>Gece terlemeleri (Özellikle lenf kanseri için kritik bir işaret).</p>

<p>Bağırsak alışkanlıklarında kalıcı değişiklikler ve açıklanamayan kanamalar.</p>

<p>Kritik Uyarı: Uzmanlar, belirtiler ortaya çıkmadan önce yapılan tarama testlerinin en etkili korunma yöntemi olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Erken teşhis hayat kurtarır</strong></p>

<p>Erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Oğul,” KETEM aracılığıyla meme, rahim ağzı ve kolon kanseri taramaları yapılmaktadır. Örneğin kolon kanseri erken evrede yakalandığında, yani henüz bağırsakla sınırlıyken 5 yıllık yaşam oranı yüzde 90 civarındayken, lenf nodlarına yayılmışsa bu oran yüzde 60’a, başka organlara yayılmışsa yüzde 17’lere kadar düşmektedir.</p>

<p>Bu nedenle vücuttaki değişiklikleri ciddiye almak, düzenli kontrolleri aksatmamak ve yaşa uygun tarama programlarına katılmak çok önemlidir. Günümüzde birçok ülkede kolon kanseri tarama yaşı elliden kırk beşe çekilmiştir ve benzer uygulamaların yaygınlaşması beklenmektedir. Hiçbir şikayet olmasa bile belirli yaşlardan sonra tarama programlarına katılmak gerekir. Örneğin 45-50 yaş civarında kolonoskopi önerilmektedir. Şikayet olmasa bile yapılan bu kontroller sayesinde erken evrede knser tespit edilip tedavi edilebilmektedir. Erken evrede yakalanan kanserler çoğu zaman daha basit yöntemlerle tedavi edilebilirken, ileri evrelerde kemoterapi ve radyoterapi gibi daha ağır tedaviler gerekebilir. Bu yüzden tarama programlarına katılmak büyük önem taşır. Hematolojik kanserler açısından da düzenli kontroller önemlidir. Senede bir kez yapılan tam kan sayımı, bazı hastalıkların erken dönemde tespit edilmesini sağlayabilir. Özellikle kronik lösemiler ve kemik iliği hastalıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Ancak kan tahlillerinde ortaya çıkan küçük değişiklikler bile erken tanı için ipucu olabilir. Yorgunluk, sık enfeksiyon geçirme, morarma, kilo kaybı gibi belirtiler varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ancak hiçbir şikayet olmasa bile yılda bir kez kan tahlili yaptırmak önerilmektedir. Sonuç olarak, kanser korkulan bir hastalık olsa da artık çaresiz değildir. Özellikle erken tanı ile birlikte tedavi başarısı önemli ölçüde artmaktadır” dedi.</p>

<p><strong>Tedavide yeni dönem: akıllı ilaçlar ve immünoterapi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser tedavisinin artık sadece kemoterapiden ibaret olmadığını belirten Dr. Oğul ve Dr. Koyuncu, tıp dünyasındaki gelişmeleri şöyle özetledi:</p>

<p>İmmünoterapi: Bağışıklık sistemini kanserle savaşması için eğitmek.</p>

<p>Akıllı İlaçlar: Sadece kanserli hücreyi hedef alan hücresel tedaviler (CAR-T).</p>

<p>Kişiye Özel Tedavi: Hastanın genetik yapısına uygun yöntemler.</p>

<p>Kanserin üçte biri önlenebilir</p>

<p>Yaşam tarzında yapılacak basit ama etkili değişikliklerle kanser riskini minimize etmenin mümkün olduğunu belirterek, “Sigara ve alkolü hayatınızdan çıkarın, lifli gıdalar tüketin ve ideal kilonuzu koruyun, düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyin, HPV gibi koruyucu aşıları mutlaka yaptırın” diyerek tavsiyelerde bulundular.</p>

<p>Toplumda yerleşmiş olan "Bıçak değerse kanser yayılır" veya "Kanser bulaşıcıdır" gibi inanışların hiçbir bilimsel temeli olmadığını belirten uzmanlar, bilgi kirliliğinden kaçınılması ve sürecin mutlaka uzman bir hekimle yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Hülya Uygur</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/kanserle-mucadelede-umut-veren-aciklamalar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-06-at-141724.jpeg" type="image/jpeg" length="23120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: “Küresel ısınma, alerji mevsimini uzatıyor"]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/uzmanindan-uyari-kuresel-isinma-alerji-mevsimini-uzatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/uzmanindan-uyari-kuresel-isinma-alerji-mevsimini-uzatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, küresel ısınmanın alerji mevsimini uzattığını belirterek, bahar alerjisinde erken tedaviye dikkat çekti. Prof. Dr. Özlü, “Küresel ısınma, alerji mevsimini uzatıyor. Havalar ısındığı zaman daha yoğun alerji ile karşılaşıyoruz ve alerji ile karşılaşma süremiz de daha uzun oluyor. Mevsim başlamadan 2 hafta önce tedaviye başlamak lazım” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınması ile doğada polen miktarı artarken, alerjik hastalıklar da kendini göstermeye başladı. Bahar aylarında sıkça görülen hapşırık, burun akıntısı ve nefes darlığı gibi şikayetler, alerjisi olan kişilerde yaşam kalitesini düşürebiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, havaların ısınmasıyla bahar alerjisi şikayetlerinin artış gösterdiğini belirterek, alerjik hastalıkların da tedavisi geçmişe göre göre şu anda çok daha iyi durumda olduğunu vurguladı. Uyarıda bulunan Özlü, “Bahar geldi, havalar ısınıyor, güneşlendik, artık ağaçlar tomurcuklanmaya başladı, toprak yeşillendi, çiçekler açıyor ama bazılarımız için de kabus günleri başladı. Mevsimsel alerjiler söz konusu olan kişilerde hemen baharın gelmesiyle beraber semptomlar başlıyor. Maalesef öksürük, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, geniz akıntısı, boğazda yanma, acıma, sızlama, nefes darlığı, hırıltı, öksürük gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Mevsim boyunca devam edebiliyor. Genelde alerji mevsimi dediğimiz, kış bitiminden diğer kışın başlangıcına kadar geçen zamandır. Bu dönem içerisinde herkesin farklı zamanlarda alerjileri başlayabilir, yoğunlaşabilir. Var olan şikayetler de artma şeklinde olabilir ya da tamamen geçip yeniden şikayetler başlayabilir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Yaza doğru başlayanlar daha çok çim, çayır çimenlerine karşı ortaya çıkan alerjilerdir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Özlü, “Bizim daha çok gördüğümüz kış bitiminde erken bahar döneminde başlayan şikayetler ağaç polenlerine daha çok bağlıdır. Ama bahar sonu yaza doğru başlayanlar daha çok çim, çayır çimenlerine karşı ortaya çıkan alerjilerdir. Yaz sonunda güze doğru başlayan alerjiler de daha çok yabani otlara karşı onların polenlerine karşı olan alerjilerdir. Ama herkesin alerji mevsimi kendine mahsus. Tabii alerji tedavisinde geçmişe göre şu anda çok daha iyi durumdayız ama önce neye alerji var bunu bilmekte fayda var. Alerji testleri yaparak bunu ölçebiliyoruz çünkü korunmak tedavi kadar önemli. Bazı alerjenlerden kaçınmak mümkün. Tedbirler alarak en azından yoğunluğunu azaltabiliriz. Bazı alerjenlerden de kaçınmak çok mümkün değil. O zaman tedaviler devreye giriyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Alerjinin tedavi ile kontrol edilebilir bir durum olduğunu kaydeden Özlü, “Küresel ısınma, alerji mevsimini uzatıyor. Havalar ısındığı zaman daha yoğun alerji ile karşılaşıyoruz ve alerji ile karşılaşma süremiz de daha uzun oluyor. Özellikle bu bölgesel savaşlar, savaşlarda kullanılan kimyasallar sera gazlarını artırarak küresel ısınmayı da tetikliyor ve artırıyor, güçlendiriyor. Bu da alerjenlerle daha yoğun karşılaşacağımız anlamına geliyor maalesef. O bakımdan alerji durumumuzu bilmemiz ve bunu kontrol altına almamız tedbirler önemli. Alerji tedavi ile kontrol edilebilir bir durum. Günümüzde artık eskiden olduğu gibi alerji ilaçlarına bağlı uyku, uyuşukluk, iştah artışı, sersemlik gibi yan etkiler görünmüyor. Güvenli ve etkili bir alerji tedavisi mümkün. Mevsim başlamadan iki hafta önce tedaviye başlamak lazım. Ve mevsim boyunca da ilaçları kullanmak gerekiyor. Çünkü bu insanın yaşam kalitesini bozan semptomlar, sosyal uyumunu, çalışma hayatını etkileyen uyku düzenini bozan semptomlar” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/uzmanindan-uyari-kuresel-isinma-alerji-mevsimini-uzatiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-06-131923.jpg" type="image/jpeg" length="23006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Şehir Hastanesi’nde yeni tedavi yöntemi]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-yeni-tedavi-yontemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-yeni-tedavi-yontemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Şehir Hastanesi’nde terapötik aferez yöntemi uygulanmaya başladı; birçok hastalığın tedavisinde kullanılan hizmet hastalara ücretsiz sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de sağlık alanında önemli bir gelişme yaşandı. Mersin Şehir Hastanesinde birçok hastalığın tedavisinde kullanılan terapötik aferez yöntemi uygulanmaya başladı. Özel cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilen bu tedaviyle hastanın kanı işlemlerden geçerek hastalığa neden olan bazı zararlı maddeler ayrıştırılarak, sağlıklı kan bileşenleri yeniden hastaya verilerek tedavi sürecine destek sağlıyor.</p>

<p><img alt="Doktor" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/doktor.jpg" width="735" /></p>

<p>Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Hematoloji Uzmanı ve yeni açılan Teraopotik Aferez merkezinin sorumlu Hekimi Doç. Dr. Aydan Akdeniz, merkezin açılmasıyla birlikte önemli bir ihtiyacın karşılandığını ifade etti. Akdeniz, “Merkezimizin açılmasıyla artık hastalarımızı başka illere sevk etmek zorunda kalmıyoruz. Yüksek standartlarda, en iyi şartlarda bu hizmeti sunacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kan-1" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/kan-1.jpg" width="564" /></p>

<p>Başhekim Prof. Dr. Mehmet Ballı ise terapötik aferez merkezinin bölge için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak bölgemizin önemli bir sağlık ihtiyacını karşılamaktan büyük mutluluk ve onur duyuyoruz. Tedaviye ihtiyacı olan tüm hastalara bu hizmeti ücretsiz sunuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni merkezin hizmete girmesiyle birlikte, bölgedeki hastaların ileri tedavi imkanlarına daha hızlı ve kolay erişmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Hülya uygur</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/mersin-sehir-hastanesinde-yeni-tedavi-yontemi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-04-223254.jpg" type="image/jpeg" length="83253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı beslenmek artık lüks: Sepet dolmadan bütçe tükeniyor]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/saglikli-beslenmek-artik-luks-sepet-dolmadan-butce-tukeniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/saglikli-beslenmek-artik-luks-sepet-dolmadan-butce-tukeniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Markette sepeti doldurmak hayal oldu, sağlıklı ve dengeli beslenmek artık imkansız bir hale geldi, fiyatlar adeta cüzdan yakıyor durumda. Özellikle asgari ücretle geçinen vatandaşlar, temel gıda ürünlerini almak ve diyet için gerekli besinleri karşılamak için bile ciddi bir bütçe ayırmak zorunda kalıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan gıda fiyatları, sağlıklı beslenme ile vatandaşın alım gücü arasındaki makası her geçen gün büyütüyor. Uzmanların önerdiği dengeli beslenme listeleri teoride uygulanabilir görünse de, market raflarındaki güncel fiyatlar bu önerilerin pratikte ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle asgari ücretle geçinen aileler için dengeli bir öğün oluşturmak artık ciddi bir bütçe sorunu haline gelmiş durumda.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 03 At 14.03.04 (7)" class="detail-photo img-fluid" height="299" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-03-at-140304-7.jpeg" width="664" /></p>

<p>Mersin’de görev yapan Uzman Diyetisyen Işıl Nazlıcan, sağlıklı bir beslenme düzeninde protein, lif ve sağlıklı yağların dengeli tüketilmesinin kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. Alanında uzman diyetisyen Nazlıcan, özellikle yumurta, yoğurt ve peynir gibi protein kaynakları, kuru baklagiller, mevsim sebze ve meyveleri ile sağlıklı yağların temel besinler arasında yer aldığını belirtiyor. “Bilinçli planlama ile sağlıklı beslenmek pahalı olmak zorunda değil” diyen diyetisyen Nazlıcan, temel besin gruplarının önemine dikkat çekiyor. Ancak asgari ücretle geçinenler için güncel fiyatlar karşısında dengeli bir tabak oluşturmak neredeyse imkansız bir hale geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 03 At 14.03.04 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="299" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-03-at-140304-2.jpeg" width="664" /></p>

<h2><strong>Sepet dolmadan bütçe tükeniyor</strong></h2>

<p>Zincir marketlerden örnek bir market alışverişi, sağlıklı beslenmenin maliyetini net şekilde gösteriyor: Coco Pops: 159,90 TL, zeytinyağı: 489,95 TL, ezine peyniri: 205 TL, probiyotik yoğurt: 99,50 TL, çilek (kg): 229,90 TL, elma (kg): 119,90 TL, salkım domates (kg): 139,90 TL, kuru meyveli fındıklı müsli: 117,75 TL, kuruyemişli granola 164,45 TL</p>

<p>Bu ürünlerden oluşan basit bir sepetin maliyeti, özellikle asgari ücretle geçinen vatandaşlar için dikkat çekici derecede yüksek.</p>

<p>Diyetisyenlerin önerdiği sağlıklı beslenme modeli ile market fiyatları karşılaştırıldığında, aradaki fark çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. Temel besinleri içeren bir alışveriş listesi bile ciddi bir bütçe gerektirirken, birçok vatandaş daha ucuz ve doyurucu alternatiflere yönelmek zorunda kalıyor.</p>

<p>Alanında uzman diyetisyenlerin önerileri yol gösterici olsa da, artan market fiyatları geniş kesimler için sağlıklı ve dengeli beslenmeyi neredeyse imkansız bir hale getiriyor. Sağlıklı beslenme aynı zamanda ekonomik bir mesele olarak vatandaşın gündeminde öncelikli bir sorun haline gelmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Gamze Demir</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/saglikli-beslenmek-artik-luks-sepet-dolmadan-butce-tukeniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-05-114614.png" type="image/jpeg" length="39687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tezgah altı beyazlatıcılar diş minesini yok ediyor]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/tezgah-alti-beyazlaticilar-dis-minesini-yok-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/tezgah-alti-beyazlaticilar-dis-minesini-yok-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kusursuz ve bembeyaz bir gülüşe sahip olma arzusu, pek çok kişiyi kontrolsüz kozmetik ürünlerine yöneltiyor. Ancak uzmanlara danışılmadan kullanılan tezgah altı diş beyazlatıcılar, estetik yerine kalıcı sağlık sorunlarına yol açıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Diş Tedavisi Uzmanı Dt. Ceyda Sarı, bu ürünlerin diş minesinde geri dönüşü olmayan ciddi aşınmalara neden olduğunu vurguluyor. Sarı, “Kontrolsüz kullanılan beyazlatıcılar ağız sağlığında kalıcı tahribata yol açıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanın da etkisiyle kusursuz bir görünüme sahip olma isteği, diş estetiği uygulamalarına olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Ancak bu estetik arayışı, özellikle internette veya tezgah altında satılan denetimsiz ürünlerin bilinçsizce tüketilmesiyle ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Diş Tedavisi Uzmanı Dt. Ceyda Sarı, daha beyaz dişler uğruna kontrolsüz kullanılan beyazlatıcıların ağız sağlığında oluşturduğu kalıcı tahribata dikkat çekti.</p>

<h2><strong>"Aşınmalar sonrasında  geri dönüşü olmayan hassasiyetler oluşabiliyor"</strong></h2>

<p>Daha beyaz dişlere ulaşmak isteyen hastaların çoğunun tezgah altı ürünlere yöneldiğini belirten Dt. Sarı, “Bu ürünler kontrolsüz kullanıldığında dişlerde ciddi aşınmalar meydana gelebiliyor. Bu aşınmalar sonrasında da geri dönüşü olmayan hassasiyetler oluşabiliyor. Bazı durumlarda diş minesindeki kayıp o kadar fazla oluyor ki bu kaybı geri yerine koymak mümkün olmuyor. Bu noktada yalnızca restoratif tedavilerle durumu hafifletmeye çalışıyoruz” dedi. Beyazlatıcı ürünlerin tamamının zararlı olmadığına ancak bazı ürünlerin dişlere ciddi zarar verebildiğine dikkat çeken Dt. Sarı, “Özellikle diş beyazlatma kalemleri, stripler ve aşındırıcı diş tozlarının riskli olabiliyor. Beyazlatıcı diş macunları belirli oranlarda ve kontrollü şekilde kullanılabilir. Ancak diş beyazlatma kalemleri, stripler ve aşındırıcı diş tozlarını kesinlikle önermiyoruz. Bu ürünler diş minesine geri dönüşü olmayan hasarlar verebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Sağlıklı bir diş beyazlatma işleminin mutlaka diş hekimi kontrolünde yapılması gerektiğini vurgulayan Dt. Sarı, “Diş beyazlatma işlemi mutlaka bir hekim kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü her diş beyazlatmaya uygun değildir. Diş yüzeyinde çatlaklar, aşınmalar veya diş eti çekilmesi varsa beyazlatma işlemi sonrasında ciddi hassasiyet oluşabilir. Bu nedenle işlem öncesinde mutlaka detaylı bir muayene yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diş beyazlatma işleminin çok sık yapılmasının önerilmediğini belirten Dt. Sarı, “Sağlıklı ve genç dişlerde gerekli görüldüğünde 2–3 yılda bir beyazlatma yapılabilir. Ancak işlem sonrasında bakım da oldukça önemlidir. Çay, kahve ve renklendirici gıdaların fazla tüketilmemesi beyazlığın daha uzun süre korunmasına yardımcı olur. Doğru bakım ile dişlerin rengi yaklaşık 5 yıl kadar korunabilir” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/tezgah-alti-beyazlaticilar-dis-minesini-yok-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/1245416.jpg" type="image/jpeg" length="56677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale’de 54 günlük bebek, ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/canakkalede-54-gunluk-bebek-ambulans-ucakla-ankaraya-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/canakkalede-54-gunluk-bebek-ambulans-ucakla-ankaraya-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’de hastalanan 54 günlük kız bebek, tedavisi için ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Devlet Hastanesi'nde yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören 54 günlük kız bebeğin, yapılan tedavilerinin ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla Ankara’ya sevk edilmesine karar verildi. Bebek, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde, Sağlık Bakanlığı'nın uçak ambulansıyla gerekli tüm tedbirler alınarak, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>dha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/canakkalede-54-gunluk-bebek-ambulans-ucakla-ankaraya-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/04/c-a-n-a-k-k-a-l-e-d-e-54-g-u-n-l-u-k-b-e-b-e-k-a-m-b-u-l-a-n-s-u-1245261-370484.jpg" type="image/jpeg" length="74502"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
