<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersin Haberleri, Son Dakika Mersin Haber | Çukurova Gazetesi</title>
    <link>https://cukurovagazetesi.com</link>
    <description>Mersin'den haberler, güncel gelişmeler ve son dakika olayları Çukurova Gazetesi'nde! Siyasetten ekonomiye, spordan kültür sanata, asayişten eğitime kadar Mersin'i ilgilendiren tüm önemli başlıkları tarafsız ve hızlı habercilik anlayışımızla sizlere ulaştırıyoruz. Mersin'in nabzını tutan özel haberler, analizler ve röportajlar için doğru adrestesiniz. Güncel Mersin haberlerini kaçırmamak için sayfamızı takipte kalın ve şehrinizdeki gelişmelerden anında haberdar olun.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://cukurovagazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 11:35:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağırsak sağlığı ve mutluluk ilişkisi seminerde ele alındı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/bagirsak-sagligi-ve-mutluluk-iliskisi-seminerde-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/bagirsak-sagligi-ve-mutluluk-iliskisi-seminerde-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu'nda, sağlıklı yaşama katkıda bulunmak amacıyla "Sindirim Sistemi Gerçekten 2'nci Beynimiz mi? Mutluluk Bağırsaklarda mı?" başlıklı bir seminer düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilge Baş'ın konuşmacı olarak yer aldığı seminer, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Doç. Dr. Baş, sindirim sistemi ile genel sağlık arasındaki ilişkiyi ele aldığı seminerde katılımcılarla güncel bilgileri paylaştı.</p>

<p>Seminerde bağırsak sağlığının yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Bilge Baş, şişkinlik, gaz, kabızlık ve ishal gibi sorunların bağırsak florasındaki bozulmaların habercisi olabileceğini belirtti. Bağırsakların bağışıklık sisteminde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Baş, sık hastalanma ve kronik yorgunluk gibi durumların da bağırsak sağlığıyla ilişkili olabileceğini paylaştı.</p>

<p>Sağlıklı bir bağırsak yapısının korunmasında beslenme çeşitliliğinin önemine değinen Baş, her farklı mikroorganizmanın farklı gıdalarla beslendiğini, bu nedenle tek tip beslenmenin bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaların çeşitliliğini azaltabileceğini söyledi. Mevsimsel gıdaların tüketilmesinin önemine de dikkat çeken Baş, fiziksel aktivite ve stres yönetiminin bağırsak sağlığını desteklediğini, gereksiz antibiyotik kullanımının ise yararlı bakterilere zarar verebildiğini ifade etti.</p>

<p>Seminerde ayrıca "beyin sisi" olarak adlandırılan zihinsel bulanıklık, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık gibi belirtilerle kendini gösteren durumun da ele alındığı belirtildi. Katılımcılara bağırsak sağlığını korumaya yönelik öneriler sunulurken, insan vücudundaki yararlı bakterilerin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağırsak ve beyin arasındaki güçlü iletişimin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de paylaşan Doç. Dr. Baş, bağırsak florasının ruh hali, stres yönetimi ve genel yaşam kalitesi üzerindeki rolüne değindi. Baş, sağlıklı beslenmenin fiziksel olduğu kadar zihinsel sağlık açısından da önem taşıdığının altını çizdi.</p>

<p>Katılımcılar seminer sonunda sindirim sistemi hastalıkları, bağırsak sağlığını korumanın yolları ve günlük yaşamda uygulanabilecek beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi alma fırsatı bulurken, seminer soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p>

<p><img alt="A W720640 01" class="detail-photo img-fluid" height="427" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/a-w720640-01.jpg" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/bagirsak-sagligi-ve-mutluluk-iliskisi-seminerde-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/a-w720640-02.jpg" type="image/jpeg" length="24277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Modern yaşam tarzı, omurga sağlığını etkileyebiliyor"]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/modern-yasam-tarzi-omurga-sagligini-etkileyebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/modern-yasam-tarzi-omurga-sagligini-etkileyebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, uzun süre sabit oturmak veya ayakta kalmak, obezite, postür bozuklukları, stres ve hatalı ağır kaldırma gibi etkenler fıtık oluşumunda rol oynayabileceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın omurga sağlığına etkilerini değerlendiren Beyin, Omurga ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ömer Neşet Kişi, bel ve boyun fıtığı şikayetiyle başvuran hastaların büyük çoğunluğunda koruyucu tedavi yöntemleriyle Klinik takibin etkin bir şekilde sürdürülebildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyin, Omurga ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ömer Neşet Kişi, bel ve boyun fıtıklarının oluşum nedenleri ve modern tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Bel ve boyun fıtıklarının modern hayatın getirdiği alışkanlıklarla doğru orantılı olarak arttığını ifade eden Op. Dr. Kişi, "Uzun süre sabit oturmak veya ayakta kalmak, obezite, postür bozuklukları, stres ve hatalı ağır kaldırma gibi etkenler fıtık oluşumunda rol oynayabiliyor.Toplumda bir çok kişi en az bir kez bel veya boyun ağrısı yaşıyor" dedi.</p>

<h2><strong>"Her bel ağrısı fıtık değildir"</strong></h2>

<p>Bel ve boyun ağrısı şikayetiyle başvuran her hastada tanının fıtık olmadığını vurgulayan Op. Dr. Kişi, "Ağrıların sadece küçük bir oranı klinik fıtık tablosuna dayanmaktadır; dolayısıyla her ağrı fıtık tedavisi gerektirmez. Ayrıca tanı koyarken sadece MR sonuçlarına bakmak yeterli değil. Hastanın kas gücü, fonksiyonel kapasitesi ve hatta psikolojik durumu tedaviyi şekillendiren unsurlardır" diye konuştu</p>

<h2><strong>Tedavi yöntemleri kademeli olarak planlanır"</strong></h2>

<p>Cerrahi müdahalenin ancak tıbbi gereklilik durumunda gündeme geldiğini belirten Op. Dr. Kişi, "Fıtık hastalarının büyük bir kısmında konservatif (koruyucu) tedaviler uygulanıyor. Fizyoterapi, egzersiz terapileri, nokta atışı enjeksiyonlar, lazer ve robotik tedavilerle klinik takip sağlanmaktadır. Cerrahi müdahale ihtiyacı olan sınırlı hasta grubunda ise minimal invaziv, endoskopik ve mikroskobik cerrahi teknikler tercih edilmektedir. Bu teknikler sayesinde hastanın doku bütünlüğüne zarar vermeden, birkaç santimetrelik küçük kesilerle operasyon gerçekleştiriliyor Söz konusu cerrahi tekniklerin tercih edilme nedenleri arasında, hastanın operasyon sonrası erken dönemde hareketlendirilerek klinik takibinin sağlanması ve günlük yaşama dönüş sürecinin desteklenmesi yer almaktadır. Bununla birlikte her hastanın klinik tablosu farklıdır ve her cerrahi yöntem her hasta için uygun olmayabilir" diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/modern-yasam-tarzi-omurga-sagligini-etkileyebiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/03/umuzagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="90866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene çıkarma hataları tehlike saçıyor]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/kene-cikarma-hatalari-tehlike-saciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/kene-cikarma-hatalari-tehlike-saciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kene çıkarılırken yapılan yanlış uygulamaların hastalık bulaşma riskini artırabileceğine değinen Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Yıldız, “Kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, aseton veya deterjan dökülmemelidir. Bu tür uygulamalar kenenin taşıdığı mikropları insan vücuduna kusmasına neden olabilir. Ayrıca kenenin üzerine sigara basılması, ateş tutulması, çıplak elle ezilmesi veya patlatılması da mikrobun insana bulaşma riskini artırmaktadır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında da artış yaşanıyor. Özellikle kırsal alanlarda zaman geçiren vatandaşları uyaran İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Yıldız, kene ısırıklarının basit bir cilt problemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Kenelerin birçok farklı mikroorganizmayı taşıyabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Yıldız, bu canlıların insanlara bulaştırdığı hastalıkların bazı durumlarda ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="K E N E I S I R I G I N D A E N B U Y U K T E H L I K E Y A N L I S 1351101 401189" class="detail-photo img-fluid" height="451" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/k-e-n-e-i-s-i-r-i-g-i-n-d-a-e-n-b-u-y-u-k-t-e-h-l-i-k-e-y-a-n-l-i-s-1351101-401189.jpg" width="664" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kene, uygun sıcaklık ve nem koşullarında çoğalıyor</strong></h2>

<p>Kenenin kan emerek beslenen bir canlı olduğunu belirten Uzm. Dr. Yıldız, “Keneler farklı mikropları taşıyabilir. Vücuda tutunan keneler taşıdıkları mikropları insanlara ve hayvanlara bulaştırabilir. Bu mikroplar insanlarda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı, tularemi, kene kaynaklı beyin iltihabı ve Q ateşi gibi birçok hastalığa yol açabilmektedir” diye konuştu. Kenelerin doğada yaygın olarak bulunduğunu kaydeden Uzm. Dr. Yıldız, uygun sıcaklık ve nem koşullarında çoğaldıklarını söyleyerek şu bilgileri paylaştı: “Keneler özellikle Nisan ve Ekim ayları arasında daha sık görülmektedir. Ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi açısından risk taşıyan keneler daha çok Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Erzincan ve Erzurum çevresinde görülmektedir. Ancak iklim değişikliği, kuş göçleri ve hayvan ticareti nedeniyle farklı bölgelerde de karşımıza çıkabilmektedir.” Kenelerin insan vücudunda belirli bölgelere yerleşmeyi tercih ettiğini dile getiren Uzm. Dr. Yıldız, “Keneler genellikle derinin daha ince ve nemli olduğu kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası, göbek çevresi ve saçlı deri gibi bölgelere tutunmaktadır” dedi.</p>

<p>Kene tutunmasını takip eden günlerde bazı belirtilerin ortaya çıkabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Yıldız, “Kene yapışmasını takip eden 10-14 gün içerisinde yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, vücutta döküntü veya morluklar ile burun ve diş eti kanamaları görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” diye konuştu. Türkiye'de en çok endişe yaratan hastalıklardan birinin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, “Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde yaşayan kenelerin virüsü taşıma ihtimali yüksektir. Hastalık geliştiğinde ölüm riski bulunan ciddi bir enfeksiyon tablosu ortaya çıkabilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Bölge sabunlu suyla yıkanmalı ve uygun şekilde temizlenmelidir”</strong></h2>

<p>Kene çıkarılırken yapılan yanlış uygulamaların hastalık bulaşma riskini artırabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Yıldız, “Kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, aseton veya deterjan dökülmemelidir. Bu tür uygulamalar kenenin taşıdığı mikropları insan vücuduna kusmasına neden olabilir. Ayrıca kenenin üzerine sigara basılması, ateş tutulması, çıplak elle ezilmesi veya patlatılması da mikrobun insana bulaşma riskini artırmaktadır” açıklamasında bulundu. Kene fark edildiğinde mümkün olan en kısa sürede çıkarılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Yıldız, “Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalık bulaşma riski de o kadar azalır. Tercihen sağlık kuruluşlarında ince uçlu cımbız veya özel kene çıkarma aparatlarıyla alınmalıdır. Zorunlu durumlarda ise çıplak elle temas edilmeden, kene ezilip parçalanmadan çıkarılmalıdır. Sonrasında bölge sabunlu suyla yıkanmalı ve uygun şekilde temizlenmelidir” dedi.</p>

<p>Kene tutunmasını önlemek için alınabilecek basit önlemlerin büyük önem taşıdığına değinen Uzm. Dr. Yıldız, “Köy, bağ, bahçe, tarla ve ormanlık alanlara giderken açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Böylece keneler daha kolay fark edilebilir. Kolları ve bacakları kapatan giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve uygun kene kovucu ürünler kullanılmalıdır” dedi. Çocukların doğayla daha fazla temas etmesi nedeniyle risk grubunda yer aldığını belirten Uzm. Dr. Yıldız, “Çocuklar ot ve çalılara daha sık temas eder. Ayrıca, vücutlarına yapışan keneyi veya hastalık belirtilerini fark etmeleri daha zor olabilir. Evcil hayvanlar da kenelerin taşınmasında önemli rol oynayabilir. Hayvanların tüyleri arasında gizlenen keneler ev ortamına kadar taşınabilmektedir” dedi. Kene ısırığı sonrasında kişilerin sağlık durumlarını yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yıldız, “Kene çıkarıldıktan sonraki 14 gün boyunca ateş, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, vücutta ağrı, cilt döküntüsü veya kanama gibi belirtiler açısından dikkatli olunmalıdır. Bu belirtilerden herhangi biri gelişirse mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/kene-cikarma-hatalari-tehlike-saciyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/6849308e05414c8cc9e58df2-1.webp" type="image/jpeg" length="93118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Refahiye’de rahatsızlanan kalp hastası, ambulans helikopterle hastaneye ulaştırıldı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/refahiyede-rahatsizlanan-kalp-hastasi-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/refahiyede-rahatsizlanan-kalp-hastasi-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'ın Refahiye ilçesinde göğüs ağrısı şikayeti yaşayan kalp hastası Nail Ünlü (70), ekiplerin zorlu arazi koşullarındaki çalışması sonucu ambulans helikopterle hastaneye ulaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Refahiye ilçesine bağlı Ağmusa köyünde yaşayan Nail Ünlü, göğüs ağrısı şikayeti üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedi. İhbar üzerine 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından vaka yönetimi başlatıldı. Hastanın bulunduğu bölgenin ilçe merkezine uzak olması ve sağlık durumunun değerlendirilmesi sonucu hava ambulansı talep edildi. Sivas 112 Komuta Kontrol Merkezi ile sağlanan koordinasyonun ardından bölgeye helikopter ambulans yönlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="R E F A H I Y E’ D E R A H A T S I Z L A N A N K A L P H A S T A S I 1350738 401061" class="detail-photo img-fluid" height="362" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/r-e-f-a-h-i-y-e-d-e-r-a-h-a-t-s-i-z-l-a-n-a-n-k-a-l-p-h-a-s-t-a-s-i-1350738-401061.jpg" width="644" /></p>

<p>Kara yolu ulaşımının güç olması nedeniyle hastaya araçla ulaşamayan sağlık ekibi, yaya olarak bölgeye intikal etti. Jandarma, UMKE ekipleri ve köy muhtarının desteğiyle bulunduğu noktadan alınan Ünlü, güvenli şekilde ambulansa ulaştırıldı. Helikopter ambulansın hastanın bulunduğu alana iniş yapmasının mümkün olmaması üzerine pilot tarafından belirlenen uygun bir noktaya nakil gerçekleştirildi. Buradan ambulans helikoptere alınan Nail Ünlü, Erzincan Havalimanı'na getirildi. Ünlü, havalimanında hazır bekleyen ambulansla Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Bilinen kalp hastalığı ve anjiyografi öyküsü bulunan Nail Ünlü'nün ilk değerlendirmelerde genel durumunun iyi olduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/refahiyede-rahatsizlanan-kalp-hastasi-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/r-e-f-a-h-i-y-e-d-e-r-a-h-a-t-s-i-z-l-a-n-a-n-k-a-l-p-h-a-s-t-a-s-i-1350735-401061.jpg" type="image/jpeg" length="28674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Güneş koruyucu iki saatte bir yenilenmeli’]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/gunes-koruyucu-iki-saatte-bir-yenilenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/gunes-koruyucu-iki-saatte-bir-yenilenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Makbule Dündar, güneş kremi kullanımının cilt kanserine karşı en önemli koruyucu adımlardan biri olduğunu belirterek, korunmasız güneş maruziyetinin çok daha büyük risk taşıdığını söyledi. Dündar, "Özellikle deniz ve havuz kenarında güneş koruyucu mutlaka iki saatte bir yenilenmeli. Yüz bölgesi için iki parmak kuralına dikkat edilerek yeterli miktarda ürün kullanılmalı” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Makbule Dündar, güneş kremi kullanımının cilt kanserine karşı en önemli koruyucu adımlardan biri olduğunu belirterek, korunmasız güneş maruziyetinin çok daha büyük risk taşıdığını söyledi.</p>

<p>Uzm. Dr. Dündar, “Çocukların güneş yanığından korunması da çok önemli. Çünkü çocukluk çağındaki güneş hasarı ilerleyen yıllarda ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Güneş kreminin gün içinde yalnızca bir kez sürülmesi yeterli değildir. Özellikle deniz ve havuz kenarında güneş koruyucu mutlaka iki saatte bir yenilenmeli. Yüz bölgesi için iki parmak kuralına dikkat edilerek yeterli miktarda ürün kullanılmalı” dedi.</p>

<p><img align="right" alt="Güneskremi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/guneskremi-2.jpg" style="margin-left:15px; margin-right:15px" width="500" /></p>

<p>Güneş koruyucuların yalnızca SPF değerine göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Dündar, “UVB bronzlaşmaya ve yanıklara neden olurken, UVA ışınları cilt yaşlanması ve kırışıklıklardan sorumludur. Bu nedenle kullanılacak ürünün hem UVA hem UVB koruması içermesi gerekir. Yaz aylarında en az SPF 30 güneş koruyucu kullanılmalıdır. Güneş hassasiyeti olan kişilerde SPF 50 ürünlerin tercih edilmesi gerekir. Ekran karşısında uzun süre vakit geçiren kişiler de mavi ışık koruması içeren ürünlerin kullanımı faydalı olacaktır” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güneş ışınlarının cilt üzerindeki etkilerini belirten Dr. Dündar, “Cilt kanserinin en önemli nedenlerinden biri korunmasız güneş maruziyetidir. Özellikle koyu renkli benleri olan kişilerde bu risk daha da artabiliyor. Çocukluk döneminde oluşan güneş yanıkları ilerleyen yaşlarda cilt kanseri gelişme riskini ciddi şekilde arttırıyor. Güneş koruyucu seçiminde cilt tipi oldukça önemli. Kuru ciltler için daha yoğun ve nemlendirici özellikli ürünler tercih edilebilir. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde ise daha hafif, jel ya da likit formdaki güneş koruyucular kullanılmalıdır” dedi.</p>

<h2><strong>‘Çocuklarda mineral filtreli ürünler tercih edilmeli’</strong></h2>

<p>Atopik ve hassas cilde sahip çocuklarda mineral filtreli güneş kremlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Dr. Dündar, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Çocukların güneş yanığından korunması çok önemli. Çünkü çocukluk çağındaki güneş hasarı ilerleyen yıllarda ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Güneş kreminin gün içinde yalnızca bir kez sürülmesi yeterli değildir. Özellikle deniz ve havuz kenarında güneş koruyucu mutlaka iki saatte bir yenilenmeli. Yüz bölgesi için iki parmak kuralına dikkat edilerek yeterli miktarda ürün kullanılmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/gunes-koruyucu-iki-saatte-bir-yenilenmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/guneskremi-1.jpg" type="image/jpeg" length="17349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMA'lı minik Tahir tedavi için Dubai'ye gidecek]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/smali-minik-tahir-tedavi-icin-dubaiye-gidecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/smali-minik-tahir-tedavi-icin-dubaiye-gidecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray'da yaşayan Melisa ve Ogün Özbulduk çiftinin Spinal Müsküler Atrofi (SMA) Tip-1 hastası oğulları Tahir Özbulduk (2) için valilik onaylı başlatılan yardım kampanyası tamamlandı. Minik Tahir, yakın zamanda tedavisi için Dubai'ye gidecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray’da yaşayan Özbulduk ailesi, 7 yıl boyunca çeşitli tedaviler sonucunda bebeklerine kavuştu. Tahir ismi verilen bebeğe 14 günlükken SMA Tip-1 hastalığı tanısı konuldu. Aile, SMA Tip 1 hastaları için Dubai’de uygulanan gen tedavisine ulaşmak amacıyla Ocak 2025 yılında Ankara Valiliği izniyle yardım kampanyası başlattı. Toplam maliyeti 1 milyon 818 bin dolar olan tedavi için başlatılan kampanya, dün akşam saatlerinde yapılan bağışlarla yüzde 100’e ulaştı. 2 yaşına basan Tahir bebek ilerleyen haftalarda zolgensma tedavisi olmak için Dubai’ye gidecek.</p>

<p><img alt="S M A L I M I N I K T A H I R I N K A M P A N Y A S I T A M A M L A 1348762 400492" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/s-m-a-l-i-m-i-n-i-k-t-a-h-i-r-i-n-k-a-m-p-a-n-y-a-s-i-t-a-m-a-m-l-a-1348762-400492.jpg" width="640" /></p>

<h2><strong>“Herkese teşekkür ediyoruz”</strong></h2>

<p>Kampanya süreci boyunca zor günler geçirdiklerini belirten Ogün Özbulduk, "Ocak 2025 yılında kampanyamız başladı ve mutlulukla sonuçlandı. Herkesin emeğine yüreğine sağlık. Bize Türkiye’nin dört bir tarafından yardım geldi. Allah razı olsun. Herkese teşekkür ediyoruz. Şu anda vize pasaport işleri sürüyor. 1 ay sürer diyorlar. İnşallah kısa sürede gideriz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Çok mutluyum”</strong></h2>

<p>Anne Melisa Özbulduk ise "7 yıl sonra evladıma kavuşmuştum. SMA Tip-1 hastası oğlum Tahir’in kampanyası bitti. Şu anda aile olarak çok mutluyuz. Bütün Aksaray halkına desteklerinden dolayı teşekkür ederim. 1 milyon 818 bin dolar toplandı. Bu parayı toplamak için stantlar açtık, kumbaralar dağıttık. Bu zaman dilimi çok zorlu geçti. Allah’ım böyle bir durumu kimseye vermesin. Çocuğum sağlığına kavuşacağı için çok mutluyum. Bize destek olan tüm bağışçılara teşekkür ederim" diye konuştu.</p>

<p><img alt="S M A L I M I N I K T A H I R I N K A M P A N Y A S I T A M A M L A 1348765 400492" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/s-m-a-l-i-m-i-n-i-k-t-a-h-i-r-i-n-k-a-m-p-a-n-y-a-s-i-t-a-m-a-m-l-a-1348765-400492.jpg" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/smali-minik-tahir-tedavi-icin-dubaiye-gidecek</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/s-m-a-l-i-m-i-n-i-k-t-a-h-i-r-i-n-k-a-m-p-a-n-y-a-s-i-t-a-m-a-m-l-a-1348759-400492.jpg" type="image/jpeg" length="48447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silifke’de özel gereksinimli bireylere yerinde diş tedavisi hizmeti]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/silifkede-ozel-gereksinimli-bireylere-yerinde-dis-tedavisi-hizmeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/silifkede-ozel-gereksinimli-bireylere-yerinde-dis-tedavisi-hizmeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silifke Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile Silifke Devlet Hastanesi iş birliğiyle özel gereksinimli bireylere genel anestezi altında diş tedavisi hizmeti Silifke’de verilmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silifke Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) ile Silifke Devlet Hastanesi arasında yürütülen iş birliği kapsamında, özel gereksinimli bireylere yönelik genel anestezi altında diş tedavisi hizmeti Silifke’de uygulanmaya başlandı.</p>

<h2><strong>İlk tedavi başarıyla gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Uygulama kapsamında özel gereksinimli bir çocuk hastanın ağız ve diş tedavisi, Silifke Devlet Hastanesi ameliyathanesinde genel anestezi altında başarıyla yapıldı. Tedavi süreci, hastane ameliyathane ekibi ile Silifke ADSM hekimlerinin koordinasyonunda gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hizmete erişim kolaylaştı</strong></h2>

<p>Daha önce bölgedeki özel gereksinimli hastaların bu tür işlemler için merkezdeki sağlık kuruluşlarına sevk edilmesi gerekirken, yeni uygulamayla birlikte tedaviye erişimin yerinde sağlanması kolaylaştırıldı.</p>

<h2><strong>“Kurum kapasitesini güçlendiren bir adım”</strong></h2>

<p>İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Ekici, uygulamanın bölge halkı ve özel gereksinimli çocuklar açısından önemli bir hizmet olduğunu belirterek sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>Ekici ayrıca, Silifke ADSM’nin sağlık turizmi, implant, diş protez ve evde sağlık hizmetlerinin yanı sıra genel anestezi altında diş tedavisi hizmeti sunmasının kurumun hizmet kapasitesini artırdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/silifkede-ozel-gereksinimli-bireylere-yerinde-dis-tedavisi-hizmeti</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/718942480-18325402045257006-4552176621465121898-n.jpg" type="image/jpeg" length="90577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Yazın en büyük hata su yerine çay ve kahve içmek"]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/yazin-en-buyuk-hata-su-yerine-cay-ve-kahve-icmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/yazin-en-buyuk-hata-su-yerine-cay-ve-kahve-icmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, yaz aylarında su yerine çay ve kahve tüketilip sıvı ihtiyacının karşıladığını düşünmenin yanlış bir alışkanlık olduğunu anlatarak, "Yeterli su tüketilmemesi, ağır yemeklerin tercih edilmesi, kontrolsüz meyve tüketimi ve yanlış içecek seçimleri hem kilo kontrolünü zorlaştırır hem de çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte besin zehirlenmeleri arttı. Sıcak yaz günlerinde su yerine çay veya kahve tüketimi de vücudu olumsuz etkiliyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>"Su yerine çay ve kahve tüketmek sıvı ihtiyacını artırabiliyor"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında terlemeyle birlikte vücudun daha fazla sıvı ve elektrolit kaybettiğini ifade eden Gündüz, "Artan sıcakların etkisiyle vücudun su ihtiyacı yükseliyor. Kaybedilen sıvının yerine konulması için düzenli su tüketimi büyük önem taşıyor. Bireylerin yaptığı en büyük hatalardan biri ise su yerine çay ve kahve tüketmek. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz. Aksine vücudun sıvı ihtiyacını daha da artırabilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağır yemekler yerine hafif alternatifler tercih edilmeli"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında beslenme alışkanlıklarının da mevsime uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Gündüz, "Kızartma ve kavurma gibi ağır yemekler yerine zeytinyağlı sebze yemekleri, soğuk çorbalar ve tahıllı salatalar tercih edilmeli. Sıcak havalarda tüketilen ağır yemekler sindirim sistemi üzerinde yük oluştururken, bazı kardiyovasküler sorunların da tetiklenmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Karpuz ve kavunda porsiyon kontrolü şart"</strong></h2>

<p>Yaz meyvelerinin vitamin ve mineral açısından değerli olduğunu ancak porsiyon kontrolünün unutulmaması gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Çisem Gündüz, "İncir, üzüm, kavun ve karpuz yaz aylarının vazgeçilmez meyveleri arasında yer alıyor. Ancak bu meyvelerin glisemik indeksleri yüksektir. Özellikle diyabet hastalarının tüketim miktarlarına dikkat etmesi gerekir. Sağlıklı bireylerde günlük meyve tüketimi kadınlarda ortalama iki, erkeklerde ise üç porsiyonu geçmemelidir" dedi.</p>

<h2><strong>"Yazın besin zehirlenmeleri daha sık görülüyor"</strong></h2>

<p>Yüksek sıcaklıkların gıda güvenliği açısından da risk oluşturduğunu belirten Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, daha sonra şunları söyledi:</p>

<p>"Et, tavuk, balık, yumurta ve süt gibi çabuk bozulan besinlerin açıkta bekletilmesi ciddi besin zehirlenmelerine yol açabilir. Yaz aylarında özellikle dışarıda tüketilen yiyeceklerde saklama şartlarına dikkat edilmeli. Sıcak havalarda serinlemek amacıyla asitli ve şekerli içeceklere yönelmekte sakıncalı. Bu tür içecekler hem gereksiz kalori alımına neden oluyor hem de sindirim sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Bunun yerine soğutulmuş bitki çayları, maden suyu ve su bazlı içecekler tercih edilebilir. Böylece hem sıvı hem de elektrolit dengesi daha sağlıklı şekilde korunabilir."</p>

<p>Öte yandan, Gündüz, yaz aylarında sağlıklı kalmanın temelinde yeterli su tüketimi, hafif beslenme, porsiyon kontrolü ve güvenli gıda tüketiminin yer aldığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/yazin-en-buyuk-hata-su-yerine-cay-ve-kahve-icmek</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/kocaeligundemssssss-1780726317.webp" type="image/jpeg" length="50696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Beslenme programları kişiye özel olmalı"]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/beslenme-programlari-kisiye-ozel-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/beslenme-programlari-kisiye-ozel-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, "Beslenme programları ancak uzman kontrolünde hazırlandığında gerçek bir başarıya ulaşabilir. Bu programların kişiye özel olması gerekir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>6 Haziran Diyetisyenler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nden Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, kişiye özel planlanması gereken beslenme programlarının ciddi bir uzmanlık gerektirdiğine dikkat çekerek; diyetisyenlerin hastalıkların yönetiminden sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılmasına kadar hayatın her evresinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Beslenmeyi parmak izi gibi düşünmek gerekir”</strong></h2>

<p>Her bireyin farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu belirten Çelebi, “Beslenme programı kişiye özel olmalıdır. Adeta bir beslenme parmak izi gibi düşünmek gerekir. Günümüzde birçok platformda kalori ve protein ihtiyacı hesaplanabiliyor ya da çeşitli diyet listelerine ulaşılabiliyor. Ancak bu bilgilerin doğru yorumlanması ve kişiye uygun hale getirilmesi uzmanlık gerektirir. Diyetisyenler, bireyin sağlık durumunu, kan bulgularını, yaşam tarzını ve ihtiyaçlarını değerlendirerek en doğru beslenme planını oluşturur” dedi.</p>

<h2><strong>“Diyetisyenler sadece kilo verdirmiyor”</strong></h2>

<p>Diyetisyenlerin farklı alanlarda uzmanlaşabildiğine dikkat çeken Çelebi, “Sporcu beslenmesi, çocuk beslenmesi, yaşlı beslenmesi ve kanser hastalarının beslenmesi gibi birçok özel alan bulunuyor. Bazen kişiler yalnızca kilo vermek amacıyla başvursa da değerlendirmeler sonucunda altta yatan farklı beslenme sorunlarıyla karşılaşabiliyoruz. Kimi zaman bireye özgü bazı besinlerin ödem ya da kilo verme direncine neden olduğunu görebiliyoruz. Bu nedenle kişiye özel planlama büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Özellikle hasta ve yaşlı bireyler dikkat etmeli”</strong></h2>

<p>Sağlıklı kilo verme sürecinin mutlaka uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiğini belirten Çelebi, “Özellikle yaşlı bireylerde kas kaybının önlenmesi çok önemlidir. Çocuklarda ise büyüme ve gelişmenin etkilenmeyeceği bir beslenme programı oluşturulmalıdır. Hastalığı bulunan bireylerde de beslenme tedavisi sürecin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle özellikle risk grubundaki kişilerin diyetisyen desteği alması gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“Sağlıklı beslenme bir yaşam biçimidir”</strong></h2>

<p>6 Haziran Diyetisyenler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Çelebi son olarak şöyle konuştu:</p>

<p>“Diyetisyenler, bireylerin sağlıklı beslenmeyi bir yaşam alışkanlığı haline getirmesine yardımcı olur. Amacımız yalnızca kilo vermek değil, yaşam kalitesini artırmak ve bireylerin sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Sağlıklı beslenme kısa süreli bir diyet değil, sürdürülebilir bir yaşam biçimidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/beslenme-programlari-kisiye-ozel-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/b-e-s-l-e-n-m-e-p-r-o-g-r-a-m-i-k-i-s-i-y-e-o-z-e-l-o-l-m-a-l-i-1348108-400298.jpg" type="image/jpeg" length="84772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Attan düşen kadının organları 4 hastaya umut oldu]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/attan-dusen-kadinin-organlari-4-hastaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/attan-dusen-kadinin-organlari-4-hastaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Salihli ilçesinde attan düşüp ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 4 gün sonra beyin ölümü gerçekleşen Nihal Gürel'in (62) bağışlanan organları, nakil bekleyen 4 hastaya umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salihli'de yaşayan 2 çocuk annesi Nihal Gürel, 30 Mayıs'ta saat 19.00 sıralarında arkadaşlarıyla Adala Mahallesi'ndeki bir at çiftliğine gitti. Gürel, burada bindiği attan dengesini kaybedip, düştü. Başını çarpıp, ağır yaralanan Gürel, ambulansla Salihli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yoğun bakımda tedaviye alınan Gürel'in, dün saat 22.30 sıralarında beyin ölümü gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yarın toprağa verilecek</strong></h2>

<p>Hastane yetkilileri, Gürel'in organlarının bağışlanması için ailesiyle görüşme gerçekleştirdi. Ailenin onay vermesi ile Salihli Devlet Hastanesi'nde yapılan operasyonla Gürel'in karaciğeri, böbrekleri, kalbi ve korneaları ameliyatla alındı. Alınan organların nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ilgili sağlık merkezlerine gönderildiği bildirildi. Öte yandan Gürel'in cenazesini yarın toprağa verileceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>dha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/attan-dusen-kadinin-organlari-4-hastaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/1-742.png" type="image/jpeg" length="21744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Demir eksikliği göz ardı edilmemeli]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/uzmanlar-uyardi-demir-eksikligi-goz-ardi-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/uzmanlar-uyardi-demir-eksikligi-goz-ardi-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demir eksikliğinin bazı kişilerde önemli sağlık sorunlarının ilk işareti olabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Enes Yılmaz, "Özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda daha ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır. Açıklanamayan kilo kaybı, dışkıda kan görülmesi, uzun süren karın ağrısı ve gece terlemeleri gibi belirtiler varsa altta yatan mide ülseri, bağırsak polipleri, çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi hastalıkları araştırmak gerekir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda en sık görülen beslenme yetersizliklerinden biri olan demir eksikliği, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebiliyor. Halsizlikten saç dökülmesine, dikkat dağınıklığından çarpıntıya kadar birçok belirtiyle kendini gösterebilen demir eksikliği, bazı durumlarda ciddi hastalıkların da habercisi olabiliyor.</p>

<p>Medical Park Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Enes Yılmaz, demir eksikliğinin vücudun ihtiyaç duyduğu kadar demir mineraline sahip olmaması durumu olduğunu belirterek, "Yetersiz demir alımı, demirin bağırsaklardan yeterince emilememesi veya kronik kan kayıpları demir eksikliğine yol açabilir. Özellikle adet gören üreme çağındaki kadınlarda, gebelerde, emziren annelerde, gelişme çağındaki çocuklarda ve bazı mide-bağırsak sistemi hastalıklarında sık karşılaşıyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>"İlk belirtiler gözden kaçabiliyor"</strong></h2>

<p>Demir eksikliğinin erken dönemde belirgin belirtilere yol açmayabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Yılmaz, hastaların çoğunlukla halsizlik şikayetiyle başvurduğunu söyledi.</p>

<p>Uzm. Dr. Yılmaz, "Saç dökülmesi, ciltte solukluk, tırnaklarda şekil ve renk değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, baş ağrısı ve uyku hali ilk belirtiler arasında yer alabilir. Demir eksikliği ilerleyip kansızlık geliştiğinde ise çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, efor kapasitesinde azalma ve ağız kenarlarında çatlaklar görülebilir. Hatta bazı kişilerde toprak, buz, kağıt veya sabun gibi besin değeri olmayan maddeleri yeme isteğiyle karakterize edilen pika sendromu ortaya çıkabilir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Demir eksikliği ile kansızlık aynı şey değil"</strong></h2>

<p>Toplumda sık yapılan yanlışlardan birinin demir eksikliği ile kansızlığın aynı durum olarak değerlendirilmesi olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Yılmaz, "Her demir eksikliği olan kişide kansızlık bulunmaz. Ancak demir eksikliği uzun süre devam eder ve vücudun ihtiyacı karşılanamazsa demir eksikliğine bağlı anemi gelişebilir. Bu yüzden iki kavramı birbirinden ayırmak gerekir" dedi.</p>

<h2><strong>"Kadınlarda daha sık görülüyor"</strong></h2>

<p>Kadınlarda demir eksikliğinin daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Yılmaz, bunun temel nedeninin adet kanamaları, gebelik ve emzirme dönemleri olduğunu söyledi.</p>

<p>Uzm. Dr. Yılmaz, "Yoğun adet kanamaları, gebelik ve emzirme kadınlarda demir ihtiyacını artıran veya demir kaybına yol açan durumlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte, erkeklerde görülen demir eksikliği de önemsenmelidir. Erkek bir hastada demir eksikliği saptandığında altta yatan farklı bir hastalık olup olmadığını araştırma gereği duyuyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>"Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı yapabiliyor"</strong></h2>

<p>Demirin yalnızca kan yapımında değil, birçok sistemin sağlıklı çalışmasında görev aldığını belirten Uzm. Dr. Yılmaz, "Demir kas fonksiyonları, bağışıklık sistemi, cilt sağlığı ve beyin fonksiyonları açısından da önemlidir. Bu yüzden eksikliğinde unutkanlık, dikkat dağınıklığı, zihinsel performans düşüklüğü, huzursuzluk ve uyku problemleri görülebilir. Kansızlık da geliştiğinde dokulara taşınan oksijen miktarı azalır ve belirtiler daha belirgin hale gelir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Demirin emilimini artırmak için C vitaminiyle birlikte tüketin"</strong></h2>

<p>Demir eksikliğinden korunmada beslenmenin önemli rol oynadığını ifade eden Uzm. Dr. Yılmaz, demir açısından en zengin besinlerin başında kırmızı etin geldiğini söyledi.</p>

<p>Uzm. Dr. Yılmaz, "Kırmızı et demir açısından en güçlü kaynaklardan biridir. Bunun yanında ciğer, tavuk, hindi ve balık gibi hayvansal proteinler de demir içerir. Ancak demirin emilimini artırmak için C vitaminiyle birlikte tüketmek önemlidir. Örneğin, et yemeklerinin yanında limonlu salata veya portakal suyu tercih edilebilir" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Çay ve kahveye dikkat"</strong></h2>

<p>Yemeklerden hemen sonra tüketilen çay ve kahvenin demir emilimini azaltabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yılmaz, "Çay ve kahve özellikle öğünlerle birlikte tüketildiğinde yiyeceklerdeki demirin emilimini azaltır. Bu yüzden yemeklerden sonra birkaç saat beklemek daha doğru olacaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Bazı durumlarda ciddi hastalıkların habercisi olabilir"</strong></h2>

<p>Demir eksikliğinin bazı kişilerde önemli sağlık sorunlarının ilk işareti olabileceğini belirten Uzm. Dr. Yılmaz, "Özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda daha ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır. Açıklanamayan kilo kaybı, dışkıda kan görülmesi, uzun süren karın ağrısı ve gece terlemeleri gibi belirtiler varsa altta yatan mide ülseri, bağırsak polipleri, çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları veya mide ve kolon kanseri gibi hastalıkları araştırmak gerekir" dedi.</p>

<h2><strong>"Korunmak için yaşam alışkanlıkları önemli"</strong></h2>

<p>Demir eksikliğinin önlenmesinde dengeli beslenmenin ve doğru alışkanlıkların büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Yılmaz, "Haftada en az birkaç öğün kırmızı et tüketmek, öğünlerde C vitamini almak, yemeklerle birlikte çay ve kahve içmemek, gereksiz kısıtlayıcı diyetlerden kaçınmak önemlidir. Yoğun adet kanaması yaşayan kadınların kadın hastalıkları uzmanına başvurması, gebelik döneminde doktor önerisiyle demir desteği kullanılması gerekir. Sürekli halsizlik, saç dökülmesi veya dikkat dağınıklığı yaşayan kişilerin de mutlaka gerekli tetkikleri yaptırması önem taşır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/uzmanlar-uyardi-demir-eksikligi-goz-ardi-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/20260604aw717810.jpg" type="image/jpeg" length="47868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başının üzerine suya atlayanlar dikkat]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, yaz aylarında sıkça karşılaşılan boyun kırıkları konusunda vatandaşları uyardı. Özellikle deniz, göl ve havuzlarda bilinmeyen noktalara baş üstü atlamanın omurilik yaralanmalarına ve kalıcı felçlere yol açabileceğini belirten Şen, "Bir anlık dikkatsizlik kişinin hayatını tamamen değiştirebilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte serinlemek için suya giren vatandaşların ciddi risklerle karşı karşıya kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Orhan Şen, en sık görülen ağır travmalardan birinin baş üstü suya atlamaya bağlı boyun kırıkları olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>“Boyun omurlarında kırıklar meydana gelebiliyor”</strong></h2>

<p>Suya atlamadan önce derinliğin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Şen, "Vatandaşlarımız suya başlarının üzerine atlamadan önce suyun derinliğinden emin olmalı. Bilinmeyen ve daha önce denenmemiş bölgelerde baş üstü dalış yapılmamalı. Bu şekilde suya girildiğinde başın zemine çarpması sonucu boyun omurlarında kırıklar meydana gelebiliyor" diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Atlanacak suyun derinliği mutlaka bilinmelidir”</strong></h2>

<p>Boyun kırıklarının omuriliği de etkileyebildiğine dikkat çeken Şen, "Bu tür travmalar sonrasında felç gelişebilir ve kişi ömür boyu tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. Bu nedenle atlanacak suyun derinliği mutlaka bilinmelidir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İyileşme şansı bulunmuyor”</strong></h2>

<p>Erken müdahalenin önemine değinen Şen, "Boyun kırıldıktan sonra erken müdahale yapılırsa ve omurilikte tam kopma yoksa hastalarda kısmi düzelme ihtimali bulunuyor. Ancak omuriliğin koptuğu ağır travmalarda maalesef iyileşme şansı bulunmuyor" dedi.</p>

<p>Boyun travmalarının en ağır sonuçlarından birinin hem kol hem de bacaklarda felce neden olması olduğunu belirten Şen, "Travma daha üst seviyelerde gerçekleştiğinde solunum kasları da etkilenebiliyor. Bu durumda solunum yetmezliği gelişebiliyor ve hastaları yatalak durumda kaybedebiliyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında artan su aktivitelerinde vatandaşların özellikle bilinmeyen bölgelerde baş üstü dalış yapmaktan kaçınmaları ve güvenlik kurallarına uymaları gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Vcxvcxvxcvvcx" class="detail-photo img-fluid" height="341" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/vcxvcxvxcvvcx.jpg" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f2ebce61f6cdbe4ac8d99832ff8f4376-1.jpg" type="image/jpeg" length="60501"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık ‘taklit ve tağşiş’ listesini güncelledi]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/bakanlik-taklit-ve-tagsis-listesini-guncelledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/bakanlik-taklit-ve-tagsis-listesini-guncelledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güncel "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesine yeni ürünler eklendi. Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesi güncellendi. 2 Haziran tarihli listede farklı illerde faaliyet gösteren firmalara ait birçok üründe mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Denetimlerde et ve et ürünlerinden süt ve süt ürünlerine, bitkisel yağlardan bal ve baharatlara kadar çok sayıda üründe mevzuata aykırı uygulamalar tespit edildi.</p>

<h2><strong>Sağlığı tehlikeye düşüren ürünler listelendi</strong></h2>

<p>Yapılan incelemelerde bazı ürünlerin insan sağlığını riske atabilecek içerikler taşıdığı belirlendi.</p>

<p>Denetimlerde; Fito Farma İlaç İçecek Kozmetik ve Kimya Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından üretilen bitkisel macunda ilaç etken maddesi tespit edildi. Talha Acar Süt Ürünleri firmasına ait tam yağlı yoğurtta natamisin bulundu. Çeşitli firmalara ait çiğ kuşbaşı etlerde tek tırnaklı et tespit edildi. Siyah çaylarda gıdada kullanımına izin verilmeyen boya kullanıldığı belirlendi.</p>

<h2><strong>Et ve et ürünlerinde geniş çaplı uygunsuzluk</strong></h2>

<p>Et ve et ürünleri grubunda yapılan analizlerde çok sayıda işletmede kanatlı eti, sakatat ve mekanik ayrılmış et tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denetimlerde; Göle Et ve Et Ürünleri ürünlerinde mekanik ayrılmış kanatlı eti tespit edildi. Eser Büfe ve Darık’s Steakhouse gibi işletmelerde köfte ve hamburger ürünlerinde sakatat ve kanatlı eti bulundu. Lahmacun, kebap ve pide iç harçlarında farklı işletmelere ait ürünlerde et karışımı ve sakatat tespiti yapıldı. Romado Hazır Yemek dana kavurmada soya ve tek tırnaklı et tespit edildi.</p>

<h2><strong>Süt ve süt ürünlerinde yağ oranı ve katkı tespiti</strong></h2>

<p>Süt ve süt ürünlerinde yapılan incelemelerde ürünlerin temel bileşenlerinde uygunsuzluk belirlendi. Mutum Süt Ürünleri tarafından üretilen kaşar peynirinde yağ oranının düşük olduğu tespit edildi. Doğuş Et ve Süt Mamulleri yarım yağlı beyaz peynirde mevzuata aykırı yağ oranı belirlendi. Fidan Süt Ürünleri ürünlerinde eritme tuzu tespiti yapıldı. Kaya Süt Ürünleri kaşar peynirinde düşük yağ oranı ve eritme tuzu tespit edildi.</p>

<h2><strong>Bitkisel yağ ve balda tağşiş tespit edildi</strong></h2>

<p>Bitkisel yağlar ve arıcılık ürünlerinde de çok sayıda uygunsuzluk belirlendi. Sonkoz Yağ Gıda ve Coşkar Yağ Gıda tarafından üretilen zeytinyağlarında tohum yağı ve düşük kaliteli yağ karışımı tespit edildi. Ödemiş Yöresel zeytinyağında tağşiş belirlendi. Enfa Gıda ve farklı markalara ait süzme çiçek ballarında taklit veya tağşiş tespit edildi. Etiketsiz çam balı ve diğer bal ürünlerinde de mevzuata aykırılık belirlendi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla düzenli olarak güncellenen listelere ’<a href="http://guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" rel="nofollow">guvenilirgida.tarimorman.gov.tr</a>’ adresi üzerinden erişilebiliyor.</p>

<p><img alt="20260602Aw716814" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/20260602aw716814.jpg" width="600" /><img alt="20260602Aw716814 1" class=" detail-photo img-fluid" height="403" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/20260602aw716814-1.jpg" width="600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/bakanlik-taklit-ve-tagsis-listesini-guncelledi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/images-7-6.jpg" type="image/jpeg" length="40968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 5 kişiden 1'i obez]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/turkiyede-her-5-kisiden-1i-obez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/turkiyede-her-5-kisiden-1i-obez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kütle indeksi incelendiğinde; 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken, 2025 yılında yüzde 21,8 oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kütle indeksi incelendiğinde; 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken, 2025 yılında yüzde 21,8 oldu. Cinsiyet ayrımında bakıldığında; 2025 yılında kadınların yüzde 24,8’inin obez ve yüzde 32,2’sinin obez öncesi, erkeklerin ise yüzde 18,7’sinin obez ve yüzde 43,1’inin obez öncesi olduğu görüldü.</p>

<h2><strong>Fiziksel aktivite yapmayanların oranı yüzde 86,6 oldu</strong></h2>

<p>Aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında yüzde 85,3 iken, 2025 yılında yüzde 83,5 oldu. Kadınlarda ise bu oran yüzde 92,7’den yüzde 89,7’ye geriledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapması önerilmektedir. Buna göre, haftada 150 ile 300 dakika arası fiziksel aktivite yapanların oranı 2025 yılında erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda yüzde 2,7 oldu.</p>

<h2><strong>Merdiven inip çıkarken zorluk yaşayanların oranı yüzde 6,0 oldu</strong></h2>

<p>Fiziksel işlev açısından zorluk yaşama durumları değerlendirildiğinde, merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde ise yüzde 3,7 ile ilk sırada yer aldı. Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,4, erkeklerde yüzde 2,8 olurken; yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 oldu.</p>

<h2><strong>Üst solunum yolu enfeksiyonu 0-14 yaş grubundaki çocuklarda en fazla görülen hastalık oldu</strong></h2>

<p>Çocuklarda son 6 ay içerisinde görülen hastalık türleri incelendiğinde, 2025 yılında 0-6 yaş grubunda en çok yüzde 28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu sırasıyla, yüzde 24,0 ile ishal ve yüzde 5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi. 2025 yılında 7-14 yaş grubunda da yüzde 24,6 ile üst solunum yolu enfeksiyonu ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; yüzde 16,4 ile ishal, yüzde 8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları izledi.</p>

<h2><strong>Bel bölgesi problemleri 15 yaş ve üzeri bireylerde yüzde 24,3 ile en fazla görülen hastalık oldu</strong></h2>

<p>Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri bireylerde görülen hastalık türleri incelendiğinde, bel bölgesi problemleri 2022 yılında yüzde 24,6 iken 2025 yılında da yüzde 24,3 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; 2025 yılında yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi problemleri, yüzde 11,9 ile şeker hastalığı ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.</p>

<h2><strong>Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı yüzde 30,1 oldu</strong></h2>

<p>Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 28,3 iken 2025 yılında artarak yüzde 30,1 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olduğu tespit edildi. Tütün mamulü kullanmayan bireylerin (bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında yüzde 68,0 iken 2025 yılında azalarak yüzde 66,8 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı yüzde 12,6 oldu</strong></h2>

<p>Son 12 ay içerisinde alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 12,1 iken 2025 yılında artarak yüzde 12,6 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olduğu tespit edildi. Alkol kullanmayan bireylerin (daha önce kullanan ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında yüzde 87,9 iken 2025 yılında azalarak yüzde 87,4 oldu.</p>

<h2><strong>40 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 oldu.</strong></h2>

<p>Son 1 yıl içerisinde 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022 yılında 10,8 iken 2025 yılında yüzde 16,7 oldu. 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılında yüzde 42,4 oldu.</p>

<h2><strong>15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmayanların oranı yüzde 59,0 oldu</strong></h2>

<p>15 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde smear testi yaptıranların oranı 2022 yılında yüzde 7,2 iken 2025 yılında yüzde 11,8 oldu. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmamış olanların oranı 2025 yılında yüzde 59,0 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/turkiyede-her-5-kisiden-1i-obez</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-2a11370b28e8c6a7e79f9f7747bea237.jpg" type="image/jpeg" length="54606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC'de Ebola virüsü alarmı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/kktcde-ebola-virusu-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/kktcde-ebola-virusu-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Sağlık Bakanlığı  Ebola virüsü tanı ve tedavi süreçlerine yönelik alınan kararları bildirdi. Komitenin açıklamasında, Ebola’nın nadir ancak hayatı tehdit edebilen bulaşıcı bir viral enfeksiyon olduğu vurgulanarak, enfekte hayvanlardan ve insan vücut sıvılarından bulaşabildiği kaydedildi. Açıklamada, hastalığın belirtileri arasında ateş, üşüme, titreme, baş ile kas ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ve döküntünün yer aldığı ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4 id="ma_news-detail-card-title">Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, Ebola virüsüne ilişkin tanı ve tedavi süreçlerine yönelik alınan kararları duyurdu.</h4>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, Ebola virüsüne ilişkin açıklama yaparak, hastalığın tanı ve tedavi süreçlerine yönelik alınan kararları bildirdi. Komitenin açıklamasında, Ebola’nın nadir ancak hayatı tehdit edebilen bulaşıcı bir viral enfeksiyon olduğu vurgulanarak, enfekte hayvanlardan ve insan vücut sıvılarından bulaşabildiği kaydedildi. Açıklamada, hastalığın belirtileri arasında ateş, üşüme, titreme, baş ile kas ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ve döküntünün yer aldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlerleyen evrelerde ise mukozal kanamalar, septik şok ve çoklu organ yetmezliği gelişebileceği, hastalığın ölümle sonuçlanabileceği belirtildi. Komite, Ebola virüsünün tanısının konulabilmesi amacıyla alınan örneklerin, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Ulusal Halk Sağlığı Referans Laboratuvarı’na gönderilmesine karar verildiğini bildirdi.</p>

<p>KKTC Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, uluslararası sağlık kuruluşlarının konuya ilişkin açıklama ve kararlarını yakından takip etmeyi sürdürdüğünü vurgulayarak, ek tedbirlerin alınmasını gerektirecek bir durum ortaya çıkması halinde kamuoyunun bilgilendirileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/kktcde-ebola-virusu-alarmi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/06/k-k-t-c-d-e-n-e-b-o-l-a-v-i-r-u-s-u-n-e-k-a-r-s-i-y-e-n-i-t-e-d-b-1340234-398088-1.jpg" type="image/jpeg" length="55219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efe Leo, babasından yapılan ilik nakliyle sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/efe-leo-babasindan-yapilan-ilik-nakliyle-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/efe-leo-babasindan-yapilan-ilik-nakliyle-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa 'da yaklaşık 7 ay önce lösemi tanısı konulan ve Ankara'da tedaviye alınan Efe Leo Çıraklar (5), babası Efe Çıraklar'dan yapılan yarı uyumlu ilik nakli ile sağlığına kavuştu. Hastaneden taburcu olurken 'Superman' pelerini giyen Efe için bahçede de balonlar uçuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Barosu'nda çalışan Gizem Çıraklar (35) ile müzisyen Efe Çıraklar'ın (38) tek çocukları Efe Leo, vücudundaki morarmalar ve baş ağrısı şikayetleri nedeniyle Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü. Yapılan tetkiklerde beyaz kan hücrelerinin yüksek çıkması üzerine Efe Leo'ya, 6 Ekim 2025'te T hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (T-ALL) tanısı konuldu. Ardından Ankara'daki Lösemili Çocuklar Vakfı'na ait LÖSANTE Hastanesi'nde tedaviye alınan Efe Leo'ya kemoterapi tedavisi verilip, ilik nakli yapılması kararlaştırıldı. Annesiyle yaklaşık 7 aydır hastanede kalıp tedavi gören Efe Leo, bu süreçte babasıyla haftada 1 gün 15 dakika görüşebildi. Aile, çocuklarına uygun donör bulabilmek ve onun gibi olan çocuklara umut olmak için adına sanal medya hesabı oluşturdu. Efe Leo'nun kemik iliği bağışı çağrısında bulunduğu ve hastanede de yemek yiyip, oyunlar oynarken çekilen videolarının yayınlandığı sanal medya hesabı, kısa sürede 20 bin takipçi sayısına ulaştı.</p>

<p>Efe Leo'nun 'Kan vererek kahramanlarım olursunuz' videosu çok sayıda görüntülenme aldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile Manisa Barosu Başkanı Sevgi Başak Yeşil ve bazı sporcular da sanal medya paylaşımlarıyla Efe Leo'nun kemik iliği bağışı kampanyasına destek oldu.</p>

<h2><strong>'Kahramanı' Babası Oldu</strong></h2>

<p>Sanal medyada yürütülen kemik iliği bağışı kampanyasından uygun donör bulunamayınca, Efe Leo'ya 2 ay önce babası Efe Çıraklar'dan yarı uyumlu ilik nakli gerçekleştirildi. Nakil sonrası annesiyle birlikte hastanede izolasyon sürecini tamamlayan Efe Leo taburcu olurken, nakil nedeniyle 2 aydır göremediği babasına gözyaşlarıyla sarılıp dans etti. Hastaneden 'Superman' pelerini giyerek ayrılan Efe Leo'nun taburcu olması nedeniyle, LÖSANTE Hastanesi'nde toplanan aile yakınları ve doktorları da renkli balonlar uçurdu. Hastane duvarındaki sinevizyona Efe Leo'nun hastanede yemek yaparken çekilen videoları da yansıtıldı. Efe Çıraklar da oğlu için piyanoyla Duman grubunun 'Senden Daha Güzel' adlı şarkısını çaldı. Sevinç gözyaşlarıyla doktorlarına sarılan aile için hastane tarafından da tören yapıldı. Törende Gizem Çıraklar'a 'Kahraman Anne Başarı Belgesi', Efe Çıraklar'a 'Yaşam Kurtaran Cesaret Belgesi' ve Efe Leo'ya ise 'LÖSEV-LÖSANTE Başarı Belgesi' verildi. Taburcu olduğu sırada Efe Leo'nun hayali de gerçekleştirilip limuzinle gezildi.</p>

<h2><strong>'Çok Güzel Bir Mücadele Verdi'</strong></h2>

<p>Gizem Çıraklar, oğlunun çok güçlü verdiği mücadelesini, doktorları sayesinde kazandığını belirterek, "Bundan sonra rutin kontrollerimiz devam edecek. Şu anda onun gözlerindeki mutluluğu görmek, bize en çok gücü veren oldu. Efe Leo'nun tüm tedavisi LÖSEV tarafından ücretsiz olarak gerçekleştirildi, herkese teşekkür ediyoruz. Bugünkü tören de Efe Leo'nun hayaliydi. Burada biz poliklinikte hep iyileşen çocuklar için 'balon uçurma' etkinliğini görüyorduk zaten. Bir gün kendisine yapacağımızı ona da anlatıyordum. Biz 50 gün kadar kaldık izolasyonda ve her gün aslında bunun hayalini kurduk. Hep istediği 'Senden Daha Güzel' şarkısıyla birlikte çıkmaktı ve renkli balonlar olsun istiyordu" dedi.</p>

<h2><strong>'Kahraman Olan Annesi, Ben Dışarıdan Destek Oldum'</strong></h2>

<p>Efe Çıraklar ise oğlu Efe Leo'nun süreç içinde aldığı kemoterapilerle iyileşmeye başladığını anlatarak, "İlik nakli için bir çağrıda bulunmuştuk ancak biz bulamadık. Yarı uyumlu olduğum için nakil benden gerçekleşti ama yine de herkese çağrıda bulunuyorum; 3 tüp kan vererek ilik nakli için donör olmayı kabul ederlerse çok iyi olur. 52 gündür oğlum ve annesi izolasyonda, oğlumu, onları çok özledim. Ben çocuğumu ve eşimi buraya emanet ettim. İyi ki de buraya emanet ettim. Bugün çok güzel bir gün. Artık Leo’nun değerlerinin yavaş yavaş iyileştiği ve ona kavuştuğumuz bir gün. Dayanışma ve buralara olan yardımlar çok önemli. Aslında kahraman annesi, ben dışardan destek modelini yürütebildim. İyi ki de nakil benden gerçekleşti. İkinci kez baba olmam ona karşı çok farklı bir his" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'Gönüllü Havuzunun 5 Milyonun Üzerine Çıkmasını Temenni Ediyorum'</strong></h2>

<p>LÖSANTE Hastanesi, Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bölümü Direktörü Dr. Emin Kürekçi ise Efe Leo'nun yoğun kemoterapi dönemini başarıyla geçirdikten sonra radikal tedavi yöntemi olarak seçilen kök hücre transplantasyonunu uyguladıklarını anlattı. Dr. Kürekçi, ayrıca, "Bugüne kadarki süreç içerisinde ülkemizde ve aile içerisinde gerekli gördüğümüz verici bulunmaması nedeniyle Leo'ya babasından yarı uyumlu nakil uyguladık. Yaklaşık 53-54 günlük bir süreç geçirdi. Bu dönemini de çok şükür önemli bir sorun yaşamadan geçirdi ve artık taburcu oluyor. Şunu da eklemek isterim, Türk Kök Sistemi’ne kayıtlı bulunan 1 milyon 200 bin civarında gönüllü insanımızın gönüllülüklerini geri çektiğini üzülerek görüyoruz. Bu, hayat kurtaran ve vericiye bir zararı olmayan işlem. Gönüllü vericilerimizin bu konuda daha hassas davranmalarını temenni ediyoruz. Ülkemiz 85 milyonluk bir nüfusa sahip, 85 milyonda 1 milyon 200 bin gönüllü devede kulak gibidir. Ülkemizin gönüllü havuzunun 5 milyonun üzerine çıkmasını temenni ediyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/efe-leo-babasindan-yapilan-ilik-nakliyle-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-31-132520.jpg" type="image/jpeg" length="46686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nde CAR-T tedavisine başlandı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/akdeniz-universitesinde-car-t-tedavisine-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/akdeniz-universitesinde-car-t-tedavisine-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi’nde (AÜ) kanser tedavisinde kullanılan CAR-T hücre tedavisi için hücre üretiminin yapılacağı İleri Sağlık Araştırma Merkezi’ne 678 hasta başvurdu. Belirlenen 9 hastadan alınan kan örnekleriyle tedavi deneme süreci başladı. İlk sonuçlar haziran başında alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AÜ'de kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye'de üniversite temelli hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. CAR-T hücre yönteminin uygulandığı dünyada 7 merkez bulunurken, 8’incisi AÜ oldu. 14 Mart’ta tedaviyi duyuran AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisi için yerli üretim ve klinik uygulama sürecinin başlatıldığını duyurdu. Merkezde hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında güçlendirilerek kanser hücreleriyle mücadele etmesinin hedeflendiği belirtildi. Klinik çalışmaları devam ederken, 678 hasta tedavi yöntemine başvurdu. İlk etapta tedavi için durumu elverişli olan 9 hasta belirlendi. Tedavi için deneme kan örnekleri alındı. Haziran ayında ise merkezde tedavi süreci başlayacak.</p>

<p><img alt="A K D E N I Z U N I V E R S I T E S I N D E C A R T T E D A V I S I N 1334477 396464" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/a-k-d-e-n-i-z-u-n-i-v-e-r-s-i-t-e-s-i-n-d-e-c-a-r-t-t-e-d-a-v-i-s-i-n-1334477-396464.jpg" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>‘Kan örnekleriyle denemelere başladık’</strong></h2>

<p>Haziran ayında tedavi sürecinin başlayabileceğine dikkati çeken Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Şu anda 5,5 yıllık bir plan ve programın somutlaşmış halinin içindeyiz. 14 Mart’ta bu güzel haberi paylaşmıştık. Sağlık ve Türkiye adına da oldukça önemli bir gelişmeydi. Sonraki süreçte Sağlık Bakanlığımızın gerekli ruhsatlandırma işlemleri tamamlandı. Önce hastalar belirlendi, hangi hastaların bu tedaviye uygun olduğu tespit edildi. Hastalığı bu tedaviye en uygun olanlar belirlendikten sonra, kendilerinden alınan kan örnekleriyle denemelere başladık. Umuyorum ki haziran ayında artık ‘tedaviye başlandı ve süreç şu şekilde ilerliyor’ diyebiliriz" dedi.</p>

<h2><strong>678 hasta başvurdu</strong></h2>

<p>Tedaviye 678 hastanın başvurduğunu kaydeden Prof. Dr. Özkan, “Mail ve telefon yoluyla da çok sayıda başvuru aldık. Ancak elimizde kayıtları tam olan 678 hastadan söz ediyoruz. Bunlar içerisinden, tedavimize uygun 9 hasta belirlendi. Özellikle daha önce lenfoma tedavisi görmüş ancak yeterli yanıt alınamamış ve belirli kriterleri taşıyan hastalar arasından seçim yapıldı. Şu anda sistemimizde kayıtlı bu 9 hastayla tedavi sürecine başladık. Diğer yandan taleplere yetişebilmek için bir çağrı merkezi kuruldu" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="A K D E N I Z U N I V E R S I T E S I N D E C A R T T E D A V I S I N 1334472 396464" class="detail-photo img-fluid" height="1344" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/a-k-d-e-n-i-z-u-n-i-v-e-r-s-i-t-e-s-i-n-d-e-c-a-r-t-t-e-d-a-v-i-s-i-n-1334472-396464.jpg" width="2016" /></p>

<h2><strong>CAR-T yöntemi</strong></h2>

<p>CAR-T yöntemi, hastanın bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda genetik olarak güçlendirilip yeniden vücuda verilmesiyle kanser hücrelerini hedef alan yenilikçi bir tedavi olarak tanımlanıyor. Bu tedavinin önemli özelliklerinden biri de hücrelerin taze olarak, dondurulmadan hastaya uygulanması. Çok az miktarda kemoterapi gerektiriyor. Merkez, şu an yıllık yaklaşık 100 hastaya hizmet verebilecek durumda. Merkezdeki laboratuvar, binanın yaklaşık yüzde 25'ini kapsıyor. Diğer bölümlerde farklı üretim ve çalışma alanları yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/akdeniz-universitesinde-car-t-tedavisine-baslandi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/a-k-d-e-n-i-z-u-n-i-v-e-r-s-i-t-e-s-i-n-d-e-c-a-r-t-t-e-d-a-v-i-s-i-n-1334474-396464.jpg" type="image/jpeg" length="18538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalnız yaşayanlarda Alzheimer riski yüzde 50 artıyor]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/yalniz-yasayanlarda-alzheimer-riski-yuzde-50-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/yalniz-yasayanlarda-alzheimer-riski-yuzde-50-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ahmet Evlice, “Uluslararası yapılan çok sayıda bilimsel çalışmaya göre yalnız yaşayanlarda Alzheimer riskinin yüzde 50 oranında arttığı gösteriliyor. Kendisini eve kapatan, arkadaşlarıyla az görüşen kişilerde de yüzde 20 oranında hastalıkla ilgili risk artışı oluyor. Yaşlılıkta yalnızlık, depresyonu getiriyor. Depresyon, Alzheimeri getiriyor. Yalnızlığın üzerine bir de depresyon eklenirse hastalık riski yüzde 100’e çıkıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şubesi, Alzheimer hastalığına dikkat çekmek amacıyla 50 yaş üstü vatandaşlar, hastalık riski taşıyanlar ve hasta ile yakınlarının katılımıyla bahar şenliği düzenledi. Merkez Seyhan ilçesindeki Ziyapaşa Bulvarı’nda bulunan çocuk parkında toplanan çok sayıda vatandaş, gençlerle birlikte müzik, dans ve eğlenceyi bir arada yaşadı. Canlı müzikle eğlenen katılımcılar, daha sonra birlikte çok sayıda fiziksel ve zihinsel aktiviteye katıldı. Ritim grubu gösterisinin ardından ‘Bu Ses Kimin?’ yarışması düzenlendi. Etkinlik, halk oyunları gösterisiyle son buldu. Doyasıya eğlenme fırsatı bulan katılımcılar, bu etkinliklerle sosyalleşme imkanı yakaladıklarını ve keyifli dakikalar geçirdiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'Yalnızlığın üzerine depresyon eklenince risk yüzde 100’e çıkıyor'</strong></h2>

<p>Etkinlik sonrası DHA’ya konuşan Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ahmet Evlice, Alzheimer hastalığının risk verilerini paylaştı. Hem bu hastalıktan korunmada hem de hastalık sürecinde sosyalleşmenin büyük önemi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ahmet Evlice, “Sosyalleşmeyle beraber zihinsel aktivitelerde hareketlilik oluyor. Böylelikle bilişsel rezervi korumuş oluyoruz. Uluslararası yapılan çok sayıda bilimsel çalışmaya göre yalnız yaşayanlarda hastalık riskinin yüzde 50 oranında arttığı gösteriliyor. Kendisini eve kapatan, arkadaşlarıyla az görüşen kişilerde de yüzde 20 oranında hastalıkla ilgili risk artışı oluyor. Yaşlılıkta yalnızlık, depresyonu getiriyor. Depresyon, Alzheimeri getiriyor. Yalnızlığın üzerine bir de depresyon eklenirse hastalık riski yüzde 100’e çıkıyor. Bunun için biz özellikle yaşlı kişilerin sosyal ve mutlu yaşamalarını istiyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="P R O F. D R. E V L I C E Y A L N I Z Y A S A Y A N L A R D A A L 1320661 392358" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/p-r-o-f-d-r-e-v-l-i-c-e-y-a-l-n-i-z-y-a-s-a-y-a-n-l-a-r-d-a-a-l-1320661-392358.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>'Dünyada 57 milyon demans hastası var; her yıl 10 milyon ekleniyor'</strong></h2>

<p>Demans hastalığına da değinen Evlice, "Türkiye’de yaklaşık 1 milyon demans hastası olduğu düşünülüyor. Ama yaşlı nüfus arttıkça bu rakam giderek artacak. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2021 verilerine göre, dünyada 57 milyon demans hastası var. Her yıl bu rakama 10 milyon eklendiğini söylüyorlar. Özellikle Türkiye’de genç nüfus olduğundan hızlı bir yaşlanma ve hızlı bir demans hasta grubu olacak. Bu tehlikeye karşı şimdiden önlemlerimizi almamız gerekiyor. Alzheimer hastalığında ve hastalıktan korunma amacıyla öncelikle tansiyon, şeker ve kolesterol hastalıkları kontrol altına alınmalıdır. Haftada 3 gün toplam 150 dakika orta tempo yürüyüş öneriyoruz. Vatandaşlarımızın sosyalleşmelerini, kitap okumalarını, tavla oynamalarını ya da zihinsel aktivite anlamında sevdiği ne varsa onu yapmalarını istiyoruz. Yapılan çalışmalara baktığımızda, tüm bunlara dikkat eden, düzenli bir yaşamı olan kişilerin yüzde 45 oranında hastalıktan korunabileceğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/yalniz-yasayanlarda-alzheimer-riski-yuzde-50-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/p-r-o-f-d-r-e-v-l-i-c-e-y-a-l-n-i-z-y-a-s-a-y-a-n-l-a-r-d-a-a-l-1320667-392358.jpg" type="image/jpeg" length="90891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halı sahada yaralandı aylar sonra yürümeye başladı]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/hali-sahada-yaralandi-aylar-sonra-yurumeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/hali-sahada-yaralandi-aylar-sonra-yurumeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halısahada maç yaparken ayağında ciddi bir kırıklı çıkık meydana gelen 21 yaşındaki Efe Kalkan, aylar süren zorlu bir tedavi sürecinin ardından yeniden yürümeye başladı. Halı sahada yaralanan Kalkan’ın süreci hakkında da bilgi veren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Okan Tezgel, “Hastamızda halı sahalarda çokta sık görmediğimiz Lisfranc yaralanması tespit ettik. Bu yaralanma, ayağın tarak kemiklerini ilgilendiren hem kırıkların hem de çıkıkların bir arada bulunması durumudur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halı sahada yaşadığı sakatlık sonrası ayağında ciddi kırık oluşan 21 yaşındaki Efe Kalkan, aylar süren zorlu bir tedavi sürecinin ardından yeniden yürümeye başladı. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi'nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Okan Tezgel, zemin hataları ve bilinçsiz yapılan sporun ciddi ortopedik yaralanmalara yol açabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>

<h2><strong>‘Isınmadan sahaya çıkmak en büyük hata’</strong></h2>

<p>Sakatlıkların en önemli nedenlerinden birinin ısınmadan spora başlamak olduğunu söyleyen Dr. Tezgel, “Halı sahaya gitmeden önce en az 15-20 dakika ısınma yapılmalı. Aksi halde kas ve bağ yaralanmaları kaçınılmaz hale gelebilir. Zeminin uygun olmaması, yanlış ayakkabı seçimi ve kişinin kondisyon seviyesinin yetersiz olması da risk faktörleri arasında yer alıyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halı saha zeminlerinin ne çok kaygan ne de fazla tutucu olması gerektiğini ifade eden Dr. Tezgel, yanlış ayakkabı tercihinin de sakatlık riskini artırdığını söyleyerek “Özellikle çim saha kramponları halı sahada önerilmez. Bu tür ayakkabılar zemine fazla tutunarak diz ve ayak yaralanmalarına yol açabilir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="H A L I S A H A D A L I S F R A N C Y A R A L A N M A S I Y A S A Y A N 1334518 396476" class="detail-photo img-fluid" height="619" src="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/h-a-l-i-s-a-h-a-d-a-l-i-s-f-r-a-n-c-y-a-r-a-l-a-n-m-a-s-i-y-a-s-a-y-a-n-1334518-396476.jpg" width="927" /></p>

<h2><strong>‘Nadir ama ağır bir yaralanma: lisfranc’</strong></h2>

<p>Halı sahada yaralanan Kalkan’ın süreci hakkında da bilgi veren Dr. Tezgel, “Hastamızda halı sahalarda çokta sık görmediğimiz Lisfranc yaralanması tespit ettik. Bu yaralanma, ayağın tarak kemiklerini ilgilendiren hem kırıkların hem de çıkıkların bir arada bulunması durumudur. Zemindeki çukura basma ve ayağın sabit kalması sonucu ciddi bir hasar oluştu” dedi.</p>

<p>Hastanın ameliyat edildiğini belirten Dr. Tezgel, iyileşme sürecinin uzun ve sabır gerektirdiğini dile getirdi. Dr. Tezgel, “İlk 1-2 ay hasta ayağına basamaz. Sonrasında fizik tedaviyle yavaş yavaş yük verilir. Tam iyileşme genellikle 6 ayı bulur” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>‘Aylarca ayağımın üstüne basamadım’</strong></h2>

<p>Efe Kalkan ise yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“21 yaşındayım. Halı sahada sakatlanınca hastaneye geldim ve ayağımda ciddi bir kırık olduğu ortaya çıktı. Okan hocayla iletişime geçtik ve kısa sürede ameliyat oldum. Ameliyatım çok başarılı geçti ama iyileşme süreci gerçekten zordu. İlk birbuçuk ay ayağımın üzerine hiç basamadım. Daha sonra fizik tedaviye başladım ve yavaş yavaş yürümeye geçtim. Üçüncü aydan sonra değnekleri bırakabildim. Şu an daha iyiyim ama bu süreç bana ders oldu. Kesinlikle zemine dikkat edilmesi gerekiyor. Benim sakatlığım tamamen zeminden kaynaklandı. Ayakkabı seçimi de çok önemli, herkesin buna dikkat etmesini tavsiye ederim.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/hali-sahada-yaralandi-aylar-sonra-yurumeye-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2026/05/h-a-l-i-s-a-h-a-d-a-l-i-s-f-r-a-n-c-y-a-r-a-l-a-n-m-a-s-i-y-a-s-a-y-a-n-1334519-396476.jpg" type="image/jpeg" length="30992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bayramda Et Tüketirken Bu Hataları Yapmayın”]]></title>
      <link>https://cukurovagazetesi.com/bayramda-et-tuketirken-bu-hatalari-yapmayin-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cukurovagazetesi.com/bayramda-et-tuketirken-bu-hatalari-yapmayin-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken sofraların vazgeçilmezi olan kırmızı etin doğru hazırlanması ve tüketilmesi büyük önem taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yaren Hocaoğlu etin yalnızca kaliteli bir protein kaynağı olmadığını; aynı zamanda demir, çinko ve B vitaminleri açısından da oldukça değerli olduğunu belirtirken, yanlış pişirme yöntemlerinin hem besin değerini düşürdüğüne hem de sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yaren Hocaoğlu </strong>özellikle bayram döneminde artan et tüketimi nedeniyle sindirim sistemi problemleri, yüksek kolesterol ve kalp-damar hastalıkları riskine karşı vatandaşları bilinçli tüketim konusunda uyarıyor. Uzmanlara göre; etin dinlendirilmesinden pişirme tekniğine, porsiyon kontrolünden saklama koşullarına kadar birçok ayrıntı sağlıklı beslenmede belirleyici rol oynuyor.</p>

<h2><strong>Eti Hemen Tüketmeyin, Dinlendirin</strong></h2>

<p>Yeni kesilen etin hemen pişirilip tüketilmesi sindirim sistemi açısından çeşitli sorunlara neden olabiliyor. Kurban etinin buzdolabında en az 12 ila 24 saat dinlendirilmesini öneriliyor. Dinlenen et hem daha yumuşak oluyor hem de sindirimi kolaylaşıyor.</p>

<p>Etin pişirilmeden önce zeytinyağı, limon suyu, sirke, sarımsak ve soğan gibi doğal malzemelerle marine edilmesi ise lezzeti artırırken et liflerinin yumuşamasına katkı sağlıyor. Ayrıca kekik, biberiye, zerdeçal ve karabiber gibi baharatların kullanılması, pişirme sırasında oluşabilecek zararlı bileşiklerin azalmasına yardımcı oluyor.</p>

<h2><strong>Yüksek Ateşten Kaçının</strong></h2>

<p>Eti yüksek ateşte uzun süre pişirmek besin değerini azaltabiliyor ve zararlı maddelerin oluşumuna neden olabiliyor. Bunun yerine düşük ısıda, kendi suyunda kontrollü şekilde pişirme yöntemleri öneriliyor.</p>

<p>Kısık ateşte pişirilen etin hem daha yumuşak kaldığı hem de besin öğelerini daha iyi koruduğu ifade ediliyor. Düdüklü tencere veya buharlı pişirme yöntemleri de sağlıklı alternatifler arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Izgarada Mesafeye Dikkat</strong></h2>

<p>Bayramda sık tercih edilen mangal ve ızgara yöntemlerinde de dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor. Yağın ateşe damlaması sonucu ortaya çıkan dumanın zararlı kimyasallar oluşturabileceğini belirten uzmanlar, etin doğrudan ateşle temas etmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Izgara ile et arasında yaklaşık 15 santimetrelik bir mesafe bırakılması ve etin fazla yağlı kısımlarının temizlenmesi öneriliyor. Böylece hem yanma riski azalıyor hem de daha sağlıklı bir pişirme sağlanıyor.</p>

<h2><strong>Kavurma Tüketirken Ölçülü Olun</strong></h2>

<p>“Bayram sabahı kavurmasız olmaz” diyenler için de önemli uyarılar yapılıyor. Dinlendirilmeden tüketilen etin mide ve bağırsak sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, kavurmanın mümkün olduğunca az yağlı hazırlanmasını tavsiye ediyor.</p>

<p>Kavurmanın yanında bol yeşillik, sebze ve tam tahıllı ürünler tüketmek ise sindirimi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>Porsiyon Kontrolü Sağlığın Anahtarı</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre bayramda en sık yapılan hatalardan biri aşırı kırmızı et tüketimi. Fazla miktarda et tüketimi kısa vadede hazımsızlık ve mide problemlerine yol açarken, uzun vadede kalp-damar sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle haftalık kırmızı et tüketiminin yaklaşık 500 gramı aşmaması öneriliyor. Et tüketiminin sebze, salata ve lifli besinlerle dengelenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://cukurovagazetesi.com/bayramda-et-tuketirken-bu-hatalari-yapmayin-1</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cukurovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cukurovagazetesi-com/uploads/2025/05/2025-kurban-bayrami-tatili.webp" type="image/jpeg" length="92061"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
