Maymun çiçeği virüsü, Avrupa’yı etkisi altına almaya başladı

Tarih: 22 Mayıs 2022 Pazar 16:43

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs etkisini kaybetmeye başlarken, Orta ve Afrika’nın tropikal yağmur ormanlarında ortaya çıkan maymun çiçeği virüsü, Avrupa’da yayılmaya başladı. Avrupa ülkelerinde görülmeye başlayan maymun çiçeği virüsü, dünyayı alarma geçirdi. Korku ve paniğe sebep olan maymun çiçeği virüsü hakkında değerlendirmelerde bulunan Mersin Tabip Odası Başkanı Nasır Nesanır, maymun çiçeği virüsünün hangi koşullarda, nasıl bulaşabileceği ve alınması gereken önlemleri sıraladı.

Özel Haber – Mehmet Çetin

Orta ve Batı Afrika'nın tropikal yağmur ormanlarında ortaya çıkan ve kemirgenlerden insanlara taşınan virüsün birdenbire farklı bölgelerde görülmesi, ülkeleri alarma geçirdi. İngiltere'de 6 Mayıs'ta tespit edilen maymun çiçeği virüsü (monkeypox) vaka sayılarında artış yaşanırken, virüs İngiltere sınırlarını aşarak İspanya, Portekiz, ABD, Kanada, İtalya, İsveç, Belçika ve Avustralya’da görüldü. Maymun çiçeğinin Avrupa’ya yayılmasının ardından, toplumda koronavirüsün de bırakmış olduğu etkiyle birlikte korku ve panik hali hakim durumdayken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan ise, Türkiye’de maymun çiçeği virüsü vakasının bulunmadığı açıklaması geldi. Maymun çiçeği virüsü hakkında değerlendirmelerde bulunan Mersin Tabip Odası Başkanı Nasır Nesanır, “Maymun çiçeği hastalığı en fazla kemirgenler olmak üzere enfekte hayvanlardan insanlara bulaşan maymun çiçeği virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. İnsandan insana da bulaşır; ancak şu zamana kadar bilinenlerin ışığında, bu durumun tek başına bir salgına neden olmadığı düşünülmektedir. Klinik tablosu çiçek hastalığına benzer; ancak daha az şiddetlidir. 1980 yılında çiçek hastalığının eradikasyonu ve ardından çiçek aşısının durdurulmasından sonra maymun çiçeği hastalığı zaman zaman küçük çaplı salgınlara neden olmuştur. Dünyada rutin çiçek aşısının bırakılmasının üzerinden 40 yıldan fazla geçti. Batı ve Orta Afrika'da çiçek aşısı aynı zamanda maymun çiçeği hastalığına karşı da koruduğundan aşılanmamış popülasyonlar artık maymun çiçeği virüsü enfeksiyonuna karşı daha duyarlıdır. Maymun çiçeği virüsü hastalığı, öncelikle Orta ve Batı Afrika'da, genellikle tropik yağmur ormanlarına yakın alanlarda görülürken kentsel alanlarda giderek daha fazla ortaya çıkmaktadır. Maymun çiçeği virüsü, poxviridae ailesinin orthopoxvirus cinsine ait zarflı, çift sarmallı bir DNA virüsüdür. Bu virüsün Orta Afrika (Kongo Havzası) ve Batı Afrika adında iki farklı genetik bölümü vardır. Kongo havzası soyu tarihsel olarak daha şiddetli hastalığa neden olmuştur ve daha bulaşıcı olduğu düşünülmüştür” ifadelerine yer verdi.

 

MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ DÜNYADA İLK DEFA 1968’DE TESPİT EDİLDİ

Maymun çiçeği virüsü hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulunan Nesanır, maymun çiçeği virüsünün insanlarda ilk olarak 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde çiçek hastalığının ortadan kaldırıldığı bir bölgede 9 yaşındaki bir erkek çocukta 1968'de tanımlandığını belirterek, “O zamandan beri vakaların çoğu ülkenin kırsal, yağmur ormanı bölgelerinden rapor edilmiştir. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde, Orta ve Batı Afrika'da insan vakaları giderek daha fazla rapor edilmektedir. 1970'den beri insanda maymun çiçeği vakaları Benin, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Fildişi Sahili, Liberya, Nijerya, Kongo Cumhuriyeti, Sierra Leone ve Güney Sudan’dan rapor edilmiştir. Bu 11 Afrika ülkesinde maymun çiçeği hastalığının gerçek yükü bilinmemektedir. 2017'den bu yana Nijerya, 500'den fazla şüpheli vaka ve 200'den fazla teyit edilmiş vaka ve yaklaşık yüzde 3'lük bir vaka ölüm oranı ile büyük bir salgın yaşanmıştır. Maymun çiçeği hastalığı yalnızca Batı ve Orta Afrika'daki ülkeleri değil, dünyanın geri kalanını da etkilediği için küresel halk sağlığı açısından önemi olan bir hastalıktır. Afrika dışındaki ilk maymun çiçeği salgını 2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde oldu. Bu salgın enfekte evcil çayır köpekleriyle temasla bağlantılıydı. Bu evcil hayvanlar, ülkeye Gana'dan ithal edilmişti. Salgın ABD'de 70'in üzerinde maymun çiçeği vakasına yol açmıştır” şeklinde konuştu.

 

VİRÜSÜN HAYVANDAN İNSANA VE İNSANDAN İNSANA BULAŞMA YOLLARI

Maymun çiçeği virüsünün hayvanlardan insana ve insandan insana bullaşma yolları hakkında değerlendirmelerde bulunan Nesanır, özellikle yakın temasa dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Maymun çiçeği virüsüne duyarlı olan çeşitli hayvan türleri tanımlanmıştır. Bunlar ip sincapları, ağaç sincapları, Gambiya keseli sıçanları, primatlar ve diğer türlerdir. Maymun çiçeği virüsünün doğal seyri konusunda belirsizlik devam etmektedir ve kesin rezervuarları (ana hastalık taşıyıcısı) ne olduğu ve virüs dolaşımının doğada nasıl sürdüğünü belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Hayvandan insana (zoonotik) bulaşma, enfekte hayvanların kan, vücut sıvıları veya kutanöz veya mukozal lezyonları ile doğrudan temasla ve solunum damlacıkları, yatak örtüsü gibi kontamine materyallerle temas yoluyla bulaşır. İnsandan insana bulaşma da söz konusudur. İnsandan insana bulaşma, solunum salgıları, enfekte bir kişinin cilt lezyonları veya yakın zamanda kontamine olmuş nesnelerle yakın temastan kaynaklanabilir. Damlacık solunum partikülleri yoluyla bulaşma genellikle uzun süreli yüz yüze temas gerektirir ve bu da sağlık çalışanlarını, hane üyelerini ve aktif vakaların diğer yakın temaslılarını daha büyük risk grubu kılar. Az pişmiş et ve enfekte hayvanların diğer ürünlerini yemek, olası bir risk faktörüdür. Bulaşma, plasenta yoluyla anneden fetüse (doğuştan maymun çiçeği hastalığına yol açabilir) veya doğum sırasında ve sonrasında yakın temas sırasında da olabilir. Yakın fiziksel temas, bulaşma için iyi bilinen bir risk faktörü olmakla birlikte maymun çiçeği virüsünün özellikle cinsel temasla bulaşıp bulaşamayacağı şu anda belirsizdir ve kesin bir şey söylemek için daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır” sözlerini kullandı.

 

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ VE BULGULARI

Hastalığın bulaşma olma ihtimalleri, hastalığın belirtileri, bulguları ve kuluçka süresi hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Nesanır, “Kuluçka süresi (enfeksiyondan semptomların başlangıcına kadar olan aralık) genellikle 6 ile 13 gün arasındadır, ancak 5 ile 21 gün arasında değişebilir. Hastalığın belirti ve bulguları iki döneme ayrılabilir. Birinci dönem ateş, halsizlik, öksürük, lenfadenopati (lenf bezlerinin şişmesi), yoğun baş ağrısı, sırt, boğaz ve kas ağrıları, şiddetli halsizlik ile karakterize 0-5 gün arasında süren yayılma dönemidir. Maymun çiçeği hastalığının çiçek hastalığından ayırt edici bir özelliği lenfadenopatilerdir (şişmiş lenf düğümleri), bunlar döküntü başlangıcından 1 ile 2 gün önce veya nadiren döküntü başlangıcıyla birlikte ateşle ortaya çıkar. Boyun, kasık ve koltuk altlarındaki lenf bezleri vücudun bir tarafında veya iki tarafında şişebilir. Lenfadenopati, başlangıçta benzer görünen kimi hastalıklarla (suçiçeği, kızamık, çiçek hastalığı) karşılaştırıldığında maymun çiçeği virüsü vakasının ayırt edici bir özelliğidir. İkinci dönem ise ateşin ortaya çıkmasından sonraki 1-3 günde başlayan deri döküntüsü dönemidir. Döküntü, gövdeden ziyade yüz, kol ve bacaklarda daha yoğun olarak görülür. Döküntüler genelde yüzde başlayıp (vakaların yüzde 95'inde) ve avuç içlerini ve ayak tabanlarını (vakaların yüzde 75'inde) etkiler. Ayrıca oral mukozalar (vakaların yüzde 70'inde), genital bölge (vakaların yüzde 30’unda) ve konjonktiva ile birlikte kornea da (vakaların yüzde 20’sinde) etkilenir” diye ekledi.

 

 “ŞU ANDA GÜVENLİ BİR TEDAVİ YÖNTEMİ BULUNMAMAKTADIR”

Paniğe neden olan virüsün şimdilik için kanıtlanmış, güvenli bir tedavisinin olmadığını söyleyen Nesanır, “Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bir maymun çiçeği salgınını kontrol etmek amacıyla çiçek hastalığı aşısı, antiviraller ve aşı immünglobulini kullanılmaktadır. Cidofovir ve Brincidofovir'in insan maymun çiçeği vakalarının tedavisindeki etkinliğine ilişkin veri yoktur. Bununla birlikte, her ikisinin de in vitro ve hayvan çalışmalarında çiçek virüslerine karşı kanıtlanmış etkinliği vardır. Şiddetli maymun çiçeği hastalığı olan bir kişide kullanımları düşünülebilse de her iki antiviral ile tedaviden sonuç alınıp alınamayacağı bilinmemektedir. Brincidofovir, Cidofovir'e göre daha iyi bir güvenlik profiline sahip olabilir. Cidofovirile tedaviye kıyasla, Brincidofovir ile sitomegalovirüs enfeksiyonlarının tedavisi sırasında ciddi renaltoksisite veya diğer advers olaylar gözlenmemiştir. Çiçek hastalığı için geliştirilen tecovirimatın (ST-246) insan maymun çiçeği vakalarının tedavisindeki etkinliğine ilişkin veri yoktur. Çeşitli hayvan türlerinin kullanıldığı çalışmalar ST-246'nın ortopoksvirüsün neden olduğu hastalığın tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir. İnsan klinik deneyleri ise ilacın sadece küçük yan etkilerle güvenli ve tolere edilebilir olduğunu göstermiştir. Tecovirimat, hayvan ve insan çalışmalarından elde edilen verilere dayanarak 2022 yılında Avrupa Tabipler Birliği (EMA) tarafından maymun çiçeği hastalığı için onay almıştır ama henüz yaygın olarak kullanılmamaktadır” dedi.

 

“ÇİÇEK HASTALIĞINA KARŞI KULLANILAN AŞI YÜZDE 85 ORANINDA ETKİLİ OLABİLİR”

Maymun virüsünün aşısı hakkında bilgi veren Nesanır, çiçek hastalığına karşı aşılamanın, maymun çiçek hastalığını önlemede yaklaşık yüzde 85 oranında etkili olduğunun birkaç gözlemsel çalışmayla kanıtlandığını kaydederek, “Bu nedenle daha önce çiçek aşısı olmak hastalığın seyrini hafifletir. Çiçek hastalığına karşı önceden aşı yapıldığının kanıtı genellikle üst koldaki yara izidir. Şu anda, orijinal (birinci nesil) çiçek aşıları artık halka açık değildir. Bazı laboratuvar personeli veya sağlık çalışanları, işyerinde ortopoks virüslerine maruz kalmaları durumunda korunmaları için yeni bir çiçek hastalığı aşısı almış olabilir. Modifiye edilmiş atenüe aşı virüsüne (Ankara suşu) dayalı daha da yeni bir aşı, 2019 yılında maymun çiçeğinin önlenmesi için onaylanmıştır. Bu aşı mevcudiyeti sınırlı olan iki dozlu bir aşıdır” diye belirtti.

 

“HASTALIĞIN TESPİTİ İÇİN DAHA ÖNCE ÇİÇEK AŞISI OLAN KİŞİLER SEÇİLEBİLİR”

Nesanır, virüsün insandan insana bulaşma riskini azaltmak adına alınması gereken önlemleri ise şu şekilde sıraladı; “Sürveyans ve yeni vakaların hızlı tanımlanması, salgının kontrol altına alınması için kritik öneme sahiptir. İnsan maymun çiçeği salgınları sırasında, enfekte kişilerle yakın temas, maymun çiçeği virüsü enfeksiyonu için en önemli risk faktörüdür. Sağlık çalışanları ve ev halkı daha büyük bir enfeksiyon riski altındadır. Maymun çiçeği virüsü enfeksiyonu olduğundan şüphelenilen veya doğrulanan hastalara bakan veya onlardan örnekler alan sağlık çalışanları standart enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulamalıdır. Mümkünse hastanın bakımı için daha önce çiçek hastalığına karşı aşılanmış kişiler seçilmelidir. Maymun çiçeği virüsü enfeksiyonu olduğundan şüphelenilen insan ve hayvanlardan alınan numuneler, uygun donanıma sahip laboratuvarlarda çalışan eğitimli personel tarafından değerlendirilmelidir. Hasta numuneleri, bulaşıcı maddelerin taşınmasına ilişkin Dünya Sağlık Örgütü kılavuzuna uygun olarak üçlü ambalaj ile taşınmak üzere güvenli bir şekilde hazırlanmalıdır. Maymun çiçeği enfeksiyonlarının verileri (Dünya, Mayıs 2022 verileri) endemik olmayan birkaç ülkeden endemik bir bölgeye doğrudan seyahatle bağlantısını kesin olarak söylemiyor. Muhtemel enfeksiyon kaynağını belirlemek ve daha fazla yayılmayı önlemek için araştırmalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

 

“EN BÜYÜK KORUNMA YOLU; KONU HAKKINDA EĞİTİMDİR”

Hastalıktan korunma ve zoonotik bulaşma riskini azatlamak için de değerlendirmelerde bulunan Nesanır, “Risk faktörleri konusunda farkındalığı artırmak ve insanları virüse maruz kalmalarını azaltmak için alabilecekleri önlemler konusunda eğitmek maymun çiçeği enfeksiyonundan korunmak için ana önleme stratejisidir. Maymun çiçeğinin önlenmesi ve kontrolü için aşılamanın fizibilitesini ve uygunluğunu değerlendirmek amacıyla bilimsel çalışmalar devam etmektedir. Bazı ülkeler, laboratuar personeli, hızlı müdahale ekipleri ve sağlık çalışanları gibi risk altında olabilecek kişileri aşılamaya yönelik politikalar geliştirmektedir. Yabani hayvanlarla, özellikle hasta veya ölü hayvanlarla, etleri, kanları ve diğer kısımları dahil, korunmasız temastan kaçınılmalıdır. Ek olarak, hayvan eti veya parçaları içeren tüm yiyecekler yemeden önce iyice pişirilmelidir. Bazı ülkeler, kemirgenlerin ve insan olmayan primatların ithalatını kısıtlayan düzenlemeler getirmiştir. Maymun çiçeği ile potansiyel olarak enfekte olan tutsak hayvanlar, diğer hayvanlardan izole edilmeli ve derhal karantinaya alınmalıdır. Enfekte bir hayvanla temas etmiş olabilecek hayvanlar karantinaya standart önlemlerle alınmalı ve 30 gün boyunca maymun çiçeği semptomları açısından gözlenmelidir” diyerek sözlerini sonlardı.


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Çukurova Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. cukukovagazetesi.com © Copyright 2022 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA