image Figen  Koyuncu
YOGA

Yazı Tarihi : 22.09.2021
 E-Mail : figen.yoga@gmail.com

 

Kendinizle buluşmaya hoş geldiniz.

Hayatı biraz daha kucaklamaya, yaşamın derin ve dolu dizgin sesini duymaya ne dersiniz? Biz insanoğlu her gün sayısız deneyim yaşıyoruz. Yaşıyoruz ya da yaşadığımızı sanıyoruz. Deneyimliyoruz ya da tecrübe ettiğimizi zannediyoruz. Bekli de birçok kavramın ne anlama geldiğini hala bilmiyoruz mesela aranızda hiç yemek yiyen birisi oldu mu? Sadece yemek yiyen yalnız ona odaklanan ve onunla bütünleşen bir olan yoksa aklınıza başka düşünceler mi geldi. Gün içerisinde yaşadıklarınız dün ve daha önceki günlerde ay ve yıllarda başınızdan geçen ya da yapmayı veya olmasını istediğiniz planladığınız hayaller mi geçti aklınızdan?

 

Haklısınız eylemin kendisi olmak çok kolay bir şey değil. Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü Kurucusu ve Eğitmeni olan Yoga Terapisti Alper Bayraktar hocama göre, bugüne kadar böylesi bir deneyimi yaşamamış, yaşamış fark edememiş veya yaşıyor olabilirsiniz.  Tecrübe etmek deneyimlemek eylemin kendisi olmak hayatın ta kendisidir. Bildiğimiz ve bilmediğimiz hayatın yaşam akıp giderken olana uyumlanabilmek yaşamın başladığı andır. Yaşamla birlikte akarken değdiği her noktayı temizleyip arındırmak ve canlandırmak insanoğlunun varlığını fark ettiği an olsa gerek.

Sadece akabilmek... Sadece varlığının devinimini hissedebilmek. Tıpkı doğada olduğu gibi hiçbir şeyin durmadığı gibi. Durur görünürken onarım ve yapılandırma işlemlerinin kendi zekası içinde devam ettiği gibi. Herhangi bir müdahaleye ihtiyacı olmaksızın kendi mükemmelliğinin bile farkında olmaksızın. Nefes gibi, yanmak gibi, aşk gibi, doğmak gibi, ölmek gibi, kaybolmak ve var olmak gibi.

 

Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü Kurucusu ve Eğitmeni olan Yoga Terapisti Alper Bayraktar hocam, bedenimizin doğanın ayaklarımıza kadar geldiği tek yerdir ve evrenin var oluşun en büyük habercilerinden olduğunu belirtiyor. Ruhumuzun beş duyu ile algılanabilen kısmı olan yaşama programlanmış tüm acımasızlığımıza rağmen beni iyileştirebilen ve dönüştüren kendi içinde kusursuz bu sistemi acaba ne kadar tanıyoruz. Ya da onunla tanışmayı hiç düşündük mü? Bedenimiz bize alacağımız kararlar yapacağımız seçimler ve sağlığımızla ilgili her gün yüzlerce mesaj gönderirken bunların ne kadarını algılayıp hayata geçirebiliyoruz. Kendi iyiliğimiz için bunların ne kadarını kullanabiliyoruz? Bedenimizi genelde bir şeyler raydan çıktığında fark etmeye başlarız. Daha doğrusu o kendini fark ettirmeye başlar gün içinde her şey yolunda giderken hiç ayak başparmağınız aklınıza geliyor veya onu hissedebiliyor musunuz? Bedenimiz ancak bir hata oluştuğunda kendini hissettirmeyi tercih eder.

 

Aksi halde bedenimizin her bir bölgesini algılamak için çok fazla enerji sarf etmemiz gerekirdi. Bedenimiz bir şeyler yolunda gitmediğinde bize gerekeni yapmamız için mesaj gönderir. Ya dinlen ya bir şeyleri değiştir ya da kendine gel diyordur. Bedenimizin her bir bölümü için ayrı ayrı da düşünebiliriz bunu midemizi durup dururken hissetmeyiz ya fazla yemişizdir ya da aç kalmışızdır ya da ihtiyacı olmayan bir şey vermişizdir. Bedenle olan bağınız yaşamla nefesle olan bağımız ise evrenle ve akışla bağlantıyı sağlar. Bu bağlantıları güçlendirmek için aradan çekilmek bazen de aradaki farkı bir açıdan görüp hissedebilmek adına arada kalmak ya da bağın kendisi olmak gerek tüm bu bağlardan ve gereksiz bilgilerden kurtulabilmek için.

Nefes ve bedenle başlayan tüm bu serüven duygu ve düşüncelerinizi örüntülemeye devam ederken size şölen tadında bir yaşam diliyorum.


  YORUM YAZ
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 
 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Çukurova Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. cukukovagazetesi.com © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA