image Mustafa Mızrak
KORKU KÜLTÜRÜ

Yazı Tarihi : 12.01.2021
 E-Mail : mustafamizrak33@gmail.com

 

Çocuk 'Yemeyeceğim' diyor, 'Doydum' diyor. 'Yiyeceksin' diye ağzına tıkıyoruz kaşığı 'Aç değilim' diyor, 'Hayır açsın' diyoruz. 'Uykum yok' diyor, 'Uyuyacaksın' doğru yatağa diyoruz. Şu işkenceyi düşünebiliyor musunuz? Ama bu davranışlarda öyle bir yaşam boşaltma durumu var ki ileride çocuk aç mı, susuz mu olduğunu bilmeyecek. Bir insanın yaşamanın temeli 0-7 yaş arasında atılıyor. O zaman bu çocukların büyüdüklerinde aç olup olmadığını bilmemesinin nedeni de annesinin çocukken aç olmadığı halde zorla yedirmesi mi? Onun adına karar vermesi mi?

Genel olarak çocuğa verilen mesaj önemli. 'Sen küçüksün bilmezsin büyükler bilir.' Sen kimsin ki.' Bu genel mesaj yerleşince 'Ben kimim ki, otorite daha iyi bilir' inancına dönüşüyor. Korku kültürünün özüne geldik işte! Öyle olunca yaşam tamamıyla gerçeğin araştırılması değil, özgürce çıkılan bir yolculuk değil, bireylerin, grupların, cemaatlerin birden daha fazla olma mücadelesine dönüyor.

Korku içindeyiz. Sürekli bir şeylerden korkuyoruz. Sabah uyandığımızda ekonomik kriz çıkmasından ve bir anda borçlarımızın katlanmasından . Durakta otobüs beklerken bir bombayla paramparça olmaktan. Korkuyoruz işte! Bu korkularla birlikte içimize kapanıyoruz, yalnızlaşıyoruz, mutsuzlaşıyoruz!

Korku kültürü gücü temel alır. Hayatta en önemli şey güçtür. Bu nedenle yaşam sürecinin kendisini sıfırlar. Mutluymuşsun, coşkuluymuşsun, zevk alıyormuşsun hiçbir önemi yok. Önemli olan bu duygular seni güçlü kılıyor mu kılmıyor mu ona bakacaksın.

Bu da elde ettiğin sonuçlarla belli olur. Mevki edindin mi, para kazanıyor musun, şöhretli misin göster bana! Böylelikle yaşamın bir süreç olarak değeri yok, güç temel değerdir. Tüm ilişkiler ve değerler onun üzerine oluşmaya başlar. Çünkü güçlü olanın denetleme hakkı vardır. Yönlendirir. Böyle bir toplumda insan insana ilişki yoktur, kadın erkek ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Eşit insan insana ilişki yoktur. Kim daha güçlü, kim daha üstün ilişkisi vardır. Eğer bir topumda 'Sen benim kim olduğumu biliyor musun?' diye sorulabiliyorsa işte o toplumda güçlü güçsüz ilişkisi vardır! Korku kültürüdür bu ve daha evlenirken bu kendini belli eder. Anne baba çocuk ilişkisinde de öyle.

Üniversitelerin var oluş sebebi gerçeği keşfedip, öğrenip, yaymak içindir. Oysa ki korku kültüründe üniversite makam için, mevki için, daha güçlü olmak için vardır. Araştırma yapmaktan çok ayak oyunlarıyla nasıl makam elde edileceği öğrenilir. Ayakta kalanlar bunlar. Ve bunlar bir öğrenci çok akıllı ve yetenekliyse korkarlar, asistan olarak almazlar. Sadece üniversitede değil hiçbir yerde çok akıllı adam istemezler. Evet, çünkü tehlikelisin. Başka ülkelere baktığımızda adamın seni sevmesi veya sevmemesi neredeyse dördüncü derecede ilgilendiği bir şey. 'Sevmem ama harika bir kafası var, iş yapar o yüzden buraya getirmek zorundayım' der. 'Arkadaşım olarak görmem ama hakkını veririm' der.

Şöyle düşünmemiz lazım.

Hepimiz bir ekibin parçasıyız. Parkta oynayan çocuğun mutlu olmasının bir parçasıyım. Herkes böyle düşünmeli. Eğer o çocuk mutsuzsa şu veya bu şekilde o mutsuzluk benim hayatımı etkiler. Trafiği düşün, her bir kişinin araba kullanışının kalitesi benim hayatımı etkiler. Sarhoş ise, yorgun ise, hızlı ise trafikteki herkes etkilenir. Korku kültüründe korkutulma ihtiyacının giderilmesi için korkutan birisinin olması lazım yani el ve eldiven gibi. Bu bir yaşam felsefesi . Ve altını çizmek isterim kimsenin kabahati yok. Kimse kötü niyetle yapmıyor bunu. Çünkü bildiği başka bir şey yok.SEVGİYLE KALIN.ÇÜNKÜ SEVGİNİZ YOKSA İÇİ BOŞ ÇINLAYAN BİR BAKIR KAPTAN FARKINIZ OLMAYACAKTIR


  YORUM YAZ
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 
 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Çukurova Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. cukukovagazetesi.com © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA