SEÇER, CUMHUR İTTİFAKI ENGELİNİ AŞAMIYOR

Tarih: 16 Aralık 2020 Çarşamba 16:43

Büyükşehir Belediye Meclisi 2020 Yılı Aralık ayı 2. Olağanüstü Meclis Toplantısı Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşti. Seçer’in yeniden görüşülmek üzere Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’ne tekrar oylamaya sunduğu üç madde de Cumhur İttifakı üyeleri tarafından bir kez daha reddedildi.

Haber- Barış Köksal

Merisin Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı hizmetler için 250 milyon TL borçlanma talebi, hizmet almadığı halde yıllık 300 bin TL aidat ödediği Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası’nda ayrılmaya dayalı madde ve kadın ve çocuk sorunlarının ele yerel yönetimler tarafından ele alınmasına yönelik Mersin Barosu ile yapacağı iş birliği Cumhur İttifakı engelini tekrar aşamadı. Seçer, yeniden görüşülmek üzere olağanüstü toplanan mecliste yeniden ret oyu alınmasının yasalara aykırı olduğunu vurgulayarak, “Bu amir hükümden yola çıkarak bugün üç maddeyi tekrar gündemimize getirdim. Bu konuda elbette ki alınan kararların yasalara aykırı olduğu, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bunu yapıyoruz. Tabi ki hukuka aykırılığında ortaya koyacağımız bazı emareler olacak, bunun ispatı olacak ya da neden olduğunu sizlere anlatma zorunluluğumuz olacak. Ben açıkçası bugün gündeme aldığımız üç kararın da; hem Baro ile iş birliği hem Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası üyeliğinden ayrılma talebimiz hem de 2020 yılı mali yılı bütçemizde bütçe denkliğimiz için 250 milyon liralık borçlanma yetkisinin tarafıma verilmesi konusunun reddinin yasalara aykırı olduğunu düşünüyorum. Bir siyasi değerlendirme sonucu Meclis üyelerinin verdiği bir karar olduğunu düşünüyorum. Kentin geleceği açısından yanlış bir karar olduğunu, yatırımları engelleyeceğini, hizmeti aksatacağını, belediyenin işlerini sıkıntıya sokacağını düşünerek hukuka aykırı gördüm” dedi.

 

DİNSEVER: “SEÇİLMİŞ BİR BARO BAŞKANINDAN ŞÜPHENİZ Mİ VAR?”

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin, kadın ve çocuk haklarını Mersin Barosu ile ortak çalışma yürütebilmesi ve gündeme taşıyarak iş birliğinin meclis tarafından reddedilmesine CHP Meclis Üyesi ve aynı zamanda baroda avukatlık görevini icra eden Ali Dinsever tepki gösterdi. Dinsever, geçen meclis oylamasında iş birliğinin reddedilmesinin 4 bin kişilik bir hukuk ailesinin mensubu olarak karşılaştıkları sonucun kendisini ve baroyu şaşırttığını belirterek, “Kadınlar ve çocukların hakları var, bunların haklarının savunusu var, 4 bin kişilik hukuk camiası var. Bu kentin çocukları ve bu kentin hukuk camiası. Cumhuriyetle yaşıt bir baro var. Bu baronun geçmiş dönemde yaptığı çalışmalar var. Bunların tamamı ortalıkta ve bilinen şeyler ve bir gönüllülük bazında bu kentin yerel yönetimiyle bu kutsadığımız çocuk ve kadınlarımızı hak bilincine kavuşturmak için ortak bir çalışma var. Bunun için bir maddi talepleri yok. Bu kentin ekonomisine bir külfetleri yok. Tamamen gönüllüler bazında bir talepte bulunuyorlar ama bu mecliste biz gerçekten bunu gerçekleştiremeden ret kararı verdik. Ve ben bu baronun bir mensubu olarak kırıldım buna. Acaba bizden mi bir şüphe var? Buradaki tarafları sayıyoruz kadınları ve çocukları siyaset üstü görüyoruz. Bütün arkadaşlarımız aynı şeyi söylüyor. Bunda hemfikiriz. Kadınları ve çocukları asla politik çıkarlarımıza alet etmeyelim. Peki kadınlar ve çocuklar konusunda bir çekincemiz yok, bu kentin barosu konusunda bir şüphemiz var mı? Benim de mensubu olduğum cumhuriyetle yaşıt olan 4 bin hukukçunun üyesi olduğu baro bu. Hukukun temelinin olduğu yer baro. Burada mı bir şüphe var? Aklıma getirmek istemiyorum. Peki bu kentin seçilmiş belediye başkanı konusunda bir şüphe mi var bu mecliste? Bunu yarın, buradan çıktığımız zaman sokakta bize sorulduğu zaman neden reddettiğimizi anlatabilmemiz lazım. Bugün itibariyle anlatamıyoruz. Yani ben kabulü yönünde oy kullanmış bir meclis üyesi olarak dahi, meclis çoğunluğunun reddini sokaktaki vatandaşa izah edemiyorum. Reddeden arkadaşlar lütfen kamuoyunu tatmin edecek bir gerekçe ile şu sebepten dolayı reddediyorum desinler. Bizi de bu töhmetten, baromuzu da bu şüpheden kurtarsınlar” diye konuştu.

 

YILMAZ: “BARO BAŞKANI BAROYU SİYASALLAŞTIRIYOR”

Ali Dinsever’in konuşmasının ardından avukat olan meslektaşı Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşin Yılmaz söz hakkı istedi. Atsız, kadın ve çocuk konusunun diğer konulardan daha hassas olduğunu söyleyerek, “Değerli meslektaşım Ali Dinsever’i ilgiyle izliyorum olaylara yaklaşımı bir yerden alıp bir yere getirmesi noktasında. Hakikatten söylediği şu şeye çok katılıyorum. Kadın ve çocuk son zamanlarda hiç bu kadar çok siyasete alet edilmemişti. Burada herkesin annesi, çocuğu var değil mi? Burada meselenin kadın ve çocuk olmadığı aslında çok açık. O günden bugüne belediye başkanı ve baro başkanı değişti. Sayın başkanımız konu kadın ve çocuk, bu konuda faaliyetler yapılıyor. Bizim Toroslar Belediyemizin kadın danışma merkezimize binlerce kadın başvurdu. Belediyeler dışında birçok kurum ve kuruluş hizmet veriyor. Biz bu çalışmalarımızda baro üyesi avukat arkadaşlarımızda destek alıyoruz. Yine gönüllü olarak. Burada sorun şu, açıklayalım. Geçen mecliste söylemek istemedim kişiselleştirmek istemedim ama burada mesele hakim kanaat olarak, baro başkanının marjinal ve baroyu siyasallaştıran bir tutum içinde olduğudur. Bunun için araştırma yapmaya gerek yok. Sosyal medya paylaşımlarındaki, vurgularındaki savunmalarından ortaya çıkar. Cumhur İttifakı bu konuda bu nedenle soğuk. Yoksa kadınlarımıza ilişkin çocuklarımıza ilişkin her türlü konuda beraberiz ve beraber olacağız” ifadelerini kullandı.

 

SEÇER: “KİŞİLER DEĞİL KURUMLAR BİZİM İÇİN ÖNEMLİ ESASTIR”

Avukat olan iki meslektaşın karşılıklı olarak söz hakkı almalarına karşılık Seçer araya girerek Atsız’a, “Baro başkanıyla ilgili açıklamanız doğaldır sizde hukukçusunuz cevap hakkı doğmuştur. Cevap hakkını kullandınız sayın başkanın takdiridir ama bizim meclise getirdiğimiz konularda kişiler değil kurumlar bizim için önemli esastır. Dolayısıyla eğer Cumhur İttifakı adına konuştuysa sayın başkan, ki kendi adına konuşmuş. Sayın başkanın görüşü, baro başkanı marjinal siyaset yapıyor. Kendi adına ret verme gerekçesini buna bağlıyor ama ben tekrar bunun altını çizeyim, bir kadını ve çocuğu asla siyasete alet etmeyiz. Edemeyiz. Ama siyaset olmadan hiçbir sorun çözülmez. Bütün sorun alanlarının çözülme mercii siyasettir. Buralardır, bu platformlardır. Burada her konuştuğumuz konu siyasete alet ediliyor diye değerlendirilirse, siyasi anlamda özür diliyorum ama daha iyi daha somut daha yoğun bir değerlendirme yapmanız lazım. Siyasetin ta kendisi bu. Benim burada olma nedenim, sizin orada olma nedeniniz bu. Çiftçi olma konusunu konuşuyoruz çiftçileri alet etti diyorsunuz, kadını konuşuyoruz kadını alet etti diyorsunuz, memurları konuşuyoruz alet ettik, fakir fukarayı konuşuyoruz istismar etti diyorsunuz. Samimi olarak daha önce yapılmış ve devam eden bir protokol yeniden hayata geçirilmek için şubat ayından bu yana size rica ediyoruz.

 

SENDİKADAN AYRILMA MADDESİ YİNE RET ALDI

Yıllık 300 bin TL maaliyeti olan fakat hizmet alınmayan Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası’nda ayrılmaya yönelik madde de ret oyu almıştı. Madde tekrar meclisten geçti. Seçer, hizmet almadıkları kuruma ödeme yapıldığını açıklayarak, “Bir siyasi partinin hakimiyeti olan sendikaya belediyem üye olmak istemiyor. Yönetim kurulu ve diğer organlarının MHP’li belediye başkanlarından oluşan bir sendika. Siyasi etiğe aykırı buluyorum. Daha önceki belediye başkanı MHP’li bir sendikaya üye olmuş. Ama üzerinden 5 yıl geçmiş, yönetim değişmiş ama meclis çoğunluğu var. Siz ısrarla ‘hayır hizmet almasan da yılda 300 bin TL öde’ diyorsunuz. Bu yasalara aykırı” şeklinde konuştu.

 

TOLLU: “SENDİKAYI KULLANSAYDINIZİ BÜYÜKŞEHİR SIKINTI YAŞAMAZDI”

Mükerrem Tollu, sendikadan destek alınmadığını ve alınmayacağını belirten Seçer’e, “Keşke almış olsaydınız. Şu anda büyükşehir belediyesi ve çalışanları bu mağduriyeti yaşamazdı. Binin üzerinde belediye çalışanının iş hakkı fes edildi. Tazminat miktarı, 45 milyon liraya tekamül ediyor. 5 yıllık baz alırsak. 45 milyonluk kamunun bir mağduriyeti var. Hem belediyenin hem çalışanların mağduriyeti var. Bu sendika kaliteli.  Buraya vereceğiniz 250, 300 bin lira büyükşehir belediyesini çok daha karlı kılardı. Ama siz ısrarla yapmamak istiyorsunuz. İşverenle çalışanların hukukunu savunacaksak, onlarca bürokrat görevlerinden alındılar. Yanına başka bir bürokrat kondu. Bu bürokratların çoğu yargı kararı ile geri döndü. Burada da bir kadroya iki bürokrat koyduğu için mağduriyet yaşadı. Sendikayı kullansaydınız büyükşehir sıkıntı yaşamazdı. Siyasi boyutuna gelince, ilgili sendikanın MHP ile hiçbir bağlantısı olmadığı aşikar. Sendikadan destek alın belediye ve sendikayı mağdur etmeyin’ şeklinde cevap verdi.

Tollu’ya yanıt olarak Seçer ise, işveren sendikasını bürokratların hakkını savunan bir sendikaya dönüştürdüklerini söyleyerek, “Asıl sendikanın görev tanımının dışına çıktınız. Tartışmaya girmek istemiyoruz mahkeme karar verecek” ifadelerini kullandı.

SEÇER: “VATANDAŞLARIMIZA VERDİĞİMİZ SÖZÜ YERİNE GETİRECEĞİM”

Borçlanma yetkisinin verilmemesi üzerine tekrar gündeme getiren Seçer, “Borçlanmayı alırız almayız, sizin ikna olmayacağınızı ismim kadar biliyorum. Buna ret vereceğinizi de biliyorum. Çok da güzel çalışılmış. Mevcudunuz da tamam, inşallah her konuda bu kadar hassas olun. Yüzde yüz tamamsınız. Bana evet diyeceğiniz görüşmelerde de tam kadro olun o zaman alkışlarım sizi ama ısrarla ret veriyorsunuz. Kanunlardan aldığım yetkiyi kullandım, bir kez daha hukuka aykırı gördüğüm için belediyemin hizmetlerinin aksayacağını düşündüğüm için. Borçlanma vermiş olsanız da vermiş olmasanız da ben vatandaşlarımıza verdiğimiz sözü yerine getireceğim. Nerede ne yatırım yapacağımızı 2021 yılı yatırım programına aldık. Hepsini harfiyen yapacağız. Bir şekilde ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız. Ondan kimsenin kuşkusu olmasın” ifadelerine yer verdi.

 

ERTAŞ: “250 MİLYON LİRALIK BORÇLANMAYI ALABİLMEK İÇİN DİRENÇLE KARŞILIYORUZ”

CHP Meclis Üyesi Muhittin Ertaş borçlanma konusunun sadece Mersin’de istenmediğini belirterek, “2020 yılı içerisinde Bursa Büyükşehir Belediyesi 3 milyon nüfusu vari, 590 milyon lira borçlanma yaptı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi 1 milyon 400 bin nüfusu var, 350 milyon lira borçlanma yapmış, samsun Büyükşehir Belediyesi’nin 1 milyon 348 bin nüfusu var 523 milyon lira borçlanma yapmış, Manisa Büyükşehir Belediyesi nüfusu 1 milyon 440 bin, 791 milyon lira borçlanma yapmış. Bunların içerisinde bir kısmı da su idaresinin borçlanması da var. Ve bugün biz bakıyoruz 1 milyon 800 bin nüfuslu mersin büyükşehir belediyesi 250 milyon liralık borçlanmayı alabilmek için dirençle karşılıyoruz. Bu demokratik bir durum değil” şeklinde konuştu.

 

SEÇER: “175 MİLYON LİRA UZAYA GİTMEYECEK”

Borçlanma yetkisi konusunda sitemini mecliste dile getiren Seçer, “Ak parti grup sözcüsünün twitter sayfasına girin burada bir polemik yaratma adına söylemiyorum, destek aldığımızı söylüyorum. Öyle bir yayım yapıldı ki, anlamsız bir şekilde yapıldı. Bunu Cumhur İttifakı çıkardı biz destek vermişiz gibi bir şekilde yansıtıldı. Ama biz dedik ki parayı Büyükşehir MESKİ’ye ödesin, şu kıt kanaat dar dönemimizde mevcut kaynaklardan esnafımıza ayırdığımız bir pay olsun bunu da beraber yaptığımızı söyledik. Ama 175 milyon lira uzaya gitmeyecek. Bir başka ülkeye gitmeyecek, bir başka şehre gitmeyecek, Mersin’de kalacak. Zaten insanlar kan ağlıyor. Pandemide dükkanlar kapalı. Benden 1 ay parasını erken alırsa kredisini 1 ay erken kapatır. 1 ay eksik faiz öder. Çünkü ben geç ödüyorum. Faizi esnafa ödetiyorum. Bu yanlış, bu hak benim. Bu hakkı gasp edemezsiniz, alamazsınız elimden. Bu yanlıştır, ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Piyasaya para süreceğiz yılbaşından önce. Zaten insanlar perişan. Devre faizlerini ödeyemeyecek esnaf. Arkadaşlar Allah aşkına biz sokağı bilen insanlarız. Niye böyle davranıyorsunuz, niye bunu siyasi bir tartışma konusu yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

 

SEÇER: “KAMUOYUNUN NABZINI ELBETTE Kİ TUTUYORUM”

İşine son verilen kişilerin durumları hakkında da açıklamada bulunan Seçer, “Bugüne kadar farklı gerekçelerle tabii ki disiplin içeren farklı referanslarla işine son verilenlerin çoğunluğu belediyeye gelmeden ya da gelse bile bize bir katkı sunmadan, iş yapmadan, ahbap-çavuş ilişkileriyle bir şekilde kafasını buraya sokmuş gelip maaş alanlar” dedi. Seçer, hiç kimsenin yaptığının yanına kar kalmayacağını belirterek, “Bir tartışmaya meydan vermemek adına bugünkü birleşimde bu konulara girmek istemiyorum. Ben de kamuoyunun nabzını elbette ki tutuyorum. Ben kentin belediye başkanıyım. Gereksiz, anlamsız, zamansız konuşmalarla kentin gerilmesini istemiyorsak, az önce Sayın Tollu açtı bu konuyu ama yeri gelir onu da konuşalım. Bir soruşturma da açtık, yargıya da intikal etmiş konular var. Bu konuda ceza almış bürokratlar da var ama süreç devam ediyor” diye konuştu.

Oylamaya sunulan üç maddede Cumhur İttifakı engeline takılarak tekrardan reddedildi.

 

 

 

 

 


Etiket: mersinhaber, meclis, cumhurittifak, vahapseçer


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Çukurova Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. cukukovagazetesi.com © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA